Yeşilçam'a sayısız film çevirdi, güzelliğiyle nesillere ilham verdi… Sultan lakaplı Türkan Şoray, başarısı, oyunculuğu ve güzelliğiyle yıllara adını kazıdı. Hala Türk sinemasının en beğenilen kadınları arasında yer alan Şoray, peki nasıl bu kadar ünlü oldu Aslında her şey bir imzayla başladı... İşte Türkan Şoray'ın keşfedilme hikayesi…
222 film çevirerek Yeşilçam'a adını altın harflerle yazdıran Türkan Şoray, güzelliği, yeteneği ve etkileyici oyunculuğuyla sinema tarihinin unutulmaz isimleri arasında yer alıyor.
Yıllara meydan okuyan kariyeri ve Sultan lakabıyla anılan Şoray, Türk sinemasının en sevilen ve saygı duyulan kadınlarından biri olarak hala ön plana çıkıyor. Peki Yeşilçam Sultanı'nın nasıl keşfedildiğini biliyor musunuz?
Bir televizyon programına katılan Şoray kariyerini adım adım nasıl inşa ettiğini şu sözlerle anlatıyor: "Annem, kardeşimle bana bakmak için çalışmak zorundaydı. Babam da ilgilenmiyordu bizimle. Mecburen bizi anneannemle dedemin yanına bırakıyordu annem. Dedemlerin oturduğu yer mutaassıp bir çevreydi.
Böyle bir ışığa bakıyor, herkes gidiyor yanına imza istemek için. Ne olduğunu bilmiyorum, ben de gittim imzalı resmini istedim… İnsanlar film alanına girmesin diye ipler gerilirdi ve ben de o seyircilerin arasındayım o sırada. Böyle merakla bakıyorum ne olup bitiyor diye.
Sonra birisi geldi benim yanıma. Bana, "Filmde oynar mısın?" gibi bir şeyler söyledi. Film, film çekimi nedir bilmiyorum. Sinemaya bile pek gitmemişim. Belki bir kere falan gitmişimdir ya da. Çok şaşırdım, korktum ve koşa koşa eve gitmiştim. İşte, o yanıma gelen kişi Memduh Ün'müş… Demek ki, kaderimde sinema varmış. Birincisinde olmadı ama ikinci tesadüfte oldu…"
GENÇ YAŞTA KEŞFEDİLEN BİR DİĞER İSİM: SAFİYE SOYMAN
Henüz 13 yaşındayken 24 yaşındaki Ziya Akaröz ile evlendirilen Soyman, bu süreçte okumayı hiç bırakmadı.Gizlice ortaokul sınavlarına hazırlandı, daktilo kurslarına gitti ve ortaokulu bitirir bitirmez lise sınavlarına hazırlanarak lise eğitimini de tamamladı.
EVLAT ACISI ÇEKTİ!
27 Temmuz 2024 tarihinde MS hastası oğlu Harun Akaröz'ü kaybeden Soyman, oğlunun vefatının ardından bir süre toparlanamadı.
BAKIN NASIL KEŞFEDİLMİŞ…
Yaşadığı bu zorlu hayatın ona artılarından biri Ankara'da yaşarken Seda Sayan ile evlerinin yakın olmasıydı.
Seda Sayan'ın oğlu Oğulcan Engin'in ilk doğduğu zamanlarda komşu olan Soyman ve Sayan, uzun yıllara dayanan bir dostluk geliştirdi.
SAHNE HAYATI EN YAKIN ARKADAŞI SAYESİNDE BAŞLADI!
Gelen sahne teklifine yakın arkadaşı Safiye Soyman'ı tavsiye eden Seda Sayan, Soyman'ın sahne hayatını başlatmış oldu.Uzun yıllardır devam eden arkadaşlıklarıyla çok konuşulan ikili, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarıyla sık sık magazin gündeminde bulunuyor.
BAŞKA BİR ÜNLÜ İSİM SAYESİNDE KEŞFEDİLEN O KİŞİ:SEDA SAYAN
Türk televizyonlarının "Sabahların Sultanı" olarak hafızalara kazınan Seda Sayan, bugüne dek şarkıcılık, oyunculuk ve sunuculuk kariyerindeki başarılarıyla adından sıkça söz ettirmeyi başardı. Ancak onun yıldızlığa giden yolculuğu hiç de kolay olmadı. Peki Seda Sayan'ı kim keşfetti? Ünlü sanatçı nasıl şöhrete kavuştu? İşte bir düğün salonundan Maksim Gazinosu'na, oradan ekranların en sevilen yüzlerinden biri olmaya uzanan hikâyesi…
Asıl adı Aysel Gürsaçer olan Seda Sayan, 30 Aralık 1962 tarihinde İstanbul Eyüpsultan'da dünyaya geldi. Müzik kariyerine düğün salonlarında şarkı söyleyerek başladı. Ardından uvertürlük yaparak küçük gazinolarda sahneye çıkan Sayan, assolist Cemal Coşar ile bir dönem şan çalıştı. Ancak onun kaderini değiştiren iki önemli isim vardı: Biri dönemin popüler organizatörü Turgut Akyüz, diğeri ise dev yapımcı Türker İnanoğlu.
Seda Sayan'ın Stardust kulübünde assolist olmasını sağlayan sevgilisi Turgut Akyüz, onun sahne kariyerine ivme kazandıran ilk isimdi. Ancak asıl büyük sıçrayış, Türkiye'nin en büyük gazino patronu Fahrettin Aslan'ın dikkatini çekmesiyle oldu.
Dönemin yüksek ücretli assolistlerinden bunalan Aslan, yeni bir dönem başlatarak ciddi müzik eğitimi olmayan ama sahne ışığı taşıyan isimlere şans vermek istedi.
Güzelliği karşısında "41 kere maşallah" dediğini belirten Kibariye, "Sen buraya yakışmıyorsun, sesin var mı?" diye sormuş. Azıcık şarkı okuyan Seda Sayan'ın sesinden etkilenen Kibariye, onu alt kadroya almış. Böylece Sedoş'un sahneyle ilk ciddi teması gerçekleşmiş.
Seda Sayan sahnelerde elde ettiği başarıyı albümleriyle perçinledi. 1983 yılında Aysel Gül adıyla çıkardığı ilk albüm "Yandı Pilav Tavası"ndan bu yana onlarca albüm ve hit şarkıya imza attı. "Ah Geceler", "Bebeğim", "Gecelerce Ağlarsın Unutma" gibi parçalarla geniş bir hayran kitlesine ulaştı.
Oyunculuğa da el atan Seda Sayan; Yorgun, İmparator, Sırtımdan Vuruldum, Akasya Durağı ve Jet Sosyete gibi yapımlarda rol aldı. Fakat onu halkın evine sokan asıl şey televizyon sunuculuğuydu. "Sabah Sabah Seda Sayan", "Sabahların Sultanı Seda Sayan"gibi programlarla ekranların vazgeçilmez ismi oldu.