Taylor Swift'in adı bu kez bir şarkının ya da albümün kapağında değil, bilimsel literatürde yer aldı. Avustralya'da daha önce bilinmeyen 12 böcek türünü tanımlayan araştırmacılar, yeni keşfedilen bir cinse ve dört türe dünyaca ünlü şarkıcıya gönderme yapan isimler verdi. Böceklerin görünümündeki dikkat çekici ayrıntılar ise bu sıra dışı isim seçiminin arkasındaki nedeni ortaya koydu.
Dünya genelinde müziği, modası ve hayran kültürüyle fırtınalar estiren Taylor Swift, bu kez bilim dünyasının oldukça sürpriz bir köşesine ilham kaynağı oldu.
California Üniversitesi, Riverside (UC Riverside) bünyesindeki araştırmacılar, Avustralya'da bitkilerle beslenen ve daha önce bilinmeyen 12 yeni böcek türünü tanımladı.
Tanımlanan bu canlılar arasında yer alan yeni bir böcek cinsine ve dört farklı türe, ünlü şarkıcının ve albümlerinin adı verildi.
Dünya çapında 11 binden fazla türü barındıran Miridae (yaprak böcekleri) familyasına ait olan bu yeni cins; Swiftiephylus taylorae, Swiftiephylus amator, Swiftiephylus intrepidus ve Swiftiephylus poetorum adlarını taşıyan dört türü kapsıyor.
Tür isimleri; Latinceye uyarlanmış halleriyle Taylor'a, sanatçının "Lover", "Fearless" albümlerine ve "The Tortured Poets Department" eserine birer gönderme taşıyor.
SARI SAÇLAR VE KIRMIZI RUJ BÖCEKLERİN GÖRÜNÜMÜNDE CANLANDI
Verilen isimler yalnızca bir hayranlık jestinden ibaret değil. Böceklerin fiziksel özellikleri de bu isimlendirmede büyük rol oynadı. Soluk sarı ve krem tonlarındaki gövdeleri üzerinde kırmızı detaylar barındıran böcekler, Schroeder'e ünlü sanatçının sarı saçlarını ve simgeleşmiş kırmızı rujunu anımsattı.
Bilim insanları, böceklerin bu renk kombinasyonunun ekolojik bir amacı olduğunu da belirtiyor. Yaşamlarını Avustralya'ya özgü demir ağacı (she-oak) üzerinde sürdüren bu canlılar, ağacın turuncu ve kırmızı tonlarındaki çiçek yapısı sayesinde çevreleriyle mükemmel bir uyum sağlayarak kamufle olabiliyor.
MÜZELERDEKİ ON YILLIK BEKLEYİŞİN ARDINDAN GELEN TANIMLAMA
Bu böcekler bilim dünyası için yeni olsa da doğadan toplanmaları yakın bir tarihe dayanmıyor.
Söz konusu örnekler, Amerikan Doğa Tarihi Müzesi ve Avustralyalı araştırmacıların 1995-2004 yılları arasında yürüttüğü geniş kapsamlı bir biyoçeşitlilik projesi kapsamında toplandı.
Müze arşivlerinde yıllarca incelenmeyi bekleyen 50 bini aşkın örnek arasından 593'ünü inceleyen Schroeder ve danışmanı Profesör Christiane Weirauch, canlıların benzer renk ve konakçı yapılarına rağmen genetik ve evrimsel olarak farklı gruplara ait olduğunu kanıtladı.
BİYOÇEŞİTLİLİK VE POPÜLER KÜLTÜRÜN KESİŞİMİ
Yapılan çalışma, dikkat çekici bir popüler kültür göndermesinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Henüz tanımlanmamış yaklaşık 30 milyon böcek türünün bulunduğu tahmin edilen bilim dünyasında, türlerin resmi olarak adlandırılması koruma çalışmalarının ilk adımı olarak kabul ediliyor.