A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'un ikinci haftasında İtalya karşısında 4-1'lik şok mağlubiyetle sahadan ayrıldı. Vincenzo Montella'nın tercihleri maçtan sonra eleştirildi. SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, Levent Tüzemen, Ömer Üründül, Fatih Doğan ve Mustafa Çulcu müsabakayı mercek altına aldı.
UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'un ikinci haftasında A Milli Futbol Takımı, İtalya'ya 4-1 mağlup oldu. Bizim Çocuklar'ın İtalya maçındaki performansını SABAH Spor'un usta kalemleri masaya yatırdı. Vincenzo Montella ile ilgili yorumlar ön plana çıktı.
İşte SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, Mustafa Çulcu, Fatih Doğan, Ömer Üründül ve Levent Tüzemen'in Türkiye – İtalya maçına dair görüşleri…
MURAT ÖZBOSTAN: BU TAKIM BİZİM, BU ÇOCUKLAR BİZİM
İtalya karşısında alınan ağır yenilginin en düşündürücü tarafı, sadece skor değildi. Sahada savunma organizasyonu adına neredeyse hiçbir şey yapamadık. Basit top kayıpları, kopuk hatlar ve savunmada verilen boşluklar, İtalya'nın işini fazlasıyla kolaylaştırdı. İlk gol korner sonrası Bastoni'nin dönüş vuruşuyla geldi. Ardından peş peşe yapılan basit pas hataları ve savunma zaafları geldi. Orta saha ile savunma arasındaki bağlantı koptu. İtalya hızlı geçişlerde her defasında tehlike yarattı. Biz ise buna çözüm üretemedik.
Altay Bayındır için de kolay bir gece olmadı. Uğurcan'ın cezalı olması nedeniyle kaleyi devralan Altay'ın üzerinde zaten ciddi bir baskı vardı. Üstelik Manchester United'dan Celta Vigo'ya kiralanan milli kaleci, bu sezon kulübünde henüz resmi maçta forma giymemişti. Ritmi olmayan bir kalecinin, milli takım seviyesinde böylesine kritik bir maçta kaleye geçmesi elbette büyük bir sınavdı ve kumardı. Gollerdeki çaresiz görüntüsü de bu tabloyu daha ağır hale getirdi. Ancak bütün faturayı Altay'a kesmek doğru olmaz. Çünkü problem kaleden çok daha büyüktü.
Montella'nın ilk 11 tercihlerinden oyun planına kadar sorgulanması gereken çok nokta var. Şimdi önümüzde iki soru var. Kısa vadede A Ligi'nden düşme ihtimali ciddi şekilde tartışılacak. Uzun vadede ise daha büyük bir karar bizi bekliyor: Genç oyuncu grubuna güvenip sabır mı göstereceğiz, yoksa teknik direktör değişikliğini mi gündeme alacağız? Ne olursa olsun bu takım bizim ve bir tane Ay-Yıldızlı takımımız var. Sahip çıkmak da görevimiz.
LEVENT TÜZEMEN: TEKNİK DİREKTÖRÜN HATALARI YAKTI
Dünya Kupası'nda başarısız olmuş ülkelerin teknik direktörleri ya istifa ettiler ya da görevden alındılar. Hayal kırıklığı yaratan Türk Milli Takımı'nın İtalyan hocası Montella, yaşanan başarısızlığa rağmen TFF tarafından görevde tutuldu ama Amerika'daki çöküntü, İtalyan hoca ile devam ediyor.
Fransa karşısında Milli Takım kaybetmesine rağmen başarılı bir oyun ortaya koymuş hatta ciddi gol pozisyonları bulmuştu. Şimdi Montella'ya soruyorum; Başarılı olan Milli Takım'ın kadrosunu neden bozuyorsun? Ferdi, Abdülkerim, İsmail kulübede başlamamalıydı. Fransa maçında kötü oynayan ve İtalya'ya karşı da etkisiz kalan Can Uzun'un yerine Kerem görev yapmalıydı.
Montella'nın bozduğu kadro, ilk yarım saatte İtalya'dan 3 tane komik gol yedi. Çünkü değişen kadroda oyuncular birbirlerini tanımadığı için uyum sorunu yaşadılar. Çok pas hatası yaptılar, ön alanda da rakibe baskı kuramadılar. Fransa'ya karşı İsmail-Salih ikilisi, müthiş bir mücadele ortaya koymuştu. O maçın yıldızı Arda da değişen kadro nedeniyle etkili olamadı.
Montella, Abdülkerim'i, İsmail'i ve Kerem'i oyuna aldıktan sonra İtalya'ya karşı daha cesaretli, daha istekli, daha uyumlu bir oyun ortaya koyduk. Yenilen gollerde kaleci Altay'ın ciddi hataları oldu. Celta Vigo'da 7 maçta sıfır dakika almış bir kaleci, Milli Takım'ın kalesine geçer mi? Montella'nın bu tercihi, sezon başından beri kendi takımlarında oynayan Muhammed ve Okan Kocuk'a bir saygısızlıktır. Oynayan kaleci varken oynamayan kaleci mi milli takım kalesini korur.
Bursa'da ağır bir yenilgi aldık. Yeni bir heyecana ihtiyacımız var. Montella bence kendi heyecanını kaybetti. TFF, Milli Takım'daki görevine devam etmesi konusunda sağduyulu bir karar vermeli.
ÖMER ÜRÜNDÜL: HATALAR ZİNCİRİ
Büyük ümitlerle çıktığımız İtalya maçını ne yazık ki farklı bir skorla kaybettik. Maça kötü başladık, erken hatalı bir golle skor dezavantajına düştük. Ondan sonra da devre sonuna kadar ne defansif ne de ofansif hiçbir varlık gösteremedik ve toplam 3 gol yedik.
İkinci yarıya, yapılan değişikliklerle skoru kabullenmemem için hırslı bir başlangıç yaptık. Çok erken bir gol de bulduk. Hemen sonrasında ise yine hatalı bir gol yiyince yapacak bir şey kalmadı. Maçı sonuna kadar bırakmadık ama yoğun baskıdan iki net pozisyon kaçırdık. Hele Kerem'in kaçırdığı inanılmazdı. İtalya bizi farklı yendi ama kesinlikle çok iyi bir takım değil. Neticeyi biz tayin ettik...
Gelelim genel gözlemlerime; Montella'nın bu maç için başlangıcındaki takım tertibi hatalıydı. Zor maçlarda düşünmeden görev verdiği İsmail Yüksek kulübedeydi. Brighton'da her maç oynayan ve son derece başarılı oynayan Ferdi de kulübedeydi. Tabii bir de kaleci sorunu var. Ben Fransa maçını yorumlarken Uğurcan hatalı kırmızı kart görünce şöyle bir görüş bildirmiştim: "Uğurcan kartını zaten son dakikada gördü. Önemli olan şu anda Uğurcan'ın atılması değil, İtalya maçında oynayamayacak olması." Bunu neden söyledim? Altay iki senedir hiç oynamıyor. Bu kadar maç eksiği olan bir kalecinin böyle bir zor bir mücadelede hata yapmaması mümkün değil. Tabii burada Altay'ın hiçbir günahı yok.
FATİH DOĞAN: BU ELBİSE ARTIK TÜRKİYE'YE DAR
Fransa karşısında kendi evimizde 1-0 yenilince savunurken geriyi 5'li, atağa kalkınca üçlü oynanan anlayış idealize edilmiş olacak ki Montella, İtalya karşısına da aynı anlayışa çıktı. Ancak önemli bir farkla. Genelde sol stoper oynayan Merih'i merkeze, çoğunlukla sağ stoper oynayan Ozan'ı sol stopere koydu.
Hem sistem hem de oyuncu mevki değişikleri savunma hattının balans ayarını bozdu Montella. İlk yarı İtalya bu uyumsuzluğun faturasını 3-0 keserek cezalandırdı. Montella ikinci yarıya hatasını fark etmiş olacak ki Abdülkerim'i sol stopere alarak, Ozan'ı da 5'linin ortasına çekerek gidermeye çalıştı. 3-0'dan sonra tribünden yükselen istifa seslerinden Montella başta olmak üzere payını alamayan kalmadı.
Barış Alper'le bir gol atıp, Esposito ile 4-1'i buldu. Barış'ın iptal edilen ikinci golü Oğuz'un kalecinin görüş alanına etki ettiği için ofsayt gerekçesine dayandırıldı. Türkiye adına işin özeti şu; çok taktik konuşmaya gerek yok. Sorun oyun kimliği sorunu. Türkiye'ye monte edilen Montella futbol anlayışı artık acı veriyor! Savunmayı beşle, oyunu geriden kur, santrforsuz oyunla orta sahayı geçiş oyununa dönüştür. Biçilen bu gömlek Türkiye'ye dar geliyor.
Futbolcularımız giderek oyun karakterlerinden uzaklaşmaya ve ayaklarında pranga varmış gibi oynamaya başladı. TFF bir karar verecek. Türk Milli Takımı'nın kapasitesi bu mu? Montella ile ve felsefesiyle nereye gidiyoruz?
MUSTAFA ÇULCU: HAKEMDEN ÖRNEK PERFORMANS
Biz bir önceki maçtan kalecimiz zorunlu olmak üzere 4 değişik isimle, İtalya ise savunma dörtlüsünün tamamı olmak üzere 8 değişik oyuncuyla ve bambaşka bir kadro ile sahada. Belçika maçının aksine iyi savunma ve önde baskı ile başlayan İtalyanlar top bizdeyken tüm bölgelerde ikili üçlü sıkıştırma yapıp topu geri kazandılar. Daha istekli ve üretkendiler.
İlk 27 dakikada yediğimiz 3 gol bizi şoka soktu. Adam ve alan markajı yapamadık. İtalyanlar ellerini kollarını sallaya sallaya kalemize gelerek pozisyonlar buldular. Öyle ki sağ savunmacı Kayode bir asist, bir gole ulaştı. Geriden oyun kurucu Bastoni duran toplarda öne çıkarak modern futboldan örnekler verdi bir de gol buldu. Biz ise savunmada çok hatalar yaptık. Enerji, istek ve tempomuz yoktu, ruhumuzu kaybettik.
Montella'ya sormak gerekiyor, madem oyunu bu kadar geride kabul edip savunma yaparak başlayacaktın neden uyumlu savunma birlikteliğini bozup Abdülkerim ve Ferdi'yi kestin. Ozan, Eren Elmalı ve sakatlıktan yeni çıkmış Orkun'la başladın? Montella'nın Uluslar A Ligi kalitesine uygun farklı oyun anlayışlarını sahaya yansıtacak, rakiplere göre değişen planları olmalı. İkinci yarıya güçlü oyunla, meydan okurcasına istekli başladık, golü de bulduk lakin yine kendi hatalarımızdan yediğimiz gol ile inancımızı kaybettik.
İngiliz Michael Oliver 41 yaşında. 54'te penaltı beklentisi içinde aldatmadan dolayı Barış'a çıkan sarı doğru örnekti. 56'da Barış'ın golünde rakip kalecinin önünde aktif olan Oğuz Aydın ofsayt, gol iptali doğru. Evrensel ölçekte kendini kanıtlamış başarılarıyla tartışmaya kapalı, Türkiye'nin Collina'dan sonra en güven duyduğu ve uğurlu gelen hakemi. Aileden gelen güçlü hakemlik kültürü ve mesleki mirası bu akşam bir kez daha sahaya yansıttı. Çok başarılı, örnek performans gösterdi.