Oyuncu Pınar Altuğ ve Yağmur Atacan'ın kızı Su Atacan, oyunculuk eğitimi almak için gittiği Londra'daki okulunda uygulanan sıkı kurallara tepki göstermişti. Kıyafet, takı, oje ve telefon yasaklarını sıralayarak 'Liseye dönmüş gibiyim' sözleriyle yaşadığı şaşkınlığı sosyal medya hesabından paylaşan Su Atacan'ın ses getiren bu videosunu, Günaydın yazarı Mevlüt Tezel bugünkü köşesine taşıyarak dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Pınar Altuğ'un kızı Su Atacan, Londra'daki okulunun kılık kıyafet ve disiplin kurallarına isyan etmiş: "İsyanlardayım. Sadece siyah renk giyinebiliyoruz başka renk yasak. Lacivert ve gri de yasak. Okulda takı takmak komple yasak."
Okulunda telefon kullanımının ve tırnak uzatmanın/ojenin de yasak olduğunu söyleyen Atacan, "Telefon yasak, tırnak yasak. Kendimi liseye dönmüş gibi hissettim" sözleriyle yaşadığı şaşkınlığı dile getirdi.
Üstelik genç kızın gittiği okul normal bir devlet okulu da değil, oyunculuk eğitimi alıyor! Bizim zamanımızda da Türkiye'de durum aynıydı. İlkokulda herkes siyah önlük giyerdi. Orta ve lisede ceket, kravat ya da okul üniformaları zorunlu olurdu.
Takı takmak yasaktı.
Saç şeklinin bile kuralları vardı. Sonra siyah önlük yerine mavi önlüğe geçildi. Zamanla kılık kıyafet kuralları rafa kaldırıldı. Bir dönem ülkemizde yasakçı otoriter zihniyet diye gösterilen bu kılık kıyafet kuralları aslında öğrencileri disipline sokmak ve eşitlik ruhunu aşılamak için uygulanırdı.
Bir ara ilkokullarda el yazısı bile zorunlu hale getirilmiş, geç de olsa bu saçmalıktan vazgeçilmişti. Oysa dünyada denenmiş ve kabul gören, eğitimde eşitlik ilkesidir! Eşitlik ilkesi kılık ve kıyafet kuralıyla başlar.
Geç de olsa Türkiye'de de serbest kıyafet uygulaması kaldırıldı ve okul kıyafeti (forma) zorunluluğu geri getirildi. Bence her okulun kendi öğrenci kıyafetini (model ve renk) okul yönetimi kararıyla belirleme ilkesinden de vazgeçilmeli. İlkokul ve lisede tüm Türkiye'de öğrenciler aynı kıyafeti giymeli!
Böyle bir karar alınsa çocuklar arasındaki suç işleme ve zararlı madde kullanım oranı bile düşer! Dışarıda kimin öğrenci olduğu net bir şekilde anlaşılsa toplumda çocuk ve gençlerin yararına bir otokontrol gelişir.