Dönemine damga vuran Muhteşem Yüzyıl'da Mahidevran Sultan, Hatice Sultan, Gülfem Hatun ve Sümbül Ağa karakterlerine hayat veren başarılı oyuncular 12 yıl sonra aynı masada buluştu. Yıllara meydan okuyan duruşlarıyla dikkat çeken dörtlü, takipçilerine nostaljik anlar yaşattı.
Türk televizyon tarihinin en çok izlenen yapımları arasında yer alan Muhteşem Yüzyıl, 2014 yılında final yapmasına rağmen popülerliğini korumaya devam ediyor.
Sosyal medyada paylaşılmaya devam eden sahneleri ve rekor kıran tekrar izlenmeleriyle hafızalardaki tazeliğini sürdüren dizi, izleyicilerini Topkapı Sarayı'nın atmosferine çekmeyi sürdürüyor.
Yapımın unutulmaz kadrosunda yer alan dörde bir araya gelerek takipçilerine nostaljik bir sürpriz yaptı. Dizide Mahidevran Sultan rolüne hayat veren Nur Fettahoğlu, Hatice Sultan'ı canlandıran Selma Ergeç, Gülfem Hatun rolüyle hatırlanan Selen Öztürk ve Sümbül Ağa karakteriyle hafızalara kazınan Selim Bayraktar tam 12 yıl sonra aynı masada buluştu.
Dört başarılı oyuncunun bir arada yer aldığı kare kısa sürede sosyal medyanın en çok konuşulan konularından biri oldu. Oyuncuların aradan geçen yıllara rağmen zamana meydan okuyan görünümleri dikkat çekerken, paylaşım çok sayıda nostaljik yorum aldı. Hürrem Sultan'ın saraydaki en büyük rakipleri ile Sümbül Ağa'nın yıllar sonra aynı karede buluşması, izleyiciler tarafından esprili yorumlarla karşılandı.
Ekrandaki yüksek enerjisi, kendine has duruşu ve dikkat çeken güzelliği sayesinde kısa sürede küresel bir popülarite yakalayan Alman asıllı oyuncu, projenin üzerinden seneler geçmesine rağmen hala aynı rolle hafızalardaki yerini koruyor.
Kendine has zarafetiyle magazin dünyasının sevilen isimleri arasında yer alan Meryem Uzerli'nin zirveye giden bu yolu, aslında arka planda pek çok şaşırtıcı gelişmeyi barındırıyor.
Günümüzde Türkiye'nin en popüler figürleri arasında yer alan ünlü oyuncunun sektöre adım atma hikayesi ve o meşhur kadroya giriş süreci hayranları tarafından ilgiyle takip ediliyor.
Açıklamalarının devamında projenin cast aşamasındaki o kritik dönüm noktasını da aydınlatan usta isim, oyuncunun kadroya dahil edilişini tam olarak şu kelimelerle ifade etti: "Meral (Okay) abla bana dedi ki bana bir yabancı Hürrem'i bul dedi. Benim de aklıma Meryem geldi ve Meryem'i seçtiler."
MERAK EDİLEN BİR DİĞER KEŞİF HİKAYESİ: 'SULTAN'
222 film çevirerek Yeşilçam'a adını altın harflerle yazdıran Türkan Şoray, güzelliği, yeteneği ve etkileyici oyunculuğuyla sinema tarihinin unutulmaz isimleri arasında yer alıyor.
Yıllara meydan okuyan kariyeri ve Sultan lakabıyla anılan Şoray, Türk sinemasının en sevilen ve saygı duyulan kadınlarından biri olarak hala ön plana çıkıyor. Peki Yeşilçam Sultanı'nın nasıl keşfedildiğini biliyor musunuz?
Bir televizyon programına katılan Şoray kariyerini adım adım nasıl inşa ettiğini şu sözlerle anlatıyor: "Annem, kardeşimle bana bakmak için çalışmak zorundaydı. Babam da ilgilenmiyordu bizimle. Mecburen bizi anneannemle dedemin yanına bırakıyordu annem. Dedemlerin oturduğu yer mutaassıp bir çevreydi.
Ben de hayatımda ilk defa film çekimi görüyorum. Lambalar, ışıklar falan… Sonra bir yüz gördüm. İnanılmaz, melek gibi güzel bir yüz… Meğer Muhterem Nur'muş o.
Böyle bir ışığa bakıyor, herkes gidiyor yanına imza istemek için. Ne olduğunu bilmiyorum, ben de gittim imzalı resmini istedim… İnsanlar film alanına girmesin diye ipler gerilirdi ve ben de o seyircilerin arasındayım o sırada. Böyle merakla bakıyorum ne olup bitiyor diye.
Sonra birisi geldi benim yanıma. Bana, "Filmde oynar mısın?" gibi bir şeyler söyledi. Film, film çekimi nedir bilmiyorum. Sinemaya bile pek gitmemişim. Belki bir kere falan gitmişimdir ya da. Çok şaşırdım, korktum ve koşa koşa eve gitmiştim. İşte, o yanıma gelen kişi Memduh Ün'müş… Demek ki, kaderimde sinema varmış. Birincisinde olmadı ama ikinci tesadüfte oldu…"
GENÇ YAŞTA KEŞFEDİLEN BİR DİĞER İSİM: SAFİYE SOYMAN
Henüz 13 yaşındayken 24 yaşındaki Ziya Akaröz ile evlendirilen Soyman, bu süreçte okumayı hiç bırakmadı.Gizlice ortaokul sınavlarına hazırlandı, daktilo kurslarına gitti ve ortaokulu bitirir bitirmez lise sınavlarına hazırlanarak lise eğitimini de tamamladı.
13 yaşında yaptığı evlilikten Ümran adında kızı ve Harun adında oğlu olan Soyman, eşi Ziya Akaröz'den 11 yıl sonra boşandı. İlk evliliğinin ardından 1999 yılında Faik Öztürk ile evlenen Soyman, aradığı aşkı Öztürk'te buldu.
EVLAT ACISI ÇEKTİ!
27 Temmuz 2024 tarihinde MS hastası oğlu Harun Akaröz'ü kaybeden Soyman, oğlunun vefatının ardından bir süre toparlanamadı.
BAKIN NASIL KEŞFEDİLMİŞ…
Yaşadığı bu zorlu hayatın ona artılarından biri Ankara'da yaşarken Seda Sayan ile evlerinin yakın olmasıydı.
Seda Sayan'ın oğlu Oğulcan Engin'in ilk doğduğu zamanlarda komşu olan Soyman ve Sayan, uzun yıllara dayanan bir dostluk geliştirdi.
SAHNE HAYATI EN YAKIN ARKADAŞI SAYESİNDE BAŞLADI!
Gelen sahne teklifine yakın arkadaşı Safiye Soyman'ı tavsiye eden Seda Sayan, Soyman'ın sahne hayatını başlatmış oldu.Uzun yıllardır devam eden arkadaşlıklarıyla çok konuşulan ikili, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarıyla sık sık magazin gündeminde bulunuyor.