Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi play-off turu rövanşında Kauno Zalgiris'e deplasmanda 1-0 mağlup oldu. Siyah-beyazlılar, ilk maçtaki 3-0'lık galibiyetin ardından tur biletini aldı. Beşiktaş'ın Litvanya'daki yenilgisini SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan ve Fatih Doğan değerlendirdi.
Vincenzo Italiano yönetimindeki Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi play-off turunda ilk maçta 3-0'la geçtiği Kauno Zalgiris'e deplasmanda 1-0 kaybetti. Siyah-beyazlılar, mağlubiyete rağmen UEFA Avrupa Ligi lig etabına yükseldi. Beşiktaş'ın Kauno Zalgiris maçını SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan ile Fatih Doğan mercek altına aldı.
MURAT ÖZBOSTAN: BİRAZ PROBLEM VAR
3-0'lık avantajla çıkılan rövanşta turu geçmek elbette önemliydi. Avrupa Ligi bileti cebimize kondu. Ancak skora bakıp sahadaki görüntüyü görmezden gelmek, asıl problemi halının altına süpürmek olur. Çünkü Alanya maçındaki az tempodan bile eser yoktu.
Vlahovic, Kartal Kayra ve İlhan Fakılı gibi isimlerin ilk 11'de başlaması rotasyon açısından anlaşılabilir. Fakat rotasyon yapmak başka, oyunun karakterini kaybetmek başka. Takım daha ilk dakikalardan itibaren 3-0'ın rahatlığını üzerinde taşıdı.
Asıl can sıkıcı bölüm ise 64. dakikada yaşandı. Djalo'nun yaptığı basit hata, golü adeta hediye etti. Bugün rakip istediği kadar mütevazı olabilir; yarın Avrupa Ligi'nde karşınıza çok daha kaliteli bir takım çıktığında aynı hata tabelayı değiştirebilir, hatta turu elinizden alabilir. Evet, tur geçildi. Evet, Avrupa Ligi'nde yola devam ediliyor. Bunlar küçümsenecek başarılar değil. Ancak bu maçın üstünü yalnızca "Tur geldi" diyerek kapatmak büyük hata olur.
Çünkü kolay görünen rakip karşısında gösterilen rehavet, yarın daha güçlü rakiplere karşı ciddi kayıplara dönüşebilir. Kadro derinliği var, kalite var. Fakat bu kaliteyi sahaya yansıtacak tempo, motivasyon ve doğru zamanlama da şart. İtaliano'nun "Daha aç olmalıyız" sözü bugün belki de her zamankinden daha fazla anlam taşıyor.
FATİH DOĞAN: NAZAR BONCUĞU
Beşiktaş, İstanbul'da 3-0 kazandığı Kauno Zalgiris karşısına turun büyük bölümünü cebine koymuş olarak çıktı. Ancak tam da burada Avrupa futbolunun en tehlikeli tuzağı devreye girdi: rehavet.
İlk maçın rahat skoru, Beşiktaş'ın temposunu aşağı çekti. Siyah-beyazlılar oyunu kontrol ediyor görüntüsü verse de rakibin direncini kıracak, maçı kendi istediği noktaya taşıyacak futbolu ortaya koyamadı. İlk yarının 0-0 bitmesi aslında Beşiktaş adına alarm ziliydi. Çünkü 3-0'lık avantaj, oynamama hakkı değil, hata yapmama avantajıydı.
Nübel, Vlahovic, Trossard, Orkun ve Salih yapılanmanın önemli parçalarının bulunduğu bir Beşiktaş'ın artık skoru korumaktan daha fazlasını yapması gerekiyor. Böyle maçlar sadece tur geçmek için değil, takımın karakterini oluşturmak için oynanıyor. Djalo'nun bireysel hatası ve 64'te gelen Zalgiris golü, Beşiktaş'a çok net bir mesaj verdi: Avrupa'da turun kapısını açmak yetmez; o kapıdan geçerken rehavete kapılırsan, rakibine yeniden hayat verirsin. Bu maçı nazar boncuğu olarak görüyorum.