Trendyol Süper Lig'in 25. haftasında Galatasaray, Beşiktaş deplasmanında 1-0'lık skorla galip geldi. Galatasaray'ın zaferini SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, Fatih Doğan, Bülent Timurlenk ve Levent Tüzemen değerlendirdi.
Okan Buruk yönetimindeki Galatasaray, Süper Lig'in 25. haftasında Beşiktaş ile deplasmanda kozlarını paylaştı. Galatasaray, Beşiktaş deplasmanından 1-0'lık skorla galip ayrıldı. Galatasaray'ın galibiyetini SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, Fatih Doğan, Bülent Timurlenk ve Levent Tüzemen mercek altına aldı.
MURAT ÖZBOSTAN: HATA BEŞİKTAŞ'TA
Galatasaray çok hayati bir maçı kazandı.. 24 karşılaşmadır gol atmayı başaran Beşiktaş'a 38 dakika 10 kişi oynamasına rağmen geçit vermedi.. Bu G.Saray için çok kıymetli bir galibiyet. Maçı bölüm bölüm analiz edelim.. Önce ilk yarı.. Galatasaray maça daha organize ve baskılı başladı. Yüksek presle Beşiktaş'ı kendi sahasına hapsetti, topa sahip olma oranı %58-65 civarındaydı zaman zaman.. Sürekli pas yaparak, Beşiktaş'ın başını döndürdü.. Gol, Sane'nin kaliteli ortasıyla Osimhen'in kafasından geldi. Osimhen bu sezon derbilerde ilk golünü atarken takımını adım adım şampiyonluğa taşımaya devam etti.
Ya Beşiktaş.. Hücumda etkisiz kaldı.. Şutu bile yoktu isabetli.. Rakibine deplasmanda oynadığı hissini hiç vermedi.. Tribünler sessiz kaldı! Ancak ikinci yarıda Galatasaray 10 kişi kaldıktan snora Beşiktaş pozisyona girmeye başladı.. Ama Uğurcan vardı.. Beşiktaş'ın duran topları ve ortaları tehlike yaratsa da sonuca ulaşamadı.. Kadro kalitesi, Okan Buruk'un taktik disiplini ve 10 kişiyle bile mental üstünlük Galatasaray'da idi.. Lig lideri olmanın getirdiği özgüven de hissedildi.. Hep derler ya 'atanın da tutanın da iyi olacak' diye.. İşte Galatasaray bu formül ile artık şampiyonluğa yüzde 60 daha yakın..
Beşiktaş ilk 45 dakikayı çöpe atmayıp ağırlığını koysaydı sonuç böyle olmazdı.. Sen avantajı G.Saray'a verince maçı çeviremedin! Maçın hakemi Ozan Ergün ise facia bir yönetim gösterdi. Kartları da verdikleri, vermedikleriyle can yaktı.. Pozisyonları takip edemedi.. Yan hakem var, VAR var, AVAR var.. Ama futbol bilgileri yok.. Kuralları bile uygulamıyorlar.. Özetle, maçın ağırlığını kaldıramadı..
FATİH DOĞAN: GALATASARAY KAZANMAYI HAK ETMEDİ
Her derbinin hikâyesi ayrıdır ama her maçın kritik dakikaları ve kırılma anları vardır. Bu bazen bir gol, bazen bir pozisyon, bazen de gösterilmeyen ve gösterilen kırmızı kart bile olabilir. Birbirini yoklamayla geçen ilk 15 dakikanın ardından ilk yarıda Sane'nin, Asllani'nin bileğine kontrolsüz basması, sertlik riski yüksek şiddetli bir darbe içermesine rağmen hakem sarıyla geçiştirdi. VAR da pas geçti. Ancak 62'de VAR, ilkine göre daha az şiddet olmasına rağmen Sane'nin, Rıdvan'nın bileğine basmasında kırmızıyı verdirdi.
İki pozisyon arasında neredeyse fark yok. Tek fark Sane'nin, Osimhen'in golüne asist sıkıştırması! İkincisi ise yine hakemin ilk yarıdan sarı kartı olan Osimhen'in ikinci yarıda rakibinden topu alırken faul yapıp sonrasında çalan düdüğe rağmen golü attığı pozisyonda ikinci sarıdan atmaya cesaret edememesi. Golde ofsayt kokusu var ama flu bırakılan bir nokta da o.
Galatasaray nerdeyse 2 gelip, 1 net pozisyonla 1 golle döndüğü bir maç oynadı. Sane ve Osimhen'in kırmızı kart gördüğü senaryoyu takdirlerinize bırakıyorum. Galatasaray galibiyeti hak edecek bir oyun oynamadı. İki yıldızıyla ve tecrübesiyle 3 puanı söküp aldı. Beşiktaş'ta yapışacak iki eleştir var; Golde Osimhen'i unutacak kadar adam ve alan paylaşımındaki kademe hatası. İki; rakip 40 dakika 10 kişi kalmasına rağmen atılmayan gol. Orkun başta Beşiktaş sonucu alacak kaliteyi ve pozisyonu üretemedi. Mücadeleye laf söylenmez ama Beşiktaş'ın hücumda alacağı daha fazla mesafe var.
BÜLENT TİMURLENK: OKAN BURUK VE SANE'YE RAĞMEN…
Bu sezon hiç derbi kazanamamış çalışkan öğrenci Okan Buruk ve son 4 sezonda yarıştan erken kopup iki vizeyi de boş geçip finalde bir Galatasaray galibiyetiyle sınıfı geçerim diyen Beşiktaş. Kartal bunu son 3 sezonda iki kez yapmıştı ve üçüncü için de gerisindeki galibiyet serisi iyi referanstı. 22 adamın da kim olacağının tahmini zor değilse muhtemel 11'ler, ideal 11 ise iki adım önde olan G.Saray'dır.
Bir, daha kaliteli kadro, iki ise daha uzun zamandır birlikte oynanan bir 11. İlk 10 dakikadan sonra da bunu hissettirdiler rakibe ve tribünlere. 15-30 arası yüzde 60+ dominasyon, 8 pas arasıyla rakibin oyununu kırma ve devreye önde götüren gol… Sane'nin kırmızı kokan pozisyon sonrası kötü oyununu asistle süslediği ilk yarı sonunda yerini Lang'a bırakması gerekiyordu. Buruk, bağıra bağıra gelen kırmızı kartı önleyemedi.
Beşiktaş, ikinci yarıya iyi başlamışken 10 kişi kalan takımında merkezde oyunu soğutan Sara da kenara gelince ev sahibi maçı rakip sahaya yıktı. Beşiktaş'ın iki kanadındaki 4 adamın hücumda "derbi seviyesi"ne çıkamadığı maçta Buruk, her değişikle takımını biraz daha kalesine yasladı. Sadece ikinci yarıda 19 uzaklaştırma, Kartal'ın 23 orta denemesi…
Sergen Yalçın, kulübeden gelenlerden verim alamazken Galatasaray sezonun ilk derbi galibiyetine koşuyordu. Osimhen elbette ki sadece golüyle değil mücadelesi ve fark yaratan oyunuyla, Uğurcan da nefis iki tokatlaması, altı pas hakimiyeti ve isabetli paslarıyla, Abdülkerim müthiş defansıyla G.Saray'ı zafere taşıdı. Buruk ve Sane'ye rağmen kazanılmış bir derbi oldu.
LEVENT TÜZEMEN: BİR KALECİDEN ÇOK DAHA FAZLASI
Galatasaray 10 kişi kaldıktan sonra 1-0'lık skor avantajını eğer koruyabildiyse bunu kaleci Uğurcan'a borçludur. Uğurcan, Galatasaray'ın baskı yediği anlarda kalesinde devleşti. Orkun'un Cerny'nin gollük vuruşlarını kurtardığı gibi arkadaşlarının direncini ayakta tuttu.
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Metin Oktay'dan sonra "Beni en çok Osimhen heyecanlandırıyor" demişti. Nijeryalı yıldız, Sane'nin ortasını bireysel becerisiyle gole çevirirken maç boyu takım için müthiş çalıştı. Özellikle Galatasaray, 10 kişi kaldıktan sonra arkadaşlarını doğru pozisyon almaları konusunda sık sık uyardı. Sanchez'e de kornerlerde öne çıkmaması talimatını verdi.
Sane ne kadar sorumsuz bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi. Galatasaray derbide öne geçiyor. Gereksiz yere yaptığı faullerle kırmızı kart görüp takımını yalnız bırakıyor. Okan hocanın Sane'ye olan takıntısına şaşırıyorum. Sane, yaptığı orta dışında hiç ikili mücadeleyi kazanamadığı gibi kaptırdığı toplardan sonra bile rakibini kovalamadı. Okan hocanın onu oyundan almaması bir akıl tutulmasıydı. Liverpool maçı öncesi Sane'nin sorumsuzluğu sonrası Galatasaray'da oyuncular, 10 kişilik bölümde müthiş biri enerji harcadılar.