Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu, Mass General Brigham ve Broad Enstitüsü araştırmacıları, 30 yılı aşkın süre takip edilen 221 bin 54 kişinin beslenme ve sağlık verilerini inceledi.
JAMA Internal Medicine'da yayımlanan araştırma, tereyağı tüketimi ile bitkisel yağ kullanımının toplam ölüm oranı, kanser ve kalp-damar hastalıklarıyla ilişkisini mercek altına aldı.
TEREYAĞI YERİNE BİTKİSEL YAĞ KULLANANLARDA RİSK AZALDI
Araştırmanın sonuçlarına göre en fazla tereyağı tüketen kişilerde genel ölüm riski, en az tüketenlere kıyasla yüzde 15 daha yüksek çıktı. Bitkisel yağları daha fazla kullananlarda ise ölüm riskinin en düşük tüketim grubuna göre yüzde 16 daha düşük olduğu belirlendi.
Bilim insanları özellikle zeytinyağı, kanola yağı ve soya yağı tüketiminin daha düşük toplam ölüm, kanser ve kalp-damar hastalığı kaynaklı ölüm oranlarıyla bağlantılı olduğunu bildirdi. Tereyağı tüketimi ise toplam ölüm ve kanser kaynaklı ölüm riskindeki artışla ilişkilendirildi.
GÜNDE 10 GRAMLIK DEĞİŞİKLİK YETERLİ OLABİLİR
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, günlük 10 gram tereyağının eşdeğer kaloride bitkisel yağla değiştirilmesine ilişkin modellemeden geldi. Bir yemek kaşığından daha az olan bu miktarın değiştirilmesi, genel ölüm ve kanser kaynaklı ölüm riskinde yüzde 17'lik azalmayla ilişkilendirildi.
Uzmanlar bu farkın, yağların içerdiği yağ asitlerinden kaynaklanabileceğini düşünüyor. Tereyağı doymuş yağ bakımından zenginken zeytinyağı ve diğer bitkisel yağlarda doymamış yağ oranı daha yüksek bulunuyor.
SONUÇLAR "KESİN ÖMÜR UZATMA" ANLAMINA GELMİYOR
Araştırmanın gözlemsel olması, tereyağının doğrudan erken ölüme yol açtığını veya bitkisel yağların kesin olarak ömrü uzattığını kanıtlamıyor.
Beslenme bilgileri katılımcıların dört yılda bir doldurduğu anketlere dayanırken grubun büyük bölümünü sağlık çalışanlarının oluşturması da sonuçların herkese doğrudan genellenmesini sınırlandırıyor.