Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin üçüncü haftasında sahasında Slavia Prag ile 2-2 berabere kaldı. SABAH Spor'un usta yazarları; Ömer Üründül, Bülent Timurlenk ve Mustafa Çulcu karşılaşmayı değerlendirdi. İşte yazarların yorumları...
UEFA Şampiyonlar Ligi'nin üçüncü haftasında Çekya'nın Slavia Prag takımını konuk eden Fenerbahçe, 90. dakikada yediği golle galibiyeti kaçırdı ve sahadan 2-2 beraberlikle ayrıldı.
SABAH Spor'un usta kalemler, Fenerbahçe-Slavia Prag mücadelesini ve İsmail Kartal'ın performansını değerlendirdi.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Hem iki puanı kaybetti hem de Ake'yi
F.Bahçe maça çok hırslı ve alışılmış dışında bir tempoyla başladı. Önce Oğuz mükemmel bir gol attı. Hemen sonrasında da Greenwood klas bir vuruşla farkı ikiye çıkardı. Her şey tozpembeydi ama beklenme dik bir anda Guendouzi'nin hatasıyla fark bire indi. Bu gole rağmen Fenerbahçe bir şok yaşamadı.
"HERKESİ TEDİRGİN ANLAR..."
Etkili ataklarına devam etti. 30-35'lere kadar bütün kontrol Fenerbahçe'nin elindeydi. Rakip 2-3 pas bile yapamıyordu. Ama birden tempo düştü, yorgunluk başladı. İkinci devrede de bu durum devam etti. İlk yarının aksine kısıtlı bir kadroya sahip Slavia Prag tehlikeli ataklar yapmaya başladı. Bu arada maçın kırılma anı Oğuz'un yerine oyuna giren Nene'nin kaleciye nişanladığı gol fırsatıydı. Sonra yine herkesi tedirgin eden anlar geldi.
"KARTAL'A OLUMSUZ ELEŞTİRİM YOK"
Sonuçta Slavia Prag aradığı golü 90'da buldu. Fenerbahçe için sonuç kâbus oldu. Bu maç için İsmail Kartal'a yapacağım olumsuz bir eleştiri yok. Çünkü değişik bir düzen denedi. Oğuz'u sağ açıkta, Greenwood forvet arkası orta sahada oynattı. Ben bunu çok doğru bulmasam da bu iki oyuncudan 11 dakikada iki gol buldu. Bir de Nene'yi oyuna aldıktan bir dakika sonra Nene golü atsa bu da Kartal'ın doğru hamlesi olacaktı.
"SEVİYEMİZDE OLMAYAN TAKIMLAR BİLE..."
Maalesef futbol biraz da şans istiyor. Bu şoktan sonra ikinci şok da derbi öncesi kadroda alternatifi olmayan tek oyuncu olan Ake'nin sakatlığıydı. Şu da bir gerçek seviyemizde olmayan bir takım bile bizim takımları zorluyor.
BÜLENT TİMURLENK: 2 tulumba ve sonrası
Üniversitede okuyor, bir taraftan iplik işi yapıyoruz. Öğlenleri tabldot geldiğinde Boşnak ustabaşımızla hem sohbet edip hem yemek yerken masaya oturur oturmaz yemeğe iki tulumba tatlısı ile başlamasını hiç unutmam. Alışkın değilim tabii! 'Biz böyle başlarız 'demişti. Dün de F.Bahçe Stadı'na gelenler maça iki tulumbayı mideye indirerek başlayan bir takım gördüler.
"'FARKA GİDER' HAVASI VARDI"
Önce Oğuz'un nefis gol ardından Greenwood'un güzel bitirişi. Daha 11. dakika da 'farka gider' havası vardı maçta. F.Bahçe sezonun en iyi futbolunu Avrupa'nın Barcelona ile birlikte en formda takımı Roma'ya karşı oynamış, galibiyetin kenarından dönmüştü. Aston Villa deplasmanındaki ağır mağlubiyet bir tarafta, ligde son 4 maçta kalesini gole kapatıp 14 gol atan bir F.Bahçe...
"FAHİŞ HATASI ORTAMI EKŞİTTİ"
Kartal'ın İrfan'ı dinlendirip Greenwood'u Vedat'ın arkasına koyması, Lukaku'yu dinlendirmesi, Kerem'i ilk 11'de başlatması bütün bunların hepsi pazartesi günkü derbinin 11'ine hazırlıktı. O iki tulumba tatlısının üzerine Ederson-Guendouzi'nin oyun kurarken fahiş hatası ortamı ekşitti. Çeklerin bireysel hatadan golle maçın içinde kalması ikinci yarıda F.Bahçe'nin rakibi ile topa sahip olmayı eşit paylaşması sonrasında ve hücumdaki verimsizlikle oyunu bıçak sırtı bir son çeyreğe soktu…
"G.SARAY ÜZERİNE 5 KEZ..."
Doğrusu ne F.Bahçe 3. golü atacak kadar ne de S.Prag beraberliği bulacak kadar baskın görünmediler. Ama futbol bu! Rakip, Ederson'un neredeyse ağzının içinden vurdu topu filelere. Elbette 2 farktan beraberlik Roma ile berabere kalmak gibi değil. Kartal, Prag'ı bir düşündüyse G.Saray üzerine 5 kez kafa patlatacak.
MUSTAFA ÇULCU: Sınıfta kaldı!
Fenerbahçe, kalite ve kalibre olarak kendisinden düşük Slavia Prag karşısında maça doğru 11 ve doğru oyun planı ile başladı. Erken gelen iki gol öz güveni ve moralleri yükseltti, seyirciyi coşturdu. Her şey çok iyi giderken Guendouzi'nin pas hatasından yenilen gol rakibe can suyu verdi. Oturmuş oyunu sıkıntıya soktu. Buna bir de savunmanın güvencesi Ake'nın sakatlanıp çıkması eklenince stres arttı.
"EDERSON ÇOK BAŞARILIYDI"
Slavia Prag çok koşan genç oyunculara sahip, kolektif ve fiziksel mücadele içinde oynayan baskılı bir takım. Oyundan hiç düşmediler, bırakmadılar. Ederson çok başarılıydı. Kora kor mücadelenin olduğu maç tan her ne olursa olsun Fenerbahçe mutlaka 3 puan almak isterken son dakikada Semedo hamle de geç kaldı Kacor'a vurdurunca bir puanla yetinmek zorunda kaldı. Yazık oldu.
"GÜVEN VEREN BİR HAKEM DEĞİL"
Tutkulu seyirciye sahip Türk takımlarının içeride oynadığı maçlarda İspanyol ve İtalyan hakemleri çok sık görmeye alıştık. Ricardo de Burgos Bengoetxea da İspanyol, 40 yaşında, 1. kategori ancak asla güçlü ve güven veren bir hakem değil. 19'da Kubiak ceza alanı içinde Ake'yi formasından etkili bir şekilde çekti düşürdü, sahada penaltıydı. Ancak hakem terste kaldı göremedi. Maalesef bu pozisyonlara VAR da karışamıyor.
"ÖZ GÜVENİ DÜŞÜK..."
31'de umut vaat eden atağı kesti diye Kante'ye sarı verdi, 30 saniye sonra Kante'nin bu kez Moses'e kontrolsüz hareketi oldu, ayak kaydı diye ikinci sarıdan kırmızıyı çıkarmadı, bir tık sabretti! 49'da Skriniar'a gösterdiği saçma sapan sarının futbolda cevabı yok! Faul değerlendirmeleri ve kart uygulamaları ile sınıfta kaldı. Kararlarında sürekli yardımcıların desteğini arayan öz güveni düşük bir hakem.