"Paran Pulun Senin Olsun" ve "Sen Yarattın Beni" gibi unutulmayan şarkılarıyla 70'li yılların müzik listelerini altüst eden Aylin Urgal, Ali Kocatepe'nin keşfiyle Türk pop müziğinin efsane isimleri arasına adını yazdırdı. Müzik kariyerinde elde ettiği başarıların ardından sahnelere ara veren, sonrasında yeniden dinleyicisiyle buluşan ünlü sanatçının yaşamı, Ankara dönüşü yaşanan acı bir olayla bir anda karardı. O günlerde henüz 5 yaşında olan ikiz evlatları ile ilgili ortaya çıkan o detay ise yürekleri dağladı…
Asıl adı Rezzan Aylin Soyurgal olan Türk pop müzik sanatçısı Aylin Urgal, 1970'li yıllarda seslendirdiği eserlerle dönemin en dikkat çeken isimlerinden biri oldu. Ünlü sanatçı, müzik yolculuğuna 1969 yılında orkestra şefi Birol Soyurgal'ın orkestrasında solist olarak başladı.
Yine aynı yıl Birol Soyurgal ile hayatını birleştiren Urgal, İzmir'de sahne çalışmalarını sürdürdüğü sırada 1 Numara Plak'ın sahibi Ali Kocatepe tarafından keşfedilerek profesyonel plak dünyasına adım attı.
70'Lİ YILLARA DAMGA VURAN UNUTULMAZ ŞARKILARI
Kariyerine "Paran Pulun Senin Olsun / Nerelerdeydin?" isimli ilk 45'liğiyle başlayan Aylin Urgal, ardından çıkardığı "Sen Yarattın Beni / Nedir Bu Halin" çalışmasıyla müzik listelerinde üst sıralara tırmandı.
Elde ettiği bu yükseliş, kendisine 1976 yılında "En İyi Ümit Veren Kadın Şarkıcı" değerlendirmesinde dördüncülük getirdi. Sanatçının seslendirdiği "Sen Yarattın Beni" şarkısı ise 1977 yılında Türkiye'nin en iyi sekizinci Türkçe sözlü şarkısı ünvanını kazandı.
ÇALKANTILI YILLAR VE SAHNEYE DÖNÜŞ
Özel hayatında fırtınalı süreçlerden geçen sanatçı, 1979 yılının Aralık ayında ikiz çocukları Tevfik ve Uğur'u kucağına aldı. Bir süre müziğe ara verdikten sonra 1980 yılında yeniden sahnelere döndü. 1981 yılında eşinden boşanan Urgal, aynı yıl içinde ilaç içerek intihara teşebbüs etti. Yaşadığı zorlu dönemi geride bırakmak isteyen sanatçı, 1985 yılının Ocak ayından itibaren Ankara'da yeniden sahne almaya başladı.
BOLU DAĞI'NDAKİ ACI VEDA
Ankara'daki sahne çalışmalarını Nisan ayı sonunda tamamlayan Aylin Urgal, İstanbul'a dönmek üzere otobüse bindi. 26 Nisan 1985 tarihinde Bolu Dağı mevkiinde seyreden otobüsün uçuruma yuvarlanması sonucu meydana gelen kazada 21 kişi hayatını kaybetti.
Kazada, 34 yaşındaki Aylin Urgal ile birlikte yanında bulunan kardeşi Abidin Eker de yaşamını yitirdi.
Müzik dünyasını yasa boğan bu olay sonrası, ünlü sanatçının arkasında o dönem henüz 5 yaşında olan ikiz evlatları Tevfik ve Uğur kaldı. Yıllar geçse de hafızalardaki yerini koruyan bu trajik olay, yaşanan acıyı seneler sonra yeniden gün yüzüne çıkardı.
Ölüm her yaşta derin bir üzüntü bıraksa da genç yaşta gelen kayıplar herkesi çok daha derinden sarsıyor. Sanat dünyasındaki bu acı tablonun yakın dönemdeki örneklerinden biri de başarılı oyuncu Kanbolat Görkem Arslan'ın erken vedası olmuştu.
Aslen Düzce'li olan Kanbolat Görkem Arslan,4 Kasım 1980 yılında dünyaya geldi.
"Hatırla Sevgili" projesinde canlandırdığı 'Mahir Çayan' karakteri ile hafızalarda yer edinen ünlü oyuncu, aynı zamanda "Poyraz Karayel" dizisinde canlandırdığı 'Sefer Kılıçarslan' karakteri ile geniş kitlelere adını duyurmayı başardı.
2021 yılında Hicran Akın ile bir ömür mutluluğa 'evet' diyen Kanbolat Görkem Arslan, mutlu evliliği ile de sık sık adından söz ettirdi.
Hayat verdiği birçok karakter ile Türk televizyonlarının sevilen isimleri arasında yer alan ünlü oyuncu, henüz 45 yaşındayken aramızdan ayrıldı.
Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilen ünlü oyuncuyu, sevenleri ve meslektaşları yalnız bırakmadı.
ERDAL TOSUN'UN VEFATINDAN SONRA ORTAYA ÇIKAN GERÇEK DUYANLARI KAHRETTİ! İŞTE DETAYLAR...
Başarılı oyunculuğu ile izleyicilerin sevgisini kazanan Erdal Tosun, Yeşilçam'ın unutulmaz aktörleri Sevim Tosun ve Necdet Tosun'un ilk çocukları olarak 9 Nisan 1963 yılında Sarıyer'de dünyaya geldi.
Henüz 12 yaşındayken babası Necdet Tosun'u, Almanya'da geçirdiği bir trafik kazası sonucunda kaybeden Tosun, 1980'de Beyoğlu Fındıklı Lisesi'nde halkla ilişkiler ve gazetecilik eğitimi aldı.
Mahallede top oynadığı sırada kendisini keşfeden Atıf Yılmaz'ın teklif etmesiyle 1982 yılında yayınlanan 'Mine' adlı film ile sinema çıkışını gerçekleştirdi.
Erdal Tosun, bir dönem verdiği röportajda sinemaya başlangıç hikayesini anlatırken şu cümleleri kullanmıştı:
"Mahallede sosyal bir çocuğum. Bizdeki sosyallik de mahallede top oynayıp, karşı apartmanın kenarına oturup etrafa bakmak, muhabbet etmek. O sırada mahalleden geçerken Atıf ağabey (Yılmaz) beni görmüş. 'Mine' filminde de 2, 3 serseri var. Onlardan birine beni layık görmüş.
Lise eğitimini tamamladıktan sonra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Konservatuvar kazanarak başarılı bir öğrencilik hayatı geçirdi. Mezuniyetinin ardından da İstanbul Devlet Tiyatroları'nda birçok görev aldı.
Sanatçı, üniversiteden sonra Uğur Yücel, Suat Sungur, Tilbe Saran ve Özdemir Çiftçioğlu'nun da aralarında bulunduğu sanatçılarla Özel Tiyatro'nun kuruluşunda bulundu.
Bir Demet Tiyatro'da canlandırdığı "Eyvah Necdet", "Spartaküs Vedat", "Ekmekçi Danyal" ve "İri Hikmet" karakterleriyle tiyatroseverlerin gönlünde yer edinen Erdal Tosun, uzun yıllar ekip arkadaşlarıyla aynı sahneyi paylaştı.