Galatasaray, Süper Lig'in 2. haftasında Erzurumspor FK deplasmanında 4-0 kazandı. Sarı-kırmızılıların zaferini SABAH Spor yazarları Ahmet Çakar, Bülent Timurlenk, Levent Tüzemen ve Mustafa Çulcu değerlendirdi.
Süper Lig'in 2. haftasında Galatasaray, Erzurumspor FK deplasmanından 4-0'lık net skorla galip ayrıldı. Sarı-kırmızılıların farklı galibiyetini SABAH Spor'un duayen isimleri Levent Tüzemen, Mustafa Çulcu, Ahmet Çakar ve Bülent Timurlenk mercek altına aldı.
Victor Osimhen'in performansına parantez açılırken, Okan Buruk'un tercihi ile ilgili yapılan değerlendirme dikkat çekti. İşte SABAH Spor yazarlarının Erzurumspor FK – Galatasaray maçı sonrası yorumları…
BÜLENT TİMURLENK: ENTRİKALARIN İÇİNDE 3 PUAN!
Liverpool galibiyetinin ardından başkanla soyunma odasına giren, Monaco'da aynı başkanla locada maç seyreden, bir önceki Özbek döneminin de gizemli adamı pimi çekilmiş el bombası gibi ortalığa çıkıp Galatasaray'da herkesi ateşe veriyor.
Aynı gün Batrakov, İstanbul'a geliyor, transferde 'Sarr bakalım' günleri başlıyor. 'Bir yetmez, iki Sarr' diyorlar. Galatasaray'ın Erzurum deplasmanı var. Başkan ve yönetimin umurunda değil. İlk hafta ligin yeni takımı Çorum karşısında yakılan 2 puanın ardından Okan Buruk en azından bu maçta kenardan getirebileceğim hücumcu olsun diyerek Sane'yi yedek bırakmıştı. 'Gidecekler mi kalacaklar mı' diye papatya falı açılan Lemina ve Torreira ile önlerinde Sara.
G.Saray erken bulduğu iki golle rakibin fişini daha ilk yarıdan çekerken soyunma odasına kalecinin bireysel hatasını affetmeyen Osimhen'in golüyle gitti. Yunus'un ilk yarıdaki etkili futbolu alkışlık. Ancak Dünya Kupası'nın yorgunluğu mudur yoksa transfer yüzünden kafası mı karışık, Barış ligin ikinci haftasını da kötü futbolla tamamladı.
Osimhen için rakibin adı mühim değil. Juventus maçını da Erzurum maçını da aynı kafayla oynayan bir adam. G.Saray'da görünen o ki transferin son günüyle de camiaya huzur gelmeyecek. Galatasaray yönetim kurulu ve şirket yönetimindeki koltuk kavgaları, ego savaşları, yöneticilik sözü verilen danışmanların ihaneti… Bu kadar entrikayla kulüp yönetilmez.
Galatasaray için batıya açılan pencere denilir. Batıda düello yapılır, doğuda pusu kurulur. Pusu kurmayı bırakıp düello yaparlarsa kaybedenlere veda edip düz bir yolda yürüyebilirler. Aman böyle değil diyenlere ise tavsiyem La Fontaine'den masallar…
LEVENT TÜZEMEN: KARAKTERİN ADI VICTOR OSIMHEN!
G.Saraylı futbolcular için, Çorum maçından sonra deplasmanda Erzurumspor ile oynamak büyük şans oldu. Çünkü Dadaşlar'ın, takım olarak ciddi transferlere ihtiyaçları var. İyi mücadele ettiler zaman zaman G.Saray kalesini tehdit ettiler ama kadro kalitesi üretim konusunda yeterli olamadı.
Okan Buruk'un, Sane'yi kulübede oturtup sağda Yunus'u oynatması ilk yarıda G.Saray'ın hücumlarda etkili olmasını sağladı. Yunus-Osimhen birlikteliği G.Saray'a golleri getirdi. Osimhen, aldığı parayı anasının ak sütü gibi hak ediyor. Sahanın her yerine basıyor, önde rakibe pres yapıyor, arkadaşlarını sürekli enerjik olmaya davet ediyor.
Sezon öncesi kampına katılan oyunculardan Sara'nın bu kadar kilolu ve fizik olarak yetersiz kalması, kolay top kaybetmesi şaşırtıcı. Torreira-Lemina ikilisi orta sahada rakibi karşılamada ve top çalmada etkiliydi. Lemina ile yapılan 2 yıllık sözleşmeyi taraftar eleştiriyor… Okan hoca özellikle Lemina'nın takımda kalması için büyük çaba harcamıştır. Bence haklı çıktı.
Lemina sakat, yorgun değilse, fiziksel olarak hazırsa orta alana akıl koyan bir oyuncu. Sanchez-Abdülkerim ikilisinin birçok hatasını engelledi. Özellikle ilk yarıda Erzurum'un kritik 3 atağında topla rakip arasına zamanında girerek golleri engelledi. Barış'ın dinlenmeye ihtiyacı var. Uzun süredir yeterli tatil yapmadan oynuyor, zaman zaman maç içinde top kayıpları yapıyor.
AHMET ÇAKAR: FUTBOLA YENİ BAŞLAMIŞ GİBİ
G.Saray çok rahat bir hazırlık maçı oynadı. İyi oynadı-kötü oynadı tartışılacak bir maç değil. Çünkü ilk yarıda gelen 3 golde de Erzurum kalecisi ve defansının mutlak hatası var. Erzurumspor'un bu şartlarla, bu kadro kalitesizliği ile ligde kalması çok zor.
Bir kornerde kaleci çıkıyor, kısa tokatlıyor, dönen topu da Sallai golü atıveriyor. Ardından yine Erzurumspor defanstan çıkarken topu kaptırıyor Osimhen, Yunus'a al da at diyor. Hemen ardından da kaleci ayağındaki topu Osimhen'e kaptırıp yine golü yiyiveriyor. Önce şunu söyleyelim, Osimhen sadece G.Saray tarihinin değil Türk futbol tarihinin en önemli golcülerinden biri. İştahına, coşkusuna baktığımızda da her maçta futbola yeni başlamış gibi oynuyor.
Aslında ilk 11 açısından baktığımızda G.Saray'ın kadrosu ligin en iyilerinden. Rotasyonları çok eksik bunu kabul etmek gerek. Ama hâlâ iddiam o ki; golü kolay bulma ya da üretme açısından Türkiye'nin en güçlü takımı hâlâ G.Saray. Sane formsuz, Barış formsuz olsa da onların potansiyeli bilindiğinden, toparladıklarında yine G.Saray çok etkili olacak. Bence G.Saray'ın problemi oyuncu kalitesi ya da organizasyonda değil saha dışında. Okan Buruk, Dursun Özbek, Abdullah Kavukcu.. Anlamsız bir kaos var, bu da dönem dönem sahaya yansıyor. Maçın hakemi Çağdaş Altay, oyun genelinde iyi olsa da bazı mutlak göstermesi gereken sarı kartları atladı.
MUSTAFA ÇULCU: HAKEMLİKTE KEYFİLİK OLMAZ
Galatasaray temkinli ve akıllı başladı. Önce rakibinin ne yapacağını bekledi. Ligin yeni takımı Erzurumspor savunma güvenliğini bırakıp beklenilenin aksine cesur ve pozitif oyunla ileri çıkınca Galatasaray önce duran toptan sonra hızlı geçiş ve ön alan baskısı ile kazanılan toptan gelen gollerle ilk yarıda maçı kopardı.
Osimhen-Yunus ikilisinin muhteşem uyumu oyunun seyir zevkini yükseltiyor. Sane yerine sağ kanatta Yunus tercihi Galatasaray'ın hücum hızını artırırken yaratıcı bir 10 numara eksikliği net görünüyor. Sara -Lemina-Torreira merkezde iyi işler yaptı. Osimhen'in varsa sorun yok. Çok formda, çok istekli. Okan hocanın eldeki kadroyu efektif kullanması doğru ancak Şampiyonlar Ligi'ni düşünürsek kadro derinliğine ve kaliteye ihtiyaç var.
Çağdaş Altay 40 yaşında, geçen sezonu Galatasaray maçıyla kapattı, bu sezonu yine Galatasaray ile açtı. Bıraktığı yerden devam ediyor. Sarı karta girmeme ısrarı, net sarıları pas geçmesi, çağdaş hakemliğe uymadı. Evrensel hakemlikte keyfi kart tasarrufu kabul edilemez. Neleri pas geçti, 85'te neye sarı çıkardı? Güldürdü… Galatasaray'ın ilk golünde Torreira'nın kaleciye basit bir teması var lakin faul yok, gol temiz. 65'de Barış penaltı bekledi hakemin devam kararı doğru. Maçta 2 dakika uzatma vermesi başka bir keyfiyet ve hakemlik adına çok ayıp.