Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında Kauno Zalgiris karşısında 3-0'lık net skorla galip geldi. Büyük avantajın sahibi olan Beşiktaş'ın performansını SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan ve Fatih Doğan kaleme aldı.
UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında Beşiktaş, Kauno Zalgiris engelini 3-0'lık skorla geçti. Beşiktaş'ın zaferini SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan ile Fatih Doğan mercek altına aldı. İşte Beşiktaş'ın galibiyeti sonrası değerlendirmeler…
MURAT ÖZBOSTAN: ITALIANO, BEŞİKTAŞ'A 3 ÖNEMLİ ŞEY GETİRDİ!
Beşiktaş, rakibine nefes aldırmadığı, tribünleri ayağa kaldırdığı ve sahadaki iştahıyla "Ben bu oyunu ciddiye alıyorum" dediği bir gece yaşattı taraftarına. Güç farkı vardı ama Beşiktaş rakibini hafife almadı.
Tam tersine, maçın ilk düdüğünden itibaren aynı ciddiyetle, aynı disiplinle ve yüksek tempoyla oynadı. Rakibine üçüncü pası yaptırmamak için adeta nefesini kesti. Topu kaybettiğinde hemen geri kazanmak istedi. Her ikili mücadelede, her ikinci topta, her hücum başlangıcında aynı iştah vardı.
Ve bu enerji tribünlere de yansıdı. Sahada Beşiktaş, tribünde Beşiktaş taraftarı… İki taraf birbirini besledi. Üstelik senaryo da başlı başına güzeldi. Sol bek ortalıyor, sağ bek gol atıyor… Bu sadece bir gol organizasyonu değil; takımın oyuna bakışının da küçük bir özeti aslında. Savunmacıların bile hücumun içinde olduğu, herkesin oyunun bir parçası olduğu, pozisyonların çalışılmış bir düzen içinde geliştiği bir Beşiktaş izledik.
Topa sahip olma, pas isabeti ve tehlike yaratma konusunda rakibinin açık ara önündeydi Beşiktaş. İkinci yarıda da aynı disiplin devam etti. Sahada bitmeyen bir açlık vardı. Ve bu takımda her maç birkaç satırı özellikle Orkun Kökçü'ye ayırmak artık neredeyse gelenek hâline geldi. Kaptan, orta sahada oyunun merkezinde. Topun dağıtımı onun elinde, temponun kontrolü onun ayağında. Penaltıya kadar da oyunun birçok bölümünde etkiliydi. Set hücumlarında, geçişlerde ve rakip yarı sahadaki konumlanmalarda takımına yön verdi. Bu sadece bir oyuncunun performansı değil, kaptanlığın da sahaya yansıması.
Beşiktaş'ın 6'da 6 yapması, üstelik kalesini gole kapatma serisini sürdürmesi tesadüf değil. Çünkü Italiano bu takıma çok önemli üç şey getirdi: Disiplin, kompakt savunma ve yüksek tempo. Ama belki daha önemlisi, oyuncuların özgüvenini geri getirdi.
Sahada birbirine inanan, ne yaptığını bilen ve oyunun içinde kalmayı başaran bir takım var artık. Kenarda da bunun karşılığını veren enerjik bir teknik adam…İyi bir teknik adam sadece takım kurmaz. Oyuncularını ayağa kaldırır, takıma karakter kazandırır, tribünü yeniden inandırır.
FATİH DOĞAN: KORKUTAN TAKIM!
Beşiktaş, Zalgiris karşısında kazanarak sadece play-off ilk maçında büyük bir avantaj elde etmedi; oyunu, tribünü ve Avrupa hedefini aynı gece şovunda buluşturdu. Bu kez Dolmabahçe'de sadece futbolcular değil, tribünler de maçın aktörüydü. Uzun süredir izlediğim iyi tribünlerden biriydi. Maçın daha ilk dakikasından itibaren sahaya yayılan o muhteşem destek, Beşiktaş'ın temposunu yukarı çekti.
Tribünlerin yükselen sesi, her ikili mücadelede verdiği destek ve gol beklentisindeki coşku, Zalgiris'in oyuna tutunmasını zorlaştırdı. Beşiktaş'ın ilk 12 dakikada bulduğu iki gol, bu baskının karşılığıydı. Oh'un erken golüyle başlayan gece, Murillo'nun fileleri havalandırmasıyla bambaşka bir noktaya taşındı.
İki golde de kenar organizasyonlarının ve duran top etkinliğinin öne çıkması, İtaliano'nun çalışmasının sahaya yansımasıydı. Ama asıl önemli olan 2-0'dan sonraki Beşiktaş'tı. Siyah-beyazlılar, skoru korumak için geri çekilmedi. Top rakibe geçtiğinde baskısını sürdürdü, ikinci topları topladı, oyunun merkezini bırakmadı. Bu Beşiktaş'ın gelişim işareti. Orkun'un penaltıdan golü de gecenin imzası oldu.
3-0'dan sonra tribünlerin coşkusu daha da arttı. Uzun zamandır özlenen Avrupa gecelerinden biri yaşandı. Ve son bölümde Vlahovic sahneye çıktı. Beşiktaş, formasını ilk kez resmi maçta giymek için oyuna giren yıldız, sadece 3-5 dakikada bile tribünlerin heyecanını değiştirdi. Beşiktaş artık korkan değil korkutan takım.