Yeşilçam'da başrolü arkadan bıçaklayan, kahvehaneyi birbirine katan ya da mafya babasının emirlerini gözünü kırpmadan uygulayan o pala bıyıklı, sert bakışlı adamı mutlaka hatırlarsınız. Filmlerin ikonik kavga sahnelerinin aranan yüzü İhsan Gedik, ekranda sergilediği acımasız karakterlerle hafızalarımıza kazındı. Usta oyuncunun bugün gözlerden uzak sürdürdüğü yaşamı ve son hali ise görenlerin yüreğini sızlatıyor.
Sert yüz hatları ile Yeşilçam'da hep "kötü adam" rolleriyle karşımıza çıkan İhsan Gedik, Cüneyt Arkın'ın havada uçarak attığı tekmelerin ve Kemal Sunal'ın absürt dayaklarının merkezindeki o emektar isimdi.
Usta oyuncu rolünü o kadar profesyonel yapıyordu ki, izleyici sinema salonlarında onu gerçekten kötü biri sanıp yuhluyordu.
1960'lı yıllarda set işçisi olarak adım attığı Türk sinemasında 600'ün üzerinde filme imza atan İhsan Gedik, ekranların en tanıdık ve en ikonik yüzlerinden biriydi.
ARTIK ESKİ GÜÇLÜ ADAM DEĞİL
Usta oyuncuyu filmlerdeki güçlü, kavgacı ve korkutucu haliyle hatırlayan hayranları, sokakta elinde kitapçıklarla karşılarında gördüklerinde duygulanmadan edemiyor.
BİZİ KAHKAHALARA BOĞAN SAF CİLALI İBO'NUN BU ÖDÜLÜNÜ BİLİYOR MUYDUNUZ?
1928 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Feridun Karakaya, Kabataş Erkek Lisesi'nden mezun olduktan sonra kendini tiyatro sahnelerine adadı. Özellikle 1960 ve 70'li yıllarda beyazperdeye taşıdığı; papyonu, şapkası ve kendine has ritmik yürüyüşüyle akıllara kazınan "Cilalı İbo" karakteriyle Türkiye'nin en sevilen komedi yüzlerinden biri oldu.
Oğlu Cem Karakaya'ya da oyunculuk mirasını devreden bu büyük çınar, 24 Nisan 2004 tarihinde 75 yaşındayken geçirdiği kalp krizi sonucu aramızdan ayrıldı.
YEŞİLÇAM'IN YAKIŞIKLI JÖNÜ MESUT ENGİN'İN SON HALİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ?
Bir dönemin en yakışıklı jönlerinden biriydi, Ses Dergisi'nin o meşhur yarışmasında rakiplerini geride bırakıp zirveye oturmuştu. Ancak Yeşilçam'ın ışıltılı dünyasından sokaklara uzanan hikayesi herkesi gözyaşlarına boğdu. Mesut Engin'in o zor günlerine dair detaylar duyanların kahretti... Yeşilçam'ın bir dönemine damga vuran, ışıltılı sahnelerin aranan yüzü Mesut Engin'in hayat hikayesi, başarıdan en dibe uzanan trajik bir yolculuğun özeti gibi.
Kısa sürede jönler arasına adını yazdıran Engin, Sevmek, Yazık Oldu Yarınlara, Ah Bu Gençlik ve Deli Kız filmleriyle popülerliğini pekiştirdi. Sadece sinemada değil, mankenlik ve fotomodellik dünyasında da fırtınalar estirdi.
HAYATINI ALTÜST EDEN O KAZA
1976 yılında geçirdiği feci trafik kazası, Mesut Engin için sonun başlangıcı oldu. Sağ el bileğinin sinirlerinin kesilmesiyle büyük bir yıkım yaşayan sanatçı, içine girdiği bunalımı aşmakta zorlandı. Bu süreçten sonra yer aldığı Lekeli Kadın, Ve Recep Ve Zehra Ve Ayşe, Kaşık Düşmanı ve Sonsuz Sokaklar gibi filmlere rağmen eski günlerine dönmekte zorluk çekti.
1980'li ve 90'lı yıllarda Kara Para, Ay Işığı Operasyonu, Zavallı Kız ve Kanlı Para gibi projelerde boy gösterse de talihsizlikler yakasını bırakmadı.
"DEDE" LAKABIYLA SOKAKLARDA BİR YAŞAM MÜCADELESİ
Özel hayatında ardı ardına gelen felaketler, Mesut Engin'i evsiz bıraktı. İş hayatındaki başarısızlıklar, boşanma ve ardından evinde çıkan yangınla her şeyini kaybeden efsane isim, sokaklarda yaşamaya başladı.
Çevredeki esnafın "Dede" diyerek yardım ettiği sanatçı, uzun yıllar boyunca açlık ve soğuğun yanı sıra ciddi hastalıklarla da pençeleşti. Düşler de Ölür, Kara Gün ve Son Defa gibi filmleriyle hafızalarda kalan jönün sokaklardaki hali, onu Taksim'de bitkin halde bulan tiyatrocu dostlarının yardımıyla son buldu.
DARÜLACEZE'DE SON PERDE
2009 yılında Darülaceze'ye yerleştirilen Mesut Engin, burada verdiği son röportajda zamanın acımasızlığına yenik düştüğünü ve yaşama sevincini yitirdiğini dile getirmişti.
Uzun süren sokak hayatının vücudunda bıraktığı hasarlar ve geçirdiği hastalıklar nedeniyle bitkin düşen Yeşilçam'ın unutulmaz ismi, 19 Aralık 2011 tarihinde aramızdan ayrıldı. Geriye ise Ölüme Köprü'den Polis Dosyası'na kadar uzanan onlarca film ve yürek burkan bir hayat hikayesi kaldı.
GEÇİRDİĞİ KAZAYLA HAYATI ALTÜST OLAN BİR DİĞER YEŞİLÇAM OYUNCUSU: FERİDUN ŞAVLI
Türk sinemasının gelmiş geçmiş en sevilen serilerinden biri olan Hababam Sınıfı, bize sadece kahkahayı değil, her biri ayrı birer değer olan "güzel insanları" da miras bıraktı.