A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar A Ligi 1'inci Grup'taki dördüncü maçında deplasmanda İtalya'ya 3-1 mağlup oldu. Bu sonuçla İtalya puanını 7'ye yükseltirken, milli takım 0 puanla son sırada kaldı. SABAH Spor'un usta kalemleri, A Milli Takım'ın mağlubiyetinin ardından değerlendirmelerde bulundu. İşte o ifadeler...
MURAT ÖZBOSTAN: Artık gerçeklerle yüzleşme vakti!
Uluslar Ligi A seviyesi, Türkiye'nin alıştığı B ve C seviyelerinden çok farklı! Her üç günde bir Fransa, Belçika ve İtalya gibi güçlü takımlarla karşılaşmak ciddi bir fiziksel ve mental sınavdı. Ancak bu mazeret olamaz! Türkiye bu seviyede yer almak istiyorsa bu tempoya ve mücadeleye hazır olmalıydı. Ne yazık ki bunu başaramadık; üstelik yalnızca fiziksel olarak değil, oyun olarak da ezildik.
"YOK SAYMAK DOĞRU DEĞİL"
Savunma organizasyonu alarm verdi. Merkezde ikiye birler, set oyunları, duran toplar ve özellikle korner savunması sürekli aksadı. Rakip hızlandığında dengemiz bozuldu. Montella'nın kompakt oyun, geriden pasla çıkma ve kanatları kullanma planı, yüksek baskı karşısında etkisiz kaldı. İşler kötü gittiğinde devreye girecek bir B planının olmaması da en büyük soru işaretlerinden biri. Montella'nın 2023-2025 arasında Türk futboluna kattıklarını ve Avrupa Şampiyonası'ndaki performansı yok saymak doğru değil.
"FUTBOLCULAR DA SORUMLU"
Ancak geçmiş başarılar bugünkü tabloyu sorgulamamıza engel olamaz. A Ligi'nde bu kadar savunma sız, kırılgan ve plansız bir milli takım görüntüsü kabul edilemez. Montella ile devam edilip edilmeyeceğine TFF karar verecek; fakat hangi karar alınırsa alınsın, bu gerçekle yüzleşmek gerekiyor. Futbolcuların sorumluluğu da en az teknik heyetinki kadar büyük.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Şahsiyetli mücadele sergilediler
Uluslar Ligi A Grubu'ndaki 4. maçı da yenilgi ile kapattık. Dün gece rekor sayı da önemli oyuncularımız eksikti. Buna rağmen futbolcularımız korakor şahsiyetli bir mücadele sergilediler. Ama değiştiremediğimiz makus talihimiz var; o da kolay goller yemek. Dün yine bu tarzda 3 gol yedik. Bunun dışında İtalya'nın Uğurcan'ın kurtardığı bir tane net pozisyonu var. Biz ilk yarıda 25 dakika oyunu karşı alanda oynadık, 5 korner kazandık. Ama hiçbir şekilde üretemedik. Zaten bu boy vasatisi ile kornerlerden gol çıkarmak tesadüfe bağlı olurdu.
"ELLERİNDEN GELENİ YAPTILAR"
İkinci yarının ilk bölümünü de iyi oynadık. Aral ile iki pozisyon bulduk, sonra Aral ile golü bulduk. Ama kısa süre sonra yine yenik duruma düştük. Bu arada yine oyunu bırakmadık. Salih'in bir şutunu Donnarumma kurtardı. Son dakikalarda yediğimiz golle maçı 2 farklı kaybettik. Oyuncularımız ellerinden geleni yaptılar. Ön plana çıkan İsmail ile Salih'in mücadelesi oldu. Bunun yanın da Yunus'un başarılı performansı ve devamlılığı oldu.
"KAFA TUTMAMIZ OLUMLUYDU"
Bu dört maçtan sonra şöyle bir görüş belirtmek istiyorum. Grubumuzda çok güçlü takımlar var, bu herkesin bildiği bir gerçek. Hakan-Kenan ve de Orkun'un eksiklikleri son derece sıkıntıydı. Güçlü rakiplerimizin kadroları bol alternatifliydi. Onlar eksik oyuncuları da olsa giderebilecek hamleler yapabildiler. 4 maçtan görüşüm şöyle; İtalya ve Belçika maçların da performansımız her yönden olumsuzdu. Ama Fransa'nın yanında dün geceki maçtaki mücadele ve kafa tutmamız olumluydu.
MUSTAFA ÇULCU: Basit hatalar!
Maça temkinli, kontrollü başladık. Oyuncu konumlanmalarını ve pas akışını doğru yaptık. Basit top kayıpları yapmadık. Dış şutlarla etkili olduk. Dengeli giden oyunda yediğimiz gole kadar temponuz iyiydi. 1.90'lık İtalyan stoperlerin arasında 1.73'lük Yunus'a yapılan ortalarla gol aramak hataydı. Yunus aralarında kayboldu.
"OZAN'IN HATASI BÜYÜKTÜ"
Yediğimiz gol, ani bir top değil, seken değil, uzaktan hem de en kalabalık olduğumuz üç stoperli merkeze gelen orta da gereken müdahaleyi yapmayan Ozan'ın hatası büyüktü. İkinci yarı ya kanatları etkili kullanarak başladık. Mancini hemen iki kanat savunmacıyı değiştirdi. Ona rağmen sağ kanat hücumunda beraberliği yakaladık. Lakin 4 dakika sonra duran toptan ikinci golü yedik. Eren topa yükselemedi, altta kaldı. Calafiori faulsüz yükseldi, kafayı vurdu, gol temiz.
"CESUR OYNADIK AMA..."
Yunus ikinci yarı da savunma aralarına doğru koşularla rakibi çok zorladı, çalışkan ve istekliydi. Yeniden yapılanma ve arayış için de olan ve rotasyon yapan İtalya'yı bu haliyle yakaladık. Bizim de kaybedecek bir şeyimiz kalmadığı için daha cesur oynadık ama yakaladığımız pozisyonları biz değerlendiremedik, onlar yakaladıklarını değerlendirdiler galip gelmeyi bildiler.
"SAKİN VE BAŞARILIYDI"
Hakemliğinde sona yaklaşan 45 yaşındaki Polonyalı Syzmon Marciniak tecrübesini sahaya yansıttı. Kariyeri ve kalitesi çok yüksek rol model bir hakem. Antrenman yaparcasına rahat, sakin ve başarılıydı.
AHMET ÇAKAR: Dibe vurduk
Çok zavallı bir milli takımız… Adeta lanetli gibiyiz. Kötü oynuyoruz yeniliyoruz, vasat oynuyoruz yeniliyoruz, iyi oynuyoruz yine yeniliyoruz. Tıpkı dün geceki gibi. Maça iyi başladık, iyi oynadığımız dakikalarda çok ama çok garip bir duran toptan gol yedik. İki stoperimiz kafaya çıktılar vurama dılar, karambol topu İtalyan forvetin önüne düştü, o da golü yapıverdi. Sonra bozulmadık. Yine iyi oynadık. En azından maçın üstünlüğünü İtalya'ya vermedik. Yunus, İsmail, Ferdi iyiydiler.
"İYİ DE OYNASA KÖTÜ DE OYNASA..."
Üstelik ikinci yarı da Aral Şimşir'le beraberliği bulduk. İşte o dakikalarda 'Bu maçı kaybetmeyiz' derken yine bir duran top ve çok iyi yükselen İtalyan Calafiori takımını öne geçiriverdi. Hatta buna rağmen umudumuzu korurken son dakikalarda Esposito ile 3. golü yiyip hem futbolumuzu dibe vurdurduk hem de maalesef küme düştük. Türk futbolu hiç bu kadar dibe vurmamıştı, milli takımımız iyi de oynasa kötü de oynasa art arda mağlubiyetler alıyor.
"UTANMADAN SIKILMADAN DEVAM EDİYOR"
Hakemler, MHK Başkan ve üyeleri tutuklanıyor. Futbolda zaten güven yoktu. Tam anlamıyla bitti. Montella utanmadan sıkılmadan görevine devam ediyor. Artık Türk futbolu için bırakın katkıyı zarar veren bir şahıs konumunda. Söylenecek fazla bir şey yok. Allah bugünlerden bizi çabuk çıkarsın diye dua edeceğiz.