Akıllı televizyonların bekleme modundayken dahi ortam dinlemesi yaptığı ve toplanan verilerin küresel istihbarat örgütleri tarafından kitle analizlerinde kullanıldığı iddiaları teknoloji dünyasında tartışma yarattı. Cihazların yerel ağı tarayarak ses kayıtlarını depolamasına dair tüm detaylarını Günaydın yazarı Mevlüt Tezel bugünkü köşesine taşıdı.
Ortam dinlemesi yapan televizyonlara LG'nin bazı akıllı modellerinin de eklendiği iddia edildi. Hatta ekran kapalı görünürken mikrofon üzerinden ses alabildiği öne sürüldü. Aslında bu iddianın kaynağı Gamers Nexus, Level1Techs ve bağımsız güvenlik araştırmacılarının yürüttüğü bir çalışma. Ekip, televizyonların ağ üzerindeki hareketlerini takip etti. Testler sırasında LG televizyonların bağlı oldukları yerel ağı taradığı görüldü.
Televizyonlar yalnızca kendi bağlantıları için gerekli bilgileri kontrol etmekle kalmadı; telefon ve akıllı saat gibi aynı ağdaki diğer cihazları da tespit etti. Araştırmacılar televizyonların yerel IP adreslerinin yanı sıra çevredeki Wi-Fi ağlarının isimlerini ve sinyal güçlerini de topladığını belirledi. Ekip, televizyonun ekranı kapalı ve cihaz bekleme modunda görünürken bile mikrofon üzerinden ses alabildiğini tespit etti.
Araştırmacılar daha sonra televizyonun Ethernet bağlantısını kesti. Cihaz internet bağlantısını kaybetmesine rağmen ses girişlerini yerel olarak saklamayı sürdürdüğü görüldü. LG gibi Güney Kore markası olan Samsung Smart TV'lerin de ortamı dinlediği ve konuşmaları kaydettiği iddia edilmişti.
"Dinlemeyen kaldı mı" dediğinizi duyar gibiyim. Evet, robot süpürgeler bile bizi dinliyor, evimizin fotoğraflarını depoluyor. "Ah şunu alsam" dedikten sonra cep telefonunuzu açınca o ürünün reklamı karşınıza çıkıyor!
Bizi sinsice dinleyen teknoloji ürünlerinin savunması ise şöyle: "Bu tür veriler, kullanıcının izleme alışkanlıklarını anlamak ve reklam hedeflemek için kullanılabiliyor." Tabii yerseniz! İstihbarat servisleri gerektiğinde bu verilere ulaşmıyor mu sanıyorsunuz?
"Abartıyorsun" diyebilirsiniz. Hatta Cem Yılmaz'ın şu meşhur esprisini hatırlatabilirsiniz: "CIA, FBI...' CIA senin neyini dinlesin abi? Ne yapacak senin konuşmanı? Düşünsene, CIA merkezindeler...
Kulaklığı takmış ajan, dinliyor. Yanındaki ajan geliyor, 'Ne var Bill, ne diyor?' diyor. Bill de kulaklığı çıkarıp diyor ki: 'Mahmut abilere geçiyorlarmış, evde kek varmış...' Ne yapsın adam bu bilgiyi? Pentagon'a acil kodla bunu mu geçecekler?" Keşke her şey bu esprideki kadar basit ve komik olsa! Akıllı cihazlar üzerinden yapılan dinlemeler ve toplanan veriler toplumsal analizler yapılıyor.
Günümüzde asıl hedef, milyonlarca insandan gelen verileri yapay zekâ ile işleyerek toplumsal psikolojiyi, tüketim alışkanlıklarını, siyasi eğilimleri ve ülkenin kırılganlık noktalarını haritalandırmak! İstihbarat dünyasında bu yönteme (Big Data Intelligence) "Büyük Veri İstihbaratı" deniyor! Bu veriler daha sonra darbe, ayaklanma, iç savaş, ülkelerin kritik devlet politikalarına yön vermede kullanılıyor!