Beşiktaş, Süper Lig'in 4. haftasında Fenerbahçe deplasmanında 1-0'dan geri dönerek 2-1 kazandı. Siyah-beyazlıların zaferini Bülent Timurlenk ile Fatih Doğan değerlendirdi.
Süper Lig'in 4. haftasında Beşiktaş, Fenerbahçe deplasmanında 2-1'lik skorla galip geldi. Beşiktaş'ın galip geldiği derbiyi Fatih Doğan ve Bülent Timurlenk merek altına aldı. İşte Fenerbahçe – Beşiktaş derbisi sonrası değerlendirmeler…
BÜLENT TİMURLENK: ITALIANO FARKI
Geçen sezonun devre ortasında üç santrforu gönderip golcü almamak nasıl bir gafletse, bu hafta da Asensio sakat ve yakın vadede durumu belirsizken Talisca'yı göndermek bir o kadar futbol faciası.
Gençlerbirliği yıllarında beri forvet arkasında oynamamış İrfan Can'dan medet uman İsmail Kartal, karşısında Italiano; Salih, Olaitan, Orkun üçlüsünün dinamizmine güveniyordu. Fenerbahçe taraftarının önünde baskılı değil ama rakibi ikili mücadelelerde sindiren bir futbolla başladı. Duran toptan golü de buldular ancak oyuna hükmetmekte zorlandıkları ilk yarının 25-45 diliminde yaratıcılıkları sadece sağ kanattan merkeze gelen Greenwood ile sınırlıydı.
Italiano, dersine iyi çalışmış. Semedo ve Skriniar'ın arkasındaki madeni güzel keşfetmiş. Maç boyunca bu bölgeyi paramparça etti. İsmail Kartal, merkezde gelip iyi işler yapan Greenwood'u ikinci yarıda burada tutsa, İrfan Can'ı yerine aldığı Nene'yi sağ kanada yerleştirse doğru bir hamle yapacaktı.
Olaitan ikinci yarıda canlanınca Beşiktaş, ikinci yarıda orta sahayı aldı. Kerem ile oyun neredeyse 4-4-2'ye dönmüş, Kartal, İsmail'i de kulübede unutmuştu. Trossard nefis futboluyla oyunu domine etti. Kartal'ın Lukaku ve Nene hamleleri, Italiano karşısında iflasıydı. Beşiktaş, top kayıpları yüzünden temposu yüksek görünen derbinden çok değerli bir üç puanla çıktı. Fenerbahçe Asensio dönene kadar üretkenlik problemi yaşamaya devam eder.
FATİH DOĞAN: BÜYÜK AKIL KAZANDIRDI
Beşiktaş'ın Kadıköy zaferinin baş mimarı Italiano… "Forza Italiano" diye özetlesek abartı olmaz. Şampiyonluğun en güçlü takımlarından F.Bahçe'yi deplasmanda devirdi. Agbadou-Emirhan uyumsuzluğundan kaynaklı ilk golü kalesinde görmesine rağmen demorilize olmadı ve cevap verdi.
Korkmadı, önce oyun kontrolünü eline aldı sonra önde baskıya devam etti. Kadıköy'de gecenin kazananı yalnızca Beşiktaş değil, Italiano'nun derbi aklıydı. Bu müsabaka, Beşiktaş adına "doğru oynadım" maçıydı.
Italiano'nun en önemli tercihi, Kadıköy atmosferine teslim olmadan oyunun merkezini kontrol etmekti. Orkun ve Salih'in merkezdeki direnci, Olaitan'ın geçişlerdeki hareketliliği ve Trossard'ın bağlantı oyunu, Fenerbahçe baskısının kırılmasını sağladı. Orkun'un topu tek ya da iki dokunuşla kanada aktarması, Olaitan'ın çizgiye basarak rakip bekleri geriye koşturması, ön alan baskısının arkasında boşluklar oluşturdu.
Trossard ise geriye gelerek üçüncü adam rolünü üstlendi; topu aldı, rakip orta sahayı üzerine çekti ve kanatlardaki koşuları hızlandırdı. Italiano'nun planı açıktı: Derbiyi kaosa değil, kontrollü geçişlere ve doğru anlara bırakmak. Orkun'un asisti Vlahovic galibiyet golündeki hücum ve pas organizasyonu muhteşemdi.