Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu rövanş maçında Fransız temsilcisi Lyon ile karşı karşıya geldi.
Sarı-lacivertliler, müsabakayı Vedat Muriqi ve Archie Brown'un golleriyle 2-1 kazanarak, adını 18 yıl sonra Devler Ligi'ne yazdırmayı başardı.
Fenerbahçe'nin hasretini bitirdiği gecede birçok oyuncu dikkatleri üzerine çekerken, SABAH Spor'un usta yazarları Mustafa Çulcu, Bülent Timurlenk ve Ömer Üründül, müsabakayı kaleme aldı. İşte kullanılan o ifadeler...
ÖMER ÜRÜNDÜL: "TARİHİ BİR GALİBİYET HASRETİ BİTİRDİ"
Fenerbahçe dün gece deplasmanda tarihi bir galibiyet alarak 18 yıllık hasreti giderdi. İlk yarı taktik olarak ve oyunun kontrolü olarak her şey Fenerbahçe'nin lehineydi. Rakibe etkili atak ve hücum şansı vermediler. Gecenin en başarılı isimlerinden Oğuz Aydın ve arkadan yine çok iyi oynayan Brown'ın destekleriyle sol kulvar çok iyi çalıştı.
Üst üste iki gol geldi. Bu çok büyük bir avantajdı. Zaten rakip de kendini bir türlü toparlayamıyordu. İkinci devre çok kritik ti. Fenerbahçe yine dengeli başladı. Bilhassa Oğuz'la da çok net bir üçüncü gol fırsatı kaçtı. Sonrasında Lyon'un golü geldi. İki farklı öndeyken bilhassa zorlu deplasmanlarda bir gol yemek rakibi ateşliyor, seni de zora sokuyor
"BU MAÇTAKİ EN BÜYÜK ŞANS..."
Neyse ki onların ağlara giden bir vuruşu kıl payı auta takıldı. Sonra da hakemin hatasıyla attıkları gol VAR'dan döndü. Bu maçtaki en büyük şans bana göre uzatma bölümünde rakibin maçın en net pozisyonunu kaçırmasıydı. Şimdi gelelim genel gözlemlerime; Oğuz'un en büyük özelliği top tutabilen bir kanat forveti olması.
İşte Kerem Aktürkoğlu'nun en büyük eksikliği burada. Vedat Muriqi tam hazır olmamasına rağmen müthiş bir mücadele sergiledi. Kritik golün dışında da oynadığı süre de hep oyunun içinde vardı. Kante ve Guendouzi alışılmış biçim de iyi görev yaptılar.
"HİÇBİR ZAMAN BİR FUTBOLCUYA ENDEKSLİ OLMAZ"
Bana göre İsmail Kartal'ın devre arasında İsmail Yüksek Talisca değişikliğini yapması gerekirdi. Bir önemli konu da her zaman vurguluyorum, bir takım hiçbir zaman bir futbolcuya endeksli olmaz. İşte herkesin göklere çıkardığı Asensio oynamadı ama takım oynadı ve zafere ulaştı.
MUSTAFA ÇULCU: OYUNUN KONTROLÜ F.BAHÇE'DEYDİ
Her iki takım da önde şiddetli baskı yerine kontrollü oyunu tercih etti. Ne yaptığını ne istediğini bilen Fenerbahçe, kaleci Ederson ile savunma arkasına atılan uzun toplarla ve kanat hücumları ile gol aradı. Rakibini 4-4-2 gibi karşıladı. Kanat ortalarında Vedat Muriqi çok aktif oldu.
Attığı gol, takip ve ustalıktı. Brown'ın bindirmeleri, Oğuz'un pasla beslemeleri… Bu ikilinin uyumu çok etkiliydi. 60. dakikaya kadar orta alan ve oyun kontrolü Fenerbahçe'deydi. Lyon ikinci yarı çaresiz risk aldı, öne çıktı. Savunma arkasında bıraktığı derin boşluklara atılan ara pasları Fenerbahçe değerlendiremedi.
"DEĞİŞİKLİK TAM ZAMANINDA GELDİ"
Etkisiz kalan Talisca ile 11'e 10 gibi oynayan Fenerbahçe'de İsmail Kartal değişikliği tam zamanında geldi. Skriniar o kadar kötü pozisyon alıyor ki, yenilen golde hatası çok büyüktü. İsmail hocanın skoru korumak, topu önde tutmak için hamleleri doğruydu. Zor oldu ama Fenerbahçe tarih yazdı. Tüm oyuncuları ve teknik ekibi kutlarım. İstanbul'un iki yakasında Şampiyonlar Ligi müziği dinlemek keyif verecek.
Zor maça UEFA'nın özen göstererek deneyimli 44 yaşındaki İtalyan Maurizio Mariani ve uyum içinde VAR da görev yaptığı deneyimli yurttaşı Marco Di Bello'yu ataması doğru. Ancak Mariani bu tecrübeye rağmen maçta faul standardını ve yönetim kalitesini bir türlü oturtamadı.
Saçma sapan düdükler çaldı. 47'de Vedat Muriqi'in şutunda Fenerbahçe penaltı bekledi ama Niakhate'nın sağ kolu bedene yakın kapanan destek kol konumunda devam kararı doğru. Hakem sahada penaltı verse de vermese de VAR karışamaz. 71'de Athekame, Lyon'un golü öncesi Brown'a net faul yaparak topu alıyor. Bu seviye hakemler bunu nasıl sahada çözemez! VAR müdahalesi ile 2 dakika seyreder ancak doğruyu bulur… Anlamış değilim! Bu kadar tecrübeye rağmen sahada güçlü bir hakem profili yoktu.
BÜLENT TİMURLENK: F.BAHÇE LYON'U İMHA ETTİ
Lyon tribünleri karşılarında Şampiyonlar Ligi bileti için sadece Fenerbahçe'yi değil, Olympique derbisinde Marsilya ile karşılarına çıkmış Guendouzi ve Greenwood'u da bulunca bir de ülkenin büyük ustası Kante olunca tedirgin ama oyuna etki eden bir destekle başladılar. Talisca Vedat'lı oyunu 4-4-2 olarak okumak lazım ki, buna sebep olan Talisca'nın tembelliği. Takım onu 1 saat sırtında taşırken Fenerbahçe iki kanattaki adamlarıyla Lyon'u imha etti.
Konya maçının ikinci yarısında kalesinde devleşen Ederson, bu formunu dün akşam da devam ettirirken attığı uzun isabetli topların da altını çizmek lazım. Fenerbahçe, Lyon'dan çok daha kaliteli ve tecrübeli bir takım. Tek soru işareti 2-0'ın ardından ikinci yarıda enerjiyi son düdüğe kadar yayıp yayamayacaklarıydı.
"KALİTEYİ EMEKLE BİRLEŞTİRDİĞİNİZDE..."
Kaliteyi emekle birleştirdiğinizde işte bu oyun çıkıyor ortaya. İsmail, oyuna büyük zenginlik getirdi. Top taşıdı, istasyon oldu. Onun varlığı son yarım saati kısmen kolaylaştırdı. Vedat'ın gerek goldeki kafa vuruşu ve dönen topu takibi gerekse rakip alanda yaptığı pres ve takım arkadaşlarına istasyon olması alkışlık.
Elbette Greenwood tek başına bir cümleyi hak ediyor. Onun estetiği, oyun zekası Fenerbahçe'nin oyun çıtasını yükseltti. Kerem ve Asensio yoktu ama oynamayı hayal eden futbolcular için böylesine final gibi maçlar paha biçilmezdir. Oğuz Aydın, sessiz bir adam ancak Kerem ile karşılaştırdığımızda daha çok dengeli, kontrollü, iki ayağını yere sağlam basan bir profil. İsmail Kartal için Şampiyonlar Ligi bileti büyük adım. Bu sonuç Samsun deplasmanı ve Beşiktaş derbisi için de itici güç olacaktır.