UEFA Avrupa Ligi üçüncü eleme turu rövanşında Çekya'nın Hradec Kralove ekibini Tüpraş Stadı'nda 1-0 yenen Beşiktaş, bu sezon Avrupa'da yoluna devam etmeyi garantiledi. SABAH Spor yazarları Ahmet Çakar, Mustafa Çulcu, Fatih Doğan ve Murat Özbostan, karşılaşmayı değerlendirdi.
SABAH Spor yazarları Ahmet Çakar, Mustafa Çulcu, Fatih Doğan ve Murat Özbostan, Beşiktaş'ın Hradec Kralove karşısındaki performansını değerlendirdi.
MUSTAFA ÇULCU: "KEYİF VERİYOR!"
"Türk futbolunda ve Beşiktaş tarihinde iz bırakmış Süleyman Seba başkanımızın ölüm yıl dönümüne denk gelmesi maça daha bir anlam kattı. Karşılaşma önü Önder Özen'in ifade ettiği gibi kendini güncelleyen Beşiktaş, tam bir teknik direktör takımı olma yolunda hızla ilerliyor. Vlahovic hazır olup süre almaya başladığında gol yollarında daha etkili olacaklar. Maç ritmini bulduğunda Trossard ile taş gibi bir Beşiktaş izleyeceğiz. Sol bek ve savunma merkezinde stoper hattındaki aksamaları önlemek teknik ekibin ve yönetimin işi.
Beşiktaş, cesur oyundan taviz vermeden ön alanda bunaltan baskı ile golü bulana kadar tempoyu hiç düşürmedi. Hem kanatlardan hem merkezden hucüm organizasyonları geliştirdi. Olaitan'ın rakip savunma arasına Cerny'ye gönderdiği öldürücü pas ile kontrataktan gelen golde gördük ki futbolu bilen, güçlenen ve her zaman 'takımda benim yerim var' diyen bir Cerny izledik.
Rakip hücumlarında geriye dönüşleri hızla yapan ve savunmada çoğalan Beşiktaş, Orkun merkezli oyun sistemi ve kalitesi ile hücum futbolu oynamaktan keyif alırken biz de bu Beşiktaş'ı izlemekten keyif alıyoruz. Tempolu oyun süresini her maç üstüne koya koya geliştiren bu Beşiktaş alkışı hak ediyor. İsviçreli Urs Schnyder.
FATİH DOĞAN: "BEŞİKTAŞ ARTIK FAVORİ"
"Beşiktaş, Kralove'yi eleyerek bir turdan daha fazlasını kazandı: Güven... Ortada ilginç ve altı çizilmesi gereken önemli bir istatistik var. Dört maç, dört galibiyet ve kalesini gole kapatması… Bu turun asıl değeri skordan çok, Beşiktaş'ın oyun karakterinin şekillenmesi.
Midtjylland karşısında iki maçta alınan galibiyetlerin ardından Kralove karşısında da 4 maçta 4 galibiyet ve sıfır gol… İtaliano'nun takımı henüz hücumda kusursuz değil ama savunmada ne yaptığını biliyor. Nübel güven veriyor, Djalo-Emirhan ikilisi sağlam duruyor, Orkun ve Salih merkezde oyunun dengesini kuruyor. Şimdi sıra bu savunma disiplinine hücum kalitesini eklemekte. Trossard bunun önemli parçalarından biri olacak.
Cerny ise şimdiden 'Ben de buradayım' dedi. Vlahovic oynamak için heyecanlanıyor. Cerny için ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Çek oyuncu, kendi ülkesinin takımına karşı bu kez sorumluluk aldı. Golü kadar savunma arkasına yaptığı koşu ve doğru zamanda hızlanması önemliydi.
Trossard tam olarak hazır olduğunda Beşiktaş'ın hücumdaki seçenekleri ve özellikle son bölgede üretkenliği artacak. Cerny'nin formu ile Trossard'ın kalitesi birleştiğinde kanatlarda ciddi bir rekabet doğacak. Beşiktaş şimdi Kauno Zalgiris ile play-off oynayacak. Her maç zor ama Avrupa'da garanti diye bir şey yok ama artık favori Beşiktaş."
MURAT ÖZBOSTAN: "FORMA İLHAN FAKILI'YA HİÇ AĞIR GELMİYOR!"
"Beşiktaş, Kralove karşısında ilk maçta attığı golün üzerine yatmayı tercih etmedi. Tam tersine, kontrollü ama cesur bir oyunla rakibinin üzerine giderek yine kazanmak istedi. Pozisyonlar da buldu. Biraz daha kaliteli son vuruşlar yapabilseydi, maç çok daha erken kopabilirdi. Beşiktaş'ın temel meselesi tam da burada: Gol vuruşundaki kalite.
Oyun var, hücum organizasyonu var, kanatlar çalışıyor. Fakat son dokunuşta hâlâ biraz daha kalite gerekiyor. Bu oyunun merkezinde yine Orkun Kökçü vardı. Neredeyse bütün atakların başlangıç noktasıydı. Top önce onun ayağından çıktı, oyunun yönünü o belirledi. Bir de kenarda maçı izleyen değil, adeta oyunun içindeki 12. adam gibi yaşayan İtalyan bir teknik adam vardı: İtaliano. Her pozisyona müdahil, her hamleyi takip eden bir teknik adam görüntüsü verdi. Beşiktaş'ın saha kenarında da enerjisi yüksekti yani.
İlhan Fakılı.. En beğendiğim tarafı şu: Forma ona ağır gelmiyor. Büyük takımda genç oyuncular bazen top ayağına geldiğinde panik yapar. İlhan'da o çekingenlik pek görünmüyor. Kanatta topu aldığında rakibe gitmeye, pozisyon üretmeye çalışıyor. Bir de yaşının (20) getirdiği enerjiyi doğru kullanıyor. Sürekli hareketli olması Beşiktaş'ın kanat hücumlarını canlı tutuyor.
Gelelim Cerny'ye... Taraftarın ona bakışı çok sıcak değil. Ancak öyle bir anda golünü attı ki, tribünlerdeki ıslıkların yerini alkışlar almaya başladı. Bazen bir futbolcunun ihtiyacı olan şey tam da budur: Bir gol, biraz öz güven ve taraftarın desteği. Beşiktaş'ın sağ ön bölgeye transfer yapmak istediğini biliyoruz. Ama Cerny'de hâlâ ciddi bir futbolcu olduğunu gösteren özellikler var.
Bu nedenle o mevkiye mutlaka flaş bir transfer yapılması gerektiği konusunda o kadar emin değilim. Özetle; lig başlamadan önce bile tribünlerde başka bir beklenti oluştu. Bu kez Beşiktaş, "Ben yarışın içinde olacağım" diyebilecek bir takım görüntüsü veriyor. Şimdilik eksik olan tek şey, bulduğu pozisyonları daha yüksek kaliteyle gole çevirmek. O da gelirse, bu Beşiktaş'ı ligde çok daha ciddi konuşuruz."
AHMET ÇAKAR: "ÇOK POZİTİF"
"Beşiktaş bekleneni yaptı ve turu geçti… Bu takımda çok pozitif şeyler var. Oyun disiplinini kaybetmiyorlar, kaytaran oyuncu da yok. Taktik anlayışa sonuna kadar bağlı kalıyorlar. Orkun Kökçü gerçek anlamda bu takımın hem saha içi hem de saha dışı lideri olmuş. Cerny'nin dün geceki performansı ve stoperde Djalo'nun mücadelesi takdire şayan.
Beşiktaş ilk yarıda fazla üretemedi. Dönen topları kazandı, rakibe oynama imkanı tanımadı ama Orkun'un direkten dönen topu dışında da ciddi bir pozisyonu yok. Ani bir kontratakta Ouliatan doğru bir zamanlamayla Cerny'nin önüne bıraktı, o da akıllı ve düzgün bir vuruşla golü yaptı. Daha bu takıma Trossard girecek ki dün gece yarım saat süre aldı. Ve belki de en önemlisi Vlahovic gelecek.
Hep söyledik Oh, iyi oyuncu ama Beşiktaş gibi önemli hedefleri olan bir takımın golcüsü değil. Beşiktaş asla geçen yıllardaki Beşiktaş gibi değil. Mükemmel bir kaleci ve nazar değmezse mükemmel bir golcü aldılar. Belki de şu anda Türkiye Ligi'nin en çok ses getirecek golcülerinden biri.
Orkun'un olması sadece milli takım için değil, sadece Beşiktaş için değil her takım için büyük avantaj. Peki Beşiktaş'ın hâlâ bir oyuncuya ihtiyacı var mı? Belki bir sağ kanat olabilir. Ama olmazsa da Beşiktaş'ın eksiği var, rakiplerin göre daha zayıf diyemeyiz. Sonuçta Türk futbol tarihinin en zor, en çekişmeli yıldızlarla dolmuş takımların olduğu müthiş bir lig bizi bekliyor."