A Milli Futbol Takımı, 2026 Dünya Kupası'na grup aşamasında veda etti. Türkiye'nin Dünya Kupası'na vedasını SABAH SPOR yazarları Ömer Üründül, Gürcan Bilgiç ve Mustafa Çulcu değerlendirdi.
2026 Dünya Kupası macerası Türkiye için grup aşamasında sona erdi. A Milli Futbol Takımı, grup aşamasındaki son maçta ABD karşısında 3-2 galip geldi. A Milli Futbol Takımı'nın ABD maçındaki zaferini ve Dünya Kupası performansını SABAH SPOR yazarları Gürcan Bilgiç, Mustafa Çulcu ve Ömer Üründül mercek altına aldı.
ÖMER ÜRÜNDÜL: BURADAN DERS ÇIKARIP ÖNÜMÜZE BAKACAĞIZ
Bu maçta hiç olmazsa prestijimizi kurtardık. Tabii ki bu galibiyet, hem ilk 2 maçta aldığımız kötü sonuçları hem de Dünya Kupası'nda grup sonuncusu olarak turnuvaya veda ettiğimiz gerçeğini silmez…İddiasız maç, korakor mücadeleye sahne oldu. Karşılıklı ataklar vardı.
Yine oyun başı kâbusu yaşadık. İlk 3 dakikada 2 pozisyon üst üste verip 3 pozisyonda golü yedik. Kısa süreli bir şoktan sonra, toparlanma süreci yaşadık. Arda'nın güzel golüyle skora denge getirdik. Daha sonra da Orkun ile öne geçtik. Bu golün yapılışı gerçekten mükemmeldi (FIFA golü Barış Alper'e yazdı). Daha sonra devreyi bitirdik…
İkinci devrenin başı yine çok kısa sürede golü yedik. Ondan sonra sıkıntılı bir 20 dakika geçirdik. Ardından tekrar oyuna denge geldi. Montella uzun süre oyuncu değiştirmedi. Sonrasında yaptığı değişiklikler ise benim mantığımla bağdaşmadı. Ama sonuçta son saniyede Kaan'ın golüyle galibiyete ulaştık. Bu Dünya Kupası'ndan mutlaka gerekli dersleri çıkarmalıyız.
Öncelikle ben ligimizde ve takımlarımızın Avrupa maçlarında zaman zaman yeri geldikçe vurguluyorum, dünya futbolu atletizme dönmüş durumda. Onun için kesinlikle fizik ve kondisyon olarak güçlü olacaksın ve bunda devamlılık sağlayacaksın. Bir diğer önemli eksiğimiz de kolay pozisyon vermemiz. Bu da günümüz futbolunda handikap teşkil ediyor. Bunlar üzerinde çalışmamız gerekiyor. Ayrıca kalemize gelen duran toplarda her zaman tehlike yaşamamız da ayrı bir sorun. Son maçta en çok Salih ve Ozan'ı beğendim.
GÜRCAN BİLGİÇ: ACIMIZ DİNDİ
Hayal kırıklığımızı tamir eden bir sonuçla bitirdik Dünya Kupası'nı. "Kazanarak elendik" cümlesinin farklı seçeneklerini dinledik bizimkilerden. Sevinmedik mi, çoook… Acımız dindi ama ağrımız devam ediyor. Daha üçüncü dakikada golü yedik, Montella'nın "şanssızlık" yorumu aklımıza geldi. Devre bittiğinde iki isabetli şuttan iki gol çıkardık. Maç bittiğinde bir şanssız olduk, bir şanslı.
62 denemede olmayan, dört seferden çıkıyorsa, hocanın "Türküm" hissiyatı, cambaza bak kısmında devreye girmiş demek ki… Arda Güler, "Dramayı bırakalım. Eleştiriler haklı. Kötü oynadık ve elendik" özetini yaptı. Çok genç, hâlâ kalbinden, eğip-bükmeden konuşuyor. Topla oynamaktan da bahsedip, çalıların arasından kaybolabilirdi.
Bir de Orkun… "Söylenecek çok şey var ama şimdi duygusal olarak yoğunuz, zamanı değil" yorumunu yaptı. Kaan, "Biz, kendimizi daha sert eleştiriyoruz zaten" dedi. Yaşananları kendi aralarında halledecekler gibi, sanki bize veya başkasına iş bırakmayacaklar.
Montella için FIFA da harekete geçebilir! Arda'nın resitali sonrasında, böyle bir oyuncuyu daha fazla seyretmekten dünyayı mahrum ettiği için uyarı kararı alsalar, şaşırmayız. "Büyük oyuncu" ne demek gördük. Hükmetti maça, zaten ödülünü de aldı.
Sonuç, TFF de Montella için değerlendirmesini, bu keyiften etkilenmeden yapmalı. "Antrenör ben miyim ki istifa edeyim" diyen Hacıosmanoğlu, zaten mesajı vermiş oldu. Dokuz rotasyon yapmış, yenilgiyi göze alarak sahaya çıkmıştı Amerika. Biz de yaptık ama yüreklerini koydu çocuklar, ekstradan Arda da vardı.
MUSTAFA ÇULCU: EYLÜLE HAZIRLANMALI
Amerika karşısında üçüncü dakikada duran toptan yediğimiz gol, bizi ''Yine mi aynı şeyler'' oluyor diye karamsarlığa itti. Lakin öyle bir dönüş yaptık ki son saniyelere kadar oynadığımız futbol, mücadele, hırs, istek ve coşku ile kaybolan prestijimizi kazandıran çok sükseli bir galibiyet aldık. Oh be... 24 yıl sonra Dünya Kupası'na katılmayı, Uluslar A Ligi'ne çıkmayı bu jenerasyonla başardık.
Bu çocuklar bizim çocuklarımız. Amerika'ya çok havalı, görkemli gittik. Ama ne olduysa orada oldu! Kamp yeri, çalışma ortamı, maç trafiği, beklenmedik iki mağlubiyet, yazılı, görsel ve sosyal medya eleştirileri, içsel sorunlar ve de en yıkıcı olanı oyuncularımızın üzerindeki aşılamayan baskının getirdiği özgüven kaybı… Topla oynamak farklı, modern futbol oynamak farklı. İlk 2 maçın istatistikleri muazzam ama 2 mağlubiyet, bu maçın istatistikleri berbat ama galibiyet! Sakın ola kimse buna kısmet falan demesin.
Montella ve ekibi sınıfta kalmıştır. Özellikle Montella'nın kendini gözden geçirip güncellemesi gerekiyor. Cezayirli hakem Mustapha Ghorbol 40 yaşında. FIFA ve CAF'ta düzenli görev alan, güven duyulan başarılı bir hakem. Soğukkanlı, iletişimi iyi, disiplinli ve otoriter. Baskının yüksek olduğu anlarda performansı dikkat çekici. Bu özelliğiyle ev sahibi takıma karşı oynadığımız maçta uzatmanın uzatmasını oynatma cesareti bize harika bir galibiyeti getirdi.
Dünya Kupası bizim için kısa sürdü ve bitti. Ancak biz bir futbol ülkesiyiz. Şimdi kavga, kaos, dedikodu, kriz zamanı değil, yaşananlardan ders çıkarma zamanı. Uluslar A Ligi'nde oynayacağımız İtalya, Fransa ve Belçika maçlarına az kaldı. Eylül ayı göz açıp kapayıncaya kadar gelir. Bugünden tezi yok birlik beraberlik içinde geleceğe odaklanmalıyız.