Yapay zeka teknolojisindeki hızlı gelişim, kafamızın içinde bu tilkileri doğurdu.
Hatırlayın, Rusya - Ukrayna savaşının başında Zelenski ekrandan halka hitap ederken "Silahları bırakın, kayıtsız şartsız Ruslara teslim olun" demişti. Büyük kanalların da itibar ettiği bu görüntünün yapay zeka ile oluşturulduğu daha sonra anlaşılmıştı.
Romanya'ya bir dönem kan kusturan Çavuşesku da dönemin fotomontaj teknikleriyle yaratılan bir Rus projesiydi. Aslında hiçbir eğitimi ve siyasal birikimi olmayan bu ayakkabı tamircisinin oğlunun portresi, hileyle komünist mitinglerin ön saflarına monte edilmişti.
Romanya'da 2024 seçimlerinde de benzer bir durum yaşandı. Calin Georgescu adlı tanımamış biri, neredeyse bir gecede seçimlerin en güçlü adayı haline gelmişti. Çünkü şampiyonlar gibi yüzüyor, harika judo yapıyor, muhteşem ata biniyordu. Ancak bu görüntülerin yapay zeka ile üretilip Rusların finanse ettiği Afrika'daki bir şirket tarafından servis edildiği ortaya çıktı. Bunun üzerine Anayasa Mahkemesi, Georgescu'nun kazandığı seçimi "halkın aldatıldığı" gerekçesiyle iptal etti.
Peki bir görüntünün gerçek mi yoksa yapay zeka üretimi mi olduğunu nasıl anlayacağız?
1- Konuşma sırasında ses ve dudak hareketlerinin senkronu tutmazsa,
2- Göz kırpma sekanslarında tutarsızlık ya da anormallik varsa,
3- Görüntüler içinde yer alan yaka kartı, kokart, plaka vs. gibi ayrıntıdaki harfler yerine tuhaf semboller yer alıyorsa, o görüntü kesinlikle yapay zeka ile üretilmiştir.
Şimdi önümüzdeki en büyük mesele şu: Yapay zekayı kontrol eden insanlar mı olacağız, yoksa yapay zeka tarafından kontrol edilen köleler mi? Zira bilim adamlarının en büyük endişesi; yapay zeka sistemlerinin birbirleriyle etkileşime girerek, dünyaya hükmedecek "süper zekaya" dönüşmesi.
Yani... Birilerinin ayağını frene atma zamanı geldi de geçiyor bile...
Nereden nereye?
Meğer ABD ordusu İran Savaşı'nda hedefleri yapay zeka Grok ile belirlemiş. Hatta Grok, hedef belirlemekle kalmayıp, hangi bölgenin hangi silah ve kaç kiloluk bomba ya da füzeyle vurulması gerektiğini de söylemiş.
ABD Savunma Bakanlığı Dijital ve Yapay Zeka Şefi Cameron Stanley'in yazılı beyanına göre ABD ordusu, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak savaşı sırasında 96 saat içinde 2.000'den fazla hedefi vurmak için Elon Musk'a ait Grok yapay zekasını kullandı.
Bu haber beni 1974 yılına, Kıbrıs Barış Harekatı zamanlarına götürdü. Milli Savunma Bakanlığı'nın emriyle evlerde karartma uygulanır, perdeler sıkı sıkı kapatılırdı. Maksat, muhtemel bir hava saldırısında düşmanın hedef belirlemesini engellemekti. Hatta bekçiler evlerin camlarını tıklatıp, "Dışarı ışık sızıyor, perdenizi iyi çekin" diye vatandaşı uyarırdı.
Başka bir olay anlatayım:
22 Mayıs 1942 tarihinde, Marmara Denizi'nde Hayırsızada açıklarında tatbikat yapan Yavuz zırhlısından ateşlenen bir top mermisi, yapılan bir hesap hatası sonucu hedefini şaşırarak İstanbul Aksaray'daki tramvay deposu ve durağının önüne düşmüştü. Merminin patlaması sonucu, durakta tramvay bekleyen 4 kişi hayatını kaybetmiş, 17 kişi ise yaralanmıştı. Şimdi ise hedef belirlemek için bir "tık" yetiyor. Nereden, nereye?.