Güçlü sesi, içten şarkı sözleri ve enerjik kişiliğiyle müzik dünyasının en sevilen isimlerinden biri olan Yıldız Tilbe, bu kez sahne performanslarıyla değil, geçmişine dair ortaya çıkan bir detayla gündemde. Usta sanatçının sahnelere çıkmadan önce hangi işi yaptığı öğrenilince hayranları büyük şaşkınlık yaşadı!
Arabesk müziğin güçlü ve kendine has seslerinden biri olan Yıldız Tilbe, tarzı ve enerjik performanslarıyla sık sık magazin gündemine geliyor.
Güçlü sesi, samimi yorumları ve sahnedeki enerjisiyle adından söz ettiren usta sanatçı, bu kez farklı bir konuyla dikkatleri üzerine çekti.
Şimdilerin en güçlü kadın sesleri arasında gösterilen Yıldız Tilbe'nin müzik öncesi hayatı, hayranlarını şaşırtacak cinsten.
Çakallarla Dans filminde Köfte Necmi karakteriyle hafızalara kazınan Timur Acar, Bursa'nın İznik ilçesi Aydınlar Mahallesi'nde bin 800 metrekare zeytinlik satın aldı.
İlk hasadını yapmaya başlayan ünlü oyuncu o anları "Kimse görmeden" sözleriyle sosyal medya hesabından paylaştı.
Babası cezaevinde olan Tatlıses, çocukluk yıllarında hiçbir zaman okula gidemedi. Bu durumla ilgili olarak "Urfa'da sanki Oxford vardı da biz mi gitmedik?" diyerek durumu esprili bir dille anlattı.
ÇOCUK YAŞTA ÇALIŞMAYA BAŞLADI
Okuma yazma öğrenememesine rağmen hayata tutunmak için çalışmak zorunda kalan Tatlıses, daha çocuk yaşlarda çeşitli işlerde çalışmaya başlamıştır.
Su satıcılığı yapmış, çığırtkanlık yaparak sinemalarda "Haydi buz gibi su!" diye bağırarak insanlara su satmaya çalışmıştır. Bu dönemde karşılaştığı zorluklar ve haksızlıklar onun hayatına yön vermiştir.
Tatlıses'in kendi ifadesiyle, su satarken bir gün sinemada oturan bir adamın kendisine tokat attığı an hayatındaki dönüm noktalarından biridir: "Bir gün koltukta oturan bir adam birden yerinden kalktı. 'Sus ulan eşek, seni mi dinleyeceğiz.' diye suratıma dört tokat attı. Ve o yediğim tokatlar beni buralara kadar getirdi." Bu yaşananlar, onun hem mücadelesini hem de karakterinin şekillenmesini sağlamıştır.
İŞTE İLK MESLEĞİ!
Gençlik yıllarında inşaatlarda soğuk demir ustalığı yapmıştır. Zor ve ağır iş koşullarına rağmen hayatı boyunca çalışmaktan vazgeçmemiştir. İnşaatlarda çalışırken türkü söylemeyi de ihmal etmeyen Tatlıses, sesini ve yeteneğini orada keşfetmiştir. Adanalı bir sinemacı tarafından bu yeteneği fark edilmiştir. Bu keşif, onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur.
İbrahim Tatlıses, ilk olarak Adana'da çeşitli mekanlarda sahne almaya başlamıştır. Daha sonra Ankara'ya gelerek, burada gazino ve pavyonlarda sahne deneyimi edinmiştir.
1974 yılında söylediği "Ayağında Kundura" türküsü ile geniş kitlelerce tanınmaya başlamıştır. Bu başarı onun radyoya ve televizyona çıkmasını sağlamış, böylece sanat kariyeri ivme kazanmıştır.
70'li yılların ortalarında ise İstanbul'a geçerek sahne hayatını burada sürdürmüştür. İstanbul'daki müzik ve eğlence dünyasında kendisine önemli bağlantılar kurmuş, özellikle kendisine soyadını veren müzisyen Yılmaz Tatlıses ile tanışmıştır. Tüm bu aşamalar, İbrahim Tatlıses'in zorluklarla dolu hayat yolculuğunun bir parçası olmuştur.
İbrahim Tatlıses'in ünlü olmadan önceki hayatı, disiplin, sabır ve çalışma azmiyle doludur. Okula gitmeden, zorlu işlerde çalışarak ve hayatın ona getirdiği tüm engellere rağmen yılmadan yoluna devam eden Tatlıses, başarıyı hak etmiş ve bugün Türkiye'nin en önemli sanatçılarından biri olmuştur. Onun hikayesi, pek çok kişiye ilham veren, emek ve azimle hayatta neler başarılabileceğinin somut bir örneğidir.