Süper Lig'in 9. haftasında Galatasaray, Fenerbahçe'yi 2-1 mağlup etti. Dev derbinin tartışmalı hakem kararlarını SABAH Spor'un usta kalemleri Ahmet Çakar ile Mustafa Çulcu değerlendirdi.
Galatasaray, dev derbide Fenerbahçe karşısında 2-1'lik skorla kazandı. Sarı-kırmızılıların kazandığı maçta Atilla Karaoğlan'ın bazı kararları tartışma yarattı. SABAH Spor yazarları Ahmet Çakar ile Mustafa Çulcu, Galatasaray – Fenerbahçe maçının tartışmalı kararlarını mercek altına aldı.
MUSTAFA ÇULCU: HAKEM KARAOĞLAN ÇOK ŞANSLIYDI
Hakem Atilla Karaoğlan'ın zorlu derbideki en büyük şansı İspanyol Carlos del Cerro Grande'nin VAR'da olması. Çok kariyerli ve deneyimli. Dünya Kulüpler Kupası, Dünya Kupası, Şampiyonlar Ligi ve Uluslar Kupası gibi en zorlu maçlarda görev alan, almaya devam eden, yüksek bir profil.
İspanya Süper Kupası'nın 2-7 Şubat 2027'de İstanbul'da olması ve Munuera'dan sonra Grande'nin de Süper Ligimizde VAR görevi alması, iki ülke arasında futbol ilişki çıtasını yükseltti. Grande demek UEFA'nın VAR çıtası demek. Açık ve bariz hata, gözden kaçan ihlal olmadığı sürece devreye girmez.
3'te Batrakov'a kontrolsüz hareketinde Skriniar'a sarı göstermeliydi, vermedi. 11'de Barış Alper'i kaçırınca iki eliyle iterek faul yapan, umut vadeden atağı kesen Skriniar'a doğru bir sarı gösterdi. Barış Alper devamında göğüs attı, o da sarı görmeliydi. 36'da Greenwood-Jakobs mücadelesinden penaltı çıkmaz. Devam kararı doğru.
45+2'de direkten dönen top pozisyonunda Brown'a kontrolsüz faulü dolayısıyla Osimhen'e sarı göstermeliydi, göstermedi. 67'de Batrakov-Guendouzi pozisyonunda Galatasaray penaltı bekledi, devam kararı doğru. Öyle basit temastan penaltı çıkmaz.
Hakem ilk çeyrekte maçı kontrolde ciddi bocaladı. Faul ve disiplin uygulamalarında hataları oldu, standardı yakalayamadı. Maçta skor akışı ve zora sokacak pozisyon olmaması hakemin şansıydı. O da maçı idare etti.
AHMET ÇAKAR: G.SARAY'IN KAZANDIĞINA DUA ETSİN
Fenerbahçe için hatta İsmail Kartal için bundan sonra kötü günler başlıyor… Skor sizi asla yanıltmasın. Galatasaray maçı rahatlıkla 4-5 yapabilirdi ama sahanın yıldızı Ederson bu farkı engelledi. Hele bir ilk yarı var ki Fenerbahçe gibi bir takım sahada yok. Top sürekli Galatasaray'da, Fenerbahçe kazandığı topu Galatasaray'a teslim ediyor ve yapılan hatayla da Galatasaray ilk golü buluyor. Uzun topta Osimhen'i bir an için boş bırakmanın bedeli, Galatasaray'a golü getiriverdi.
Ardından devre bitiyordu ki bu sefer Osimhen'in şans golü geldi. 45. dakikada Sanchez vurdu, top auta gidiyordu Osimhen'in kafasına çarptı ve gol oluverdi. İkinci yarı maçı izleyen hemen herkes farka gidecek diye düşündü ama hiç de öyle olmadı. Fenerbahçe, İrfan Can'la belki de yılın golüyle skoru 2-1'e getirdi. 2-1 demek morallenmek demek, 2-1 demek Fenerbahçe'nin direncinin yükselmesi demek…
Bu arada Galatasaray yine art arda goller kaçırırken o kötü oynayan Fenerbahçe son saniyede beraberliği kurtarabilirdi. Bir karambolde top gitti geldi, Lukaku'nun suratına çarpıp auta gidiverdi. Sonuçta bir kez daha gördük ki Fenerbahçe'de, oyunu organize edebilecek, gereğinde şut çekebilecek bir tane oyuncu yok. Fenerbahçe tarihi farktan kurtulduysa Ederson'a dua etsin.
Ve yine hakem Atilla Karaoğlan maçı Galatasaray'ın kazandığına dua etsin. Çok kritik iki hatası var. Maçın başında Skriniar'a net sarıyı vermedi. Verse ikinci sarıdan oyun dışı kalacaktı. İkinci yarıda da Batrakov'a yapılan net faulü tespit etmedi ya da edemedi. VAR müdahalesi olmayınca da penaltı kaynadı gitti.