Süper Lig'in 8'inci haftasında Galatasaray, deplasmanda Gençlerbirliği'ni 1-0 mağlup etti ve 19 puana yükseldi. SABAH Spor'un usta kalemleri, karşılaşmayı değerlendirdi.
MURAT ÖZBOSTAN: Önce kazanmak önemliydi!
Galatasaray, Ankara'dan 3 puanla döndü ama futboluyla herkesi tam ikna edemedi. 88'de Deniz Gül'ün attığı gol, galibiyeti getirdi. Skor güzel, sonuç önemli. Ancak ortaya konulan oyun, özellikle Barcelona yenilgisinin ardından üzerinde düşünülmesi gereken soru işaretleri bıraktı.
"BURUK'UN HAMLELERİ SONUCU DEĞİŞTİRDİ"
Galatasaray topa sahip oldu, rakip yarı saha ya yerleşti ama pozisyon üretmekte zorlandı. Pas vardı, baskı vardı; hücumda yaratıcılık ve bitiricilik eksikti. Zaman zaman Uğurcan'ın kurtarışlarına ihtiyaç duyulması, maçın kolay geçmediğinin göstergesiydi. Okan Buruk'un hamleleri, son bölümde sonucu değiştirdi.
"YALNIZCA GÜZEL FUTBOLLA KAZANILMIYOR"
Leao'nun yerine oyuna giren Deniz, bu fırsatı değerlendirdi ve takımına hayat verdi. Futbol bazen 90 dakika boyunca aradığınız çözü mü, bir oyuncunun tek dokunuşunda önünüze koyar. Elbette şampiyonluk yarışı yalnızca güzel futbolla kazanılmıyor. Zor deplasmanlarda kötü oynarken de üç puanı alabilmek büyük takımların önemli özelliklerinden biri.
"G.SARAY ANKARA'DA DENİZ BULDU"
Galatasaray bunu başardı ancak bu galibiyet, Avrupa'daki sorunları unutturacak bir performans değildi. Asıl mesele şu: Galatasaray kazanıyor ama oyun gücü güven vermiyor. Topa sahip olmak başka, oyuna hükmetmek başka. Özellikle hücum organizasyonları daha hızlı, yaratıcı ve etkili olmalı. Özletle, Galatasaray, Ankara'da deniz buldu!
LEVENT TÜZEMEN: Okan Buruk'u hamleleri için kutluyorum
G.Saray, Ankara'da kaybedebileceği bir maçta Deniz Gül sayesinde kazandı. Okan Buruk'u kutluyorum çünkü maç sonu yaptığı, "Sahayı, maç trafiğini, Şampiyonlar Ligi'ni bahane etmeden iyi konsantre olmalıydık. Çok fazla kötü performans var. Daha basit şeyleri yapamazken sahayı bahane etmeyeceksin" şeklinde açıklamayı alkışlıyorum.
"TORREIRA'NIN KIYMETİNİ GÖRDÜK"
Okan hoca ilk kez oyuncuları da önüne katarak ciddi bir özeleştiri yaptı. 350 milyon Euro'luk bir kadronun bu kadar kötü koşmaya, bu kadar kötü oynamaya ve bu kadar çok pas hatası yapmaya hakkı yok. Torreira'nın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördük.
"İKİ HAMLE NOKTA ATIŞIYDI"
Torreria olmayınca Sara-Lemina ikilisinin makyajları aktı. Bu ikili hem orta alanı kontrol edemediler hem ikili mücadeleleri kazanamadılar hem de fazlasıyla pas hatası yaptılar. Eğer kaleci Uğurcan olmasaydı G.Saray kaybederdi. Okan hocanın iki büyük hamlesi nokta atışıydı.
"3 PUANIN MİMARI OLDU"
1-Oyuna İlkay'ı alarak orta alandaki dağınıklığı, top kaybını ve oyun eksikliğini giderdi. İlkay, oyuna sakinlik getirirken arkadaşlarının rakip sahaya yerleşmelerini sağladı, hatta sıkı şan oyunu tirbuşon gibi açtı. Okan hoca, İlkay'ı daha fazla kullanmayı düşünmeli. 2-Leao'nun sakatlanıp çıkmasından sonra Deniz Gül'ü oyuna alması çok büyük cesaretti. Kötü zeminde çift santrfora geçmek kolay bir karar değildi. O Deniz, rakip savunmanın dengesini bozdu ve kazanılan 3 puanın da mimarı oldu.
"BİR AÇIKLAMASI VAR MI?"
Akılda kalan tek pozisyon Osimhen'in şut-orta karışımı topunu Sane'nin dışarı attığı an… Ve sen her şey yolundaymış gibi ikinci yarı soyunma odasından aynı 11'le dönüyorsun. Rakip 'Rodri Pedri'li Barcelona orta sahası' dedik, 'sihirbaz Yamal' dedik, peki bu Ankara'daki oyunun bir açıklaması var mı Sayın Okan Buruk!
"BURUK KENARDAN İZLİYOR"
Gabriel Sara sahada yürüyor, Mario Lemina sürekli top kaybı yapıyor, Sallai'nin takıma faydası yok, Leroy Sane istekli ama verimsiz, Osimhen ayağına gelen her topu açı fark etmeden kaleye vuruyor. Bütün bunlar olurken Okan Buruk bunları kenardan izliyor.
"AYAĞA BATAN ÇAKIL TAŞLARI..."
Gençlerbirliği dün ilk ve ikinci yarıda kaçırdıklarıyla 'atamayana atarlar gerçeğiyle' yüzleşti. Ancak başka bir gerçek daha var. Başta Okan Buruk olmak üzere Deniz Gül'ün golüyle kazanmış olsalar da onlar için deniz bitti! Bundan sonrası ayağa batan çakıl taşları.
"ÜÇ PUAN ALMIŞ OLABİLİR AMA..."
Batrakov'un maç boyunca müthiş mücadelesi, Uğurcan'ın kurtarışları ve İrfan Can Eğribayat'ın hatasıyla gelen galibiyet. Galatasaray üç puanı almış olabilir ama önünde Lille ve Fenerbahçe maçları varken mağluptur bu yolda galip.
MUSTAFA ÇULCU: Coşkunses sarı kartları pas geçti
Galatasaray artık ne oyunuyla ne yıldızlarının bireysel performansıyla rakiplerini eskiye göre ürkütmüyor. 'Böylesine etkisiz bir takımdan biz de puan veya puanlar alırız' cesareti veriyor. Gençlerbirliği'nin yakaladığı fırsatlar bunu gösteriyor. Final pasları ve son vuruşlarda başarılı olabilseler sonuç değişik olurdu!
"SANE'DE DÜŞÜŞ SÜRÜYOR"
Fıratcan iyi mücadele etti. Savunmanın tüm dengesini bozan Sanchez başta olmak üzere Eren ve Sane'de düşüş devam ediyor. Uğurcan başarılıydı. Torreira'nın yokluğu net görülüyor. Yapılan değişiklikler kötü oyunu değiştiremedi ama sonradan oyuna giren Deniz'in vuruşu, kaleci İrfan Can'ın büyük hatası sonucu değiştirdi.
"GELECEK İÇİN UMUT VERDİ"
G.Birliği iyi mücadele etti lakin bir hata pahalıya mal oldu. Bu galibiyet G.Saray'ın oyunundaki sorunların üstünü örtmemeli. Hakem Reşat Onur Coşkunses yeni isimlerden. Eren, Fıratcan, Sane ve Diabate'ye sarıları pas geçti. 33'te avantaja bırakması doğru lakin geriye dönüş anı hatalıydı, oyun devam etmeliydi. Tekrar izlemesini tavsiye ediyorum. 67'de Batrakov-Fıratcan mücadelesinde devam kararı doğru, penaltı yok. Katılmadığım sarı kart tasarrufları dışında iyi performans gösterdi. Gelecek için umut verdi.