Beşiktaş'ın yaz transfer döneminde renklerine bağladığı dünyaca ünlü yıldız Dusan Vlahovic,Sırbistan basınına özel açıklamalar yaptı.
"Dusan, yeni kulübün ve bu kesinlikle büyüleyici şehir hakkındaki ilk izlenimlerinden bahseder misin? Burada henüz kısa bir süredir bulunuyorsun; şehri ne kadar görme fırsatı yakaladın?"
"İlk izlenimlerim mükemmel. Hem yaşadığım deneyim hem havaalanında karşılanma biçimim hem de sonrasında statta düzenlenen karşılama töreni açısından son derece memnunum ve çok mutluyum. Şehri ise fazla gezme fırsatım olmadı. Yalnızca otelden antrenmana giderken ya da antrenman merkezinden stada geçerken görebildiğim kadarıyla biliyorum. Fakat şimdiye kadar gördüklerim çok hoşuma gitti. Zaten İstanbul hakkında fazla bir şey söylemeye gerek yok. Burası çok ciddi bir şehir, gerçek bir metropol. Umarım her şey olması gerektiği gibi ilerler."
"BANA ÇOK TUHAF GELDİ"
"Beşiktaş'a gelişinde yapılan karşılama töreni hakkında ne düşünüyorsun?"
"Evet, alışılmış bir durum değil ve bana gerçekten çok tuhaf geldi. Tuhaf derken, taraftarlarda böyle bir coşku ve mutluluk yaratabileceğim benim için hayal bile edilemezdi. Bundan dolayı çok mutluyum. Taraftarların ateşli olduğunu, futbolu çok sevdiklerini ve her şeyi kalplerine çok yakın tuttuklarını biliyordum ancak bunun bu boyutta olmasını beklemiyordum. Onlar futbol için yaşıyor. Kulüpleri ve futbolcular, onlar için kelimenin tam anlamıyla her şey demek. Gerçekten olağanüstüydü."
"Dusan, Beşiktaş'a gelmende belirleyici olan şey neydi?"
"Elbette oldu. Her şeyden önce beni transfer etmek için gösterdikleri istek belirleyiciydi. Bütün yaz benimle iletişim kurmaya çalıştılar. Beni getirebilmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Bu benim çok hoşuma gitti. Çünkü genel olarak insanın, kendisini en fazla isteyen yere gitmesi gerektiğini düşünüyorum. Beşiktaş Başkanı ve sportif direktörü Belgrad'a geldiler. Burada yedi ila on gün arasında kaldılar ve görüşmeler yaptık. Dolayısıyla her şeyden önce onların isteği, hedefleri ve sundukları proje belirleyici oldu. Elbette çok iyi tanıdığım ve Fiorentina'da birlikte çalıştığım teknik direktör de etkiliydi. Hatta belki de en önemli etken oydu."
"ITALIANO İLE TELEFONDA GÖRÜŞTÜK"
"Teknik direktör Italiano'nun sana neler söylediğini anlatabilir misin? Birbirinizi uzun süredir tanıyorsunuz. Seni Beşiktaş'a gelmeye nasıl ikna etti?"
"Teknik direktörle görüştüm. Beşiktaş'a gelir gelmez telefonla konuştuk. Çünkü birlikte çalıştığımız dönemden sonra da iletişimimizi sürdürmüştük. Fiorentina'da geçirdiğimiz altı aylık dönemde gerçekten mükemmel bir iş birliğimiz vardı ve sonrasında da sık sık konuşmaya devam ettik. Beni arayarak Beşiktaş'a geleceğini, bu kararı verdiğini, burada ciddi bir proje ve büyük hedefler bulunduğunu söyledi. Sanırım haziran ayıydı. Muhtemelen sonrasında kulüp yöneticileriyle görüştü ve beni transfer etmek istediğini söyledi. Ben de onunla yeniden çalışma isteğimi dile getirdim.
"Bu durum belli ölçüde baskı da yaratıyor mu? Senden beklentiler çok büyük. Belki de şu anda Beşiktaş kadrosunda yer alan bütün futbolculardan daha fazla beklenti var."
"Elbette baskı yaratıyor ancak çocukluğumdan beri bununla yaşamaya alışkınım. Benden sürekli en iyisi bekleniyor ve söylediğim gibi, buna alıştım. Benim görevim çalışmak, teknik direktörümü dinlemek, kendimi mümkün olduğunca takımın hizmetine sunmak ve sahada elimden geldiğince katkıda bulunmak. Her şey takım için yapılmalı ve takım daima birinci sırada olmalı."
"Beşiktaş'a gelmeden ve teklifi kabul etmeden önce burada forma giymiş Sırp futbolculardan herhangi biriyle konuştun mu? Adem Ljajic veya Duško Tosic ile görüştün mü?"
"Hayır, açıkçası görüşmedim. Onlarla herhangi bir temasım olmadı, konuşmadık."
F.BAHÇE, G.SARAY VE TRABZONSPOR SÖZLERİ
"Beşiktaş'a gelişinden ne bekliyorsun? Planların ve isteklerin neler?"
"Hedeflerim her zaman en üst seviyededir. Daima en büyük hedeflerin peşinden koşarım. Elbette kolay olmayacak. Rakiplerimiz arasında Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor var... Herhangi bir takımı unutmak istemem ancak bizimle birlikte bu üç takımın şampiyonluğun en büyük adayları olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle kolay olmayacak fakat benim hedefim ve arzum Beşiktaş ile şampiyon olmak."
"Türk ligini ne kadar tanıyorsun? Lig, yıllar geçtikçe gelişiyor gibi görünüyor. Daha fazla yatırım yapılıyor, daha kaliteli ve daha ünlü futbolcular geliyor."
"Ligi tanıyorum. Diğer ligleri izlediğim gibi Türk ligini de izledim ve takip ettim. Elbette daha önce de buraya iyi futbolcular geliyordu ancak son yıllarda seviyenin daha da yükseldiğini düşünüyorum. Dört ciddi takım var. Diğer karşılaşmaların kolay olduğu düşünülüyor fakat kesinlikle öyle değiller. Öteki takımlarda da çok kaliteli futbolcular bulunuyor. Kolay bir lig değil."
"Kulübün renkleri de teklifi kabul etmende etkili oldu mu? Partizan ve Juventus siyah-beyazdı, Fiorentina ise bu seriyi biraz bozmuştu..."
"Renklerin kararım üzerinde etkisi olmadı. Biz profesyoneliz ve işimizi yapıyoruz. Ancak elbette yine siyah-beyazlı bir takımda olduğum için mutluyum. Çocukluğumdan beri Partizan taraftarıyım fakat profesyonel bir futbolcuyum. Başka renkler de olabilirdi. Önemli olan benim memnun olmam."
"Sırbistan'da birçok kişi transferini değerlendirirken kariyerinde geriye doğru bir adım attığını söylüyor. Juventus'tan sonra herkes seni yeniden Avrupa'nın beş büyük liginden birinde yer alan bir takımda görmeyi bekliyordu. Verdiğin kararı ve yapılan bu yorumları nasıl değerlendiriyorsun?"
"Yorumlara bakmıyorum. Herkes istediğini söyleyebilir ve istediğini düşünebilir. Futbol, dünyadaki en popüler spor ve önemsiz şeylerin en önemlisidir. Çünkü herkesin futbol hakkında bir fikri olabilir. Elbette herkes, kendi bakış açısından haklı olabilir. Ancak ben bunlarla ilgilenmiyorum. Benim kendi yolum, hedeflerim ve amaçlarım var. Önemli olan tek şeyin benim kendimi nasıl hissettiğim ve ne düşündüğüm olduğuna inanıyorum. Dolayısıyla herkesin düşüncesine saygı duyuyorum ancak bunlar beni fazla etkilemiyor ve üzerlerinde durmuyorum."
"Bu yaz tam olarak neler yaşandığını biraz anlatabilir misin? Yaz transfer dönemi uzun sürdü. Juventus'tan ayrılacağına ilişkin haberler ise bundan çok daha önce başlamıştı. Bayern Münih, Barcelona, Real Madrid ve Atletico Madrid başta olmak üzere Avrupa'nın neredeyse bütün büyük kulüpleriyle adın anıldı. Bize neler anlatabilirsin, bütün bu haberlerde gerçek olan neydi?"
"Birçok kulüple pek çok görüşme yapıldı. Bu kaçınılmazdı çünkü serbest bir futbolcuydum. Sözleşmem sona ermişti ve her kulüp, tabiri caizse nabız yoklamak ya da beni transfer etmek için girişimde bulundu. Söylediğim gibi, birçok kulüple görüştüm. Ancak daha önce açıkladığım nedenlerden dolayı Beşiktaş'ı seçtim ve konu böyle sonuçlandı. Transfer dönemi sürekli değişen, canlı bir süreçtir. Bir gün bir şey olur, ertesi gün tamamen farklı bir gelişme yaşanır. Her gün gerçekten çok fazla şey değişiyor. Uzun süre düşündüm ve oldukça sabırlı davrandım. Sonunda, kariyerimin bu aşaması için en doğru kararı verdiğimi düşünüyorum. Bunu zaman gösterecek ama benim düşüncem bu yönde."
"Az önce saydığım kulüplerle temasın oldu mu?"
"Bu konuda konuşmak istemiyorum. Şu anda bütün odağım Beşiktaş'ta. Beşiktaş'ın futbolcusuyum. En kısa zamanda form tutmak ve takımın mümkün olan en iyi sonuçları almasına yardımcı olabilmek için elimden gelen her şeyi yapmak istiyorum."
JUVENTUS'TAN AYRILIK SÜRECİ HAKKINDA
"Juventus'tan ayrılığın hakkında neler söyleyebilirsin?"
"Sözleşmem 30 Haziran'a kadar devam ediyordu. Sözleşmem sona erdikten sonra serbest oyuncu oldum. Juventus'ta dört buçuk harika yıl geçirdim. Kulüpteki ilişkiler, kulübün büyüklüğü, taraftarlar ve dünyanın en büyük kulüplerinden birinin parçası olmanın getirdiği diğer her şey açısından harika bir dönemdi. Juventus'un bir parçası olma, o formayı giyme, sahaya çıkma, kulübü temsil etme ve goller atma fırsatına sahip olduğum için büyük bir onur ve mutluluk duydum. Kulüpteki herkese, bütün taraftarlara ve takım arkadaşlarıma bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Benim için gerçekten olağanüstü bir deneyimdi. Elbette daha büyük hedefler için mücadele edememiş olmamız ve daha fazla kupa kazanma fırsatı bulamamamız nedeniyle büyük bir üzüntü duyuyorum. Ancak Juventus gibi bir kulübün en kısa zamanda yeniden o yola döneceğinden eminim. Çünkü bu, kulübün kanında var. Juventus kurulduğu günden beri bunu yaptı ve kim bilir daha kaç yıl yapmaya devam edecek."
"Geçen sezon, yaşadığın sakatlık ve sezona Juventus'ta fiilen yedek kulübesinde başlaman nedeniyle kariyerinin en zor sezonu muydu?"
"Evet, kesinlikle öyleydi. Bana göre herkesin bildiği bir nedenden dolayı sezona yedek kulübesinde başladım: Sözleşmemin son yılına giriyordum. Benim düşünceme göre sezona kulübede başlamamın tek nedeni buydu. Elbette takıma iki yeni santrfor da katılmıştı fakat tercih ettiğim yolun sonucu olduğu için bu rolü kabul ettim. Kamuoyunun, medyanın ve taraftarların baskısı ortaya çıktı. Taraftarları tamamen anlıyorum. Çünkü onlar, karşılarına çıkarılan haberleri okuyor ve kabul ediyorlar. Juventus ile sözleşmemin uzatılması hakkında üç yıl boyunca haberler yapıldı ve bu konu her gün gündeme getirildi. Ancak bu üç yıl içerisinde kulüp yönetimiyle tek bir somut görüşme bile yapmadım. Gerçek bundan ibaret. Yönetimle ilk kez geçen sezonun sonlarına doğru ve sezon bittikten sonra görüştüm. Son görüşmemizi 2 Haziran'da yaptık. Bu görüşme anlaşma sağlanamadan sona erdi ve sonrasında Juventus ile başka bir temasım olmadı. Çeşitli şartlar öne sürdüğüme ilişkin çok fazla şey söylendi ancak bunların çoğu doğru değildi. Bütün bunlar belki üzerimde baskı oluşturmak için yapılıyordu ya da arkasında başka bir neden vardı. Fakat gerçekleri ve neler yaşandığını bildiğim için beni fazla etkilemedi."
"SAKATLIĞIN BANA ZARAR VERDİĞİ KESİN"
"Sakatlığın bana büyük ölçüde zarar verdiği kesin. Ağır bir sakatlık, ameliyat ve rehabilitasyon süreci nedeniyle fiilen dört buçuk ay sahalardan uzak kaldım. Şimdi de istediğim seviyeye gelebilmek için biraz zamana ihtiyacım olacak. Çünkü yine sezon öncesi hazırlık kampı geçirmedim. Takım yaklaşık bir buçuk aydır çalışıyor ve şimdiden yedi-sekiz maç oynadı. Bu nedenle elbette biraz zamana ihtiyacım olacak. Ancak sabırlıyım ve arzuladığım forma mümkün olan en kısa sürede ulaşabilmek için azami şekilde çalışıyorum."
"Burada, Beşiktaş'ta bütün bunları telafi edebilecek misin? Kupa koleksiyonunu genişletebilecek misin?"
"Umarım. Hedefim ve arzum her zaman bu. Bundan kaçmıyorum. Beşiktaş ile şampiyon olmak istediğimi yalnızca taraftarları mutlu etmek ya da söylenmesi gereken bir şeyi söylemiş olmak için dile getirmiyorum. Bu gerçekten benim hedefim ve arzum. Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini söyleyemeyiz çünkü kontrol edemeyeceğimiz yüzlerce şey var. Ancak bu hedefe ulaşmak için elimizden gelen her şeyi yapıp yapmayacağımızı sorarsanız, kesinlikle yapacağız."
"En önemlisi, her şey bittikten ve hesap kapandıktan sonra 'Keşke o dönemde biraz daha fazla çalışsaydık, o zaman şampiyon olurduk' diyerek kendimize acımamak. Bunun yerine elimizden gelen her şeyi yaptığımızı söyleyebilmeliyiz. Başka biri bizden daha iyiyse elini sıkarız. Bu, sporda son derece normal ve meşru bir durumdur. Fakat diğer takımlarla rekabet edebilmek için elimizden gelen her şeyi yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın."