Son yıllarda yargıya taşınan ve gündem olan aile dramları da bunun en somut kanıtı. En sarsıcı örneğini ise geçtiğimiz günlerde Boğaz'daki görkemli yalısı ile bilinen zengin işkadını Servet Koçak'ın vasiyetnamesinde gördük. 89 yaşında vefat eden Koçak'ın vasiyetnamesi aile içinde yaşanan dramı da gözler önüne serdi.
Öz oğulları tarafından yaşadığı fiziksel ve manevi şiddeti vasiyetnamesinde belirten Koçak, "Mezarıma bile yaklaşmasınlar, yanıma gömülmesinler" diyerek içinde biriktirdiği kırgınlığı dile getirmiş.
Bir anne düşünün evlatlarıyla neler yaşadıysa, artık onların mezarına bile yaklaşmalarını istemeyecek kadar derin bir kopuş içinde. İki oğlunu mirastan reddetmesi de bu kopuşun bir diğer yansıması oldu.
Bunların hiçbiri bazen aile üyeleri arasındaki o temiz, koşulsuz sevgiyi ve aile bağlarını korumaya yetmiyor. Ne kadar zengin olursan ol ya da ne kadar şöhretli olursan ol, hayat bazen insana öyle şeyler yaşatabiliyor ki, öz evladının mezarına dahi gelmesini istemiyorsun.