Beşiktaş, Süper Lig'in 9. haftasında Başakşehir karşısında 2-0'lık skorla galip geldi. Siyah-beyazlıların zaferini SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan ile Fatih Doğan mercek altına aldı.
Vincenzo Italiano yönetimindeki Beşiktaş, derbi haftasında Başakşehir engeline takılmadı. Beşiktaş'ın galibiyetini SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan ve Fatih Doğan değerlendirdi. İşte Beşiktaş – Başakşehir maçına dair yazarların görüşleri…
MURAT ÖZBOSTAN: ÜÇ PUANI DEĞİL ALTINI BULDU!
Beşiktaş için bu maçın adı üç puan değildi. Bu maç, ayağa kalkmak, üzerindeki baskıyı kırmak ve yeniden kendine inanmak demekti. Başakşehir karşısında yaşanacak bir puan kaybı, siyah-beyazlı takımda bir krizin fitilini ateşleyebilirdi. Çünkü Beşiktaş'ın artık kaybedecek puanından çok, kaybedecek psikolojik gücü vardı.
Bir kez daha tökezleseydi, tartışmalar büyüyecek, eleştiriler sertleşecek ve takımın üzerindeki baskı dayanılmaz bir noktaya ulaşacaktı. Ama İtalyan teknik adam buna izin vermedi! Şimdi dürüst olalım. Beşiktaş'tan kusursuz bir futbol beklemek gerçekçi değildi. Avrupa maçlarının yükü, yoğun fikstür ve fiziksel yorgunluk takımın üzerine binmiş durumda..
Futbol yalnızca fiziksel güçle oynanmıyor. Bazen zihinsel direnç, taktiksel plandan bile daha önemli hale geliyor. Beşiktaş'ın bu maçta ihtiyacı olan da tam olarak buydu. Beşiktaş mücadele etti, oyun disiplinini korumaya çalıştı ve maçın içinde kaldı. Kolay değildi. Çünkü sahadaki oyuncuların omuzlarında yalnızca rakibin baskısı yoktu; tribünlerin beklentisi, kamuoyunun eleştirisi ve olası bir puan kaybının yaratacağı sonuçlar da vardı.
Böyle bir ortamda ayakta kalabilmek başlı başına bir sınavdı. İşte bu sınavın en dikkat çekici anı, İtalyan teknik adamın ikinci yarıda çift forvete dönmesiydi. Bu, sıradan bir oyuncu değişikliği ya da alışılmış bir taktik dokunuş değildi. Bir teknik direktörün maçın gidişatını değiştirmek için aldığı ciddi bir riskti. Çift forvete dönmek, rakip kalede daha fazla tehdit yaratmak anlamına gelirken savunma dengesinden de bazı şeyleri ödün vermeyi gerektirebilirdi.
Üstelik böylesine kritik bir karşılaşmada alınacak yanlış bir kararın faturası ağır olabilirdi. Ama o, risk almaktan kaçınmadı. Beşiktaş'ın savunması görevini yaptı, orta sahası direncini korudu. Ve ardından Oh sahneye çıktı! O gol, sadece ağlarla buluşan bir top değildi. Beşiktaş'ın üzerindeki baskının bir bölümünü alıp götüren, oyunculara derin bir nefes aldıran, tribünlerdeki endişeyi sevince dönüştüren bir andı.
FATİH DOĞAN: BEŞİKTAŞ İKİ KULVARDA DA YARIŞA 'DEVAM' DEDİ
Beşiktaş, Başakşehir karşısında sabrının karşılığını ikinci yarıda gelen 2-0'lık galibiyetle aldı ve adeta meydan okudu: 'Avrupa'da da Süper Lig'de de varım. Sonuna kadar bu yarışın içindeyim.'
Trabzonspor yenilgisini sonrası Başakşehir maçı öncesinde C.Palace mücadelesinde aşırı rotasyonda alınan riskin ana nedeni Başakşehir maçında puan kaybetmemek içindi. Italiano'nun ralli planı tuttu. İlk yarıda baskı vardı, pozisyon vardı ama gol yoktu. Vlahovic'in 17. dakikada üst direkten dönen kafa vuruşu, Kartal'ın şanssızlığını özetliyordu.
Trossard'ın savunma arkasına koşuları, Cerny'nin pasları ve Ndidi'nin hücuma desteği Beşiktaş'ı rakip kaleye taşıdı. Ancak son vuruşlarda eksik kalan siyah-beyazlılar, soyunma odasına golsüz gitti. Orkun ve Miretti'nin yokluğunda orta sahada Salih-Ndidi ikilisinin yükü de ağırdı. İkinci yarıda Italiano'nun değişiklikleri hücumun seyrini değiştirdi.
Cerny'nin yerine Poku, Ndidi'nin yerine Oh oyuna girdi. 76. dakikada sahneye çıkan Oh, Beşiktaş'ı öne geçirdi. 89'da Junior Olaitan farkı ikiye çıkardı. Beşiktaş'ın 65'e 35'lik topa sahip olma üstünlüğü ve 17 şutluk üretimi, oyunu rakip sahaya yıktığını gösterdi. Ancak ilk yarıda bitiricilik sorunu yaşandı; çözüm yedek kulübesinden geldi.