Hastanede bir süredir tedavi altında olan televizyon tarihinin ünlü ismi Reha Muhtar, çoklu organ yetmezliği nedeniyle dün yaşamını yitirdi. Usta televizyoncunun vefatı magazin dünyasını yasa boğarken, geçmişte eski eşi için söylediği "Sevenlerime vasiyetimdir, Deniz Uğur ölürsem cenazeme gelmesin" şeklindeki çarpıcı sözleri yeniden gündeme taşındı. Sosyal medyada büyük yankı uyandıran bu vasiyetin ardından gözlerin çevrildiği Deniz Uğur, sessizliğini bozarak törene katılıp katılmayacağına dair ilk kez net bir açıklamada bulundu.
Ünlü televizyoncu Reha Muhtar'dan acı haber geldi. 66 yaşındaki Reha Muhtar tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Reha Muhtar'ın eski hayat arkadaşı Deniz Uğur, geçtiğimiz günlerde Reha Muhtar'ın Bodrum'da rahatsızlandığını açıklamıştı. Hastaneye kaldırılan Reha Muhtar yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı.
VASİYETİ ORTAYA ÇIKTI!
Reha Muhtar'ın vefatının ardından, geçmişte kişisel sosyal medya hesabından yaptığı vasiyet niteliğindeki paylaşımlar yeniden magazin gündeminin merkezine oturdu. Ünlü televizyoncu, hafızalara kazınan o paylaşımında, "Sevenlerime vasiyetimdir, Deniz Uğur ölürsem cenazeme gelmesin" ifadelerini kullanmıştı.
2010 yılında imzaladıkları protokolle yollarını ayıran çift, ikiz çocukları Mina Deniz ve Poyraz Deniz'in velayetinin babada kalması konusunda anlaşmıştı. Ancak ilerleyen yıllarda taraflar arasında yeni hukuki süreçler başlamış ve Deniz Uğur'un açtığı velayet davası neticesinde mahkeme, çocukların velayetini anneye vermişti.
DENİZ UĞUR'DAN AÇIKLAMA
Vasiyet paylaşımının gündem olmasının ardından Posta'dan Alev Gürsoy Cimin, oyuncu Deniz Uğur'a ulaştı. Deniz Uğur hakkında yapılan yorumlarda daha dikkatli ve vicdanlı olunması gerektiğini söyleyen Cimin şu ifadeleri kullandı: "Deniz, çocukları için mücadele eden, onları kötü alışkanlıklardan uzak tutmaya çalışan bir anne. Hayatı boyunca ağır sağlık sorunlarıyla mücadele etmiş, çok zor dönemlerden geçmiş ve zaman zaman büyük haksızlıklara maruz kalmış bir kadın. Yaşadıklarını yakından bilenler bunun farkındadır"
ÇOCUKLARI CENAZE TÖRENİNE KATILACAK
Söz konusu vasiyet çıkışının hukuki bir geçerliliği bulunmadığına ve anlık bir kırgınlığın eseri olabileceğine dikkat çeken Cimin, Deniz Uğur'un cenaze töreninde yer almayacağını aktardı. İkizlerin ise babalarını son yolculuğuna uğurlamak üzere törendeki yerlerini alacaklarını ve son görevlerini ifa edeceklerini ifade etti.
REHA MUHTAR'IN VEFATININ ARDINDAN BİRÇOK ÜNLÜ İSİM DE PEŞ PEŞE PAYLAŞIMLAR YAPMAYA BAŞLADI;
DOĞUŞ
"ÖBÜR TARAFTA HESAPLAŞACAĞIM" DEMİŞTİ...
Ünlü televizyoncunun hayatını kaybetmesi üzerine şarkıcı Doğuş, Reha Muhtar'ın geçmişte kendisi hakkında kaleme aldığı yazılara ve aralarında yaşanan sürece dair bir paylaşımda bulundu. Doğuş, henüz 15 yaşındayken sokaklarda kaldığı dönemde evlenmek istediği kızın ailesi tarafından darp edildiğini ve ardından haksız yere üç ay cezaevinde kaldığını belirtmişti. Reha Muhtar'ın ise köşesinde kendisini suçlu gibi lanse ettiğini savunan ünlü şarkıcı, maruz kaldığı bu durum nedeniyle usta televizyoncuya karşı yıllarca büyük bir kırgınlık beslemişti.
DOĞUŞ'TAN HELALLİK AÇIKLAMASI GELDİ
Geçmişte Reha Muhtar ile mahşer gününde hesaplaşacağını dile getiren Doğuş, acı haberin ardından sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:
"ARTIK RUHUN HUZURA KAVUŞTU"
"Ayşe Nazlı'nın, Poyraz ve Mina Deniz'in babası... Türkiye'nin Reha Muhtar'ı... Ben onun içindeki kırılgan, hassas, küçük çocuğu sevdim. İki yıl önce geçirdiği ciddi rahatsızlığı süresince yeni, yepyeni bir hayat diledik onun için. Çok uğraştık ama onun o ele avuca sığmayan ruhu izin vermedi, engel oldu. Çok çok üzgünüm. Artık ruhun huzura kavuştu sevgili Reha... Elveda"
SEREN SERENGİL
Seren Serengil, Reha Muhtar'ın vefatı sonrası yaşadığı üzüntüyü kişisel sayfasında yayınladığı bir paylaşımla dile getirdi.
"HASTALIĞINI KABUL ETMEK İSTEMEDİ, DOKTORA GİTMEYİ REDDETTİ"
Serengil, ''Reha Muhtar... Türkiye'nin gördüğü en büyük anchormanlerden biri. Bir dönemin sesi, bir dönemin yüzü, bir dönemin hafızası... Ekranın karşısında milyonlar onu izledi. Haberi sunmadı sadece; yaşattı. Cümleleriyle, vurgularıyla, heyecanıyla televizyon haberciliğine kendi imzasını attı. Gazeteciliği, entelektüel birikimi ve mesleğine olan tutkusu her zaman tartışılmazdı. Benim hayatıma girdiği noktada maalesef hem mental hem de bedensel sağlığını yavaş yavaş kaybetmeye başladığı bir süreçti.. En büyük savaşı belki de kendisiyleydi. Hastalığını kabul etmek istemedi, doktora gitmeyi çoğu zaman reddetti. Kendi doğrularıyla yaşadı, kendi kurallarıyla mücadele etti ve yine kendi bildiği gibi gitti''
SON SÖZLERİ YÜREK YAKTI!
Ani vefatıyla sevdiklerini yasa boğan usta televizyoncu Reha Muhtar'ın kaybı tüm Türkiye'yi derinden sarstı. Rahatsızlığı nedeniyle kaldırıldığı hastanede yaşam mücadelesini kaybeden ünlü habercinin vefatının ardından ortaya çıkan son açıklaması ise adeta iç dünyasındaki kırgınlığı gözler önüne serdi.
"40 GÜNDE HER ŞEYİMİ ALDILAR"
Hayatını kaybetmeden kısa süre önce adeta bir veda niteliğinde sarsıcı ifadeler kullanan ünlü sunucunun, etrafındaki herkese ve yakın çevresine sitem ettiği o açıklama kelimesi kelimesine şu şekilde:
"Sağlık hayatta çok önemli bir şey. Herkese sağlık diliyorum, sağlığınıza çok dikkat edin. Her şey benim derken bir anda hiçbir şeyiniz kalmayabiliyor hayatta. Son 40 gün içerisinde ben de onu yaşadım. Her şeyim var derken bir şeyim kalmadı bir anda. Etrafımdaki herkes elimdeki her şeyi aldı. Buna çocuklarım da dahil. Ama şükür hala sevenlerim var onlarla yaşayacağım, Allah'la yaşayacağım"
REHA MUHTAR KİMDİR?
Reha Muhtar (d. 21 Temmuz 1959, İstanbul), Türk televizyon programcısı, yorumcusu ve haber sunucusudur. Aslen Kerküklü ve Irak Türkmeni olan babasının Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Arap Dili ve Edebiyatı bölümünde öğretim elemanı olarak çalışmasından dolayı, kışları Ankara'da yazları ise İstanbul'da yaşadı. İlk orta ve liseyi TED Ankara Koleji'nde bitirdi. Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu'nda tamamladı.
1980 yılında gazeteciliğe başladı. 1981 yılında girdiği Milliyet gazetesinin Ankara bürosunda, dış politika ve siyaset alanlarında muhabirlik yaptı. TRT'ye geçen Muhtar, Atina, Yunanistan'da TRT muhabiri olarak tanındı. Atina yıllarında Yunanistan briç şampiyonu oldu. 1991 yılında CNN International 'ın programı olan Crossfire 'ın benzeri "Ateş Hattı" programını hazırlamaya başladı. 1993 yılında TRT'den ayrılıp Kanal D'ye geçti.
1994 yılında Kanal D'nin satılması üzerine Kanal D'den ayrıldı ve TRT'ye döndü. 1995 yılında TRT'den ayrılıp Star TV'ye geçse de kısa bir süre sonra bu kanaldan da ayrılıp Kanal D'ye döndü. 1996 yılında Kanal D'den tekrar ayrılıp Show TV'ye geçerek ana haber sunucusu ve haber genel yayın yönetmeni oldu.
2004 yılında atv'ye geçerek Akademi Türkiye jürisi oldu ve Sabah gazetesinde yazmaya başladı. 2006 yılında Ciner Medya Grubu'ndan ayrılan Reha Muhtar, Show TV'de Metin Uca ile beraber PişşTi adlı programını sundu. Ancak aynı yıl içerisinde programın bitmesiyle Show TV'den ayrılarak Vatan gazetesinde yazmaya başladı.
2007 yılında FOX'a geçerek Çapraz Ateş programını sunan Muhtar, aynı yıl programın bitmesiyle bu kanaldan ayrıldı. 3 kere Show TV'ye dönerek yarışma sunucusu oldu ve tekrar bu kanaldan ayrıldı. 2009 yılında CNN Türk'te "Çok Farklı" programını yaptıktan sonra Kanaltürk'te Erman Toroğlu ve Ahmet Çakar ile "Son Kale" adlı programları yayınlandı.
2011 yılında Çok Farkı Kanaltürk'te program yapan Muhtar, bu kanaldan ayrıldı. Muhtar son olarak, 2016 yılı Kasım ayında da Vatan gazetesinden ayrıldı.
KİŞİSEL HAYATI
1983 yılında kendisi gibi gazeteci olan Selin Çağlayan'la olan evliliği beş yıl sürdü. 2000 yılında 4.5 milyon dolara Baltalimanı'nda yalı satın aldı. Bu durum dönemin medyasında eleştirildi. 2001 yılında Nilüfer ile başlayan ilişkisi 2003 yılında ikilinin yaptığı basın açıklamasıyla sona erdi. 2006-2007 yıllarında şarkıcı Gülşen'le olan ilişkisiyle magazin medyasında çokça yer aldı.