Fenerbahçe'de son günlerde yaşanan teknik direktör belirsizliği sona erdi. İstifa kararı alan teknik direktör İsmail Kartal, Başkan Aziz Yıldırım ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından görevine devam etme kararı aldı.
Tecrübeli teknik direktör, Samandıra Can Bartu Tesisleri'nin yolunu tuttu ve geceyi tesislerde geçirerek yarın deplasmanda oynanacak Gaziantep FK karşılaşmasının hazırlıklarına yoğunlaştı.
SABAH Gazetesi Spor Müdürü Murat Özbostan, Fenerbahçe'de İsmail Kartal'ın geri dönüşünü değerlendirdi.
MURAT ÖZBOSTAN: MESELE ARTIK FENERBAHÇE'Yİ NEREYE TAŞIYACAĞI
Fenerbahçe'de bir gecede ne değişti? İsmail Kartal istifa etti, ardından Aziz Yıldırım devreye girdi. Bir görüşme yapıldı, duygusal anlar yaşandı ve Kartal yeniden takımın başına geçti. Bitti mi? Hayır. Asıl hikâye şimdi başlıyor. Çünkü mesele artık Kartal'ın istifa edip etmemesi değil. Mesele, Kartal'ın bundan sonra Fenerbahçe'yi nereye taşıyacağı!
"GÜÇLÜ BİR İRADE ANLAMINA GELİYOR"
Aziz Yıldırım'ın Kartal'a verdiği mesaj son derece netti: "Ben onun üstüyüm, devam edeceksin dedim, bitti. Biz bir aileyiz." Bu cümle yalnızca bir teknik direktörü görevde tutmak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda Fenerbahçe'nin yeni bir kriz yaşamaması için ortaya konulan güçlü bir irade anlamına geliyor.
Yıldırım, Kartal'ın arkasında durdu. Şimdi sıra Kartal'da. Çünkü bundan sonra kimse "Acaba istifa edecek mi?" diye bakmayacak. Herkes aynı sorunun cevabını arayacak: Kartal, bu takımın başında ne yapacak?
"F.BAHÇE'NİN YENİ BİR BAŞLANGICA İHTİYACI VAR"
Bir teknik direktörün arkasında başkan varsa, yönetim varsa, oyuncular varsa ve camia "Hocanın arkasındayız" diyorsa artık mazeret üretme lüksü de azalır. Kartal'ın önünde önemli bir fırsat var. Yaşananları geride bırakacak, kafasını sahaya çevirecek, soyunma odasını yeniden kazanacak ve takımına "Bitti. Şimdi futbol oynama zamanı" mesajını verecek. Çünkü Fenerbahçe'nin artık yeni bir tartışmaya değil, yeni bir başlangıca ihtiyacı var.
"MADDE ATILMASI KABUL EDİLEMEZ"
Kartal'ın istifa kararına giden süreçte yaşananlar, futbolun sınırlarını aşmış olabilir. Bir teknik direktöre yabancı madde atılması kabul edilemez. Eleştiri başka şeydir, şiddet başka. Ancak Fenerbahçe gibi büyük bir camiada teknik direktörlük koltuğunda oturuyorsanız, baskının da bu işin bir parçası olduğunu bilirsiniz.
"GÖZLER GAZİANTEP MAÇINDA"
Kartal şimdi önemli bir sınav verecek. Yaşananları kafasında büyütüp takımın üzerine mi taşıyacak, yoksa bütün bunları geride bırakıp, "Beni saha konuşsun" mu diyecek? Ben ikinci yolu tercih etmesini bekliyorum. Şimdi gözler Gaziantep deplasmanında. Kağıt üzerinde bir lig maçı ama psikolojik olarak çok daha fazlası. Çünkü bu karşılaşma, Kartal'ın dönüşünün ilk sınavı olacak.
"EN BÜYÜK HATALARDAN BİRİ..."
Fenerbahçe'nin yıllardır yaptığı en büyük hatalardan biri, teknik direktöre yeterince zaman tanımadan sürekli yeni arayışlara girmek. Bir hoca geliyor, birkaç kötü sonuçtan sonra tartışılıyor, ardından gönderilmesi isteniyor ve yeni bir teknik adam aranmaya başlanıyor.
"YAPMASI GEREKEN ÇOK BASİT..."
Sonra aynı hikâye yeniden yaşanıyor. Böyle futbol düzeni olmaz. Bir teknik direktöre güveniyorsanız kötü günde de arkasında duracaksınız. Kartal'ın yapması gereken çok basit: Konuşmayı azaltmak, bahanelere sığınmamak, tartışmaları geride bırakmak ve takımını sahaya sürmek.
"DEVAM KARARINI DOĞRU BULUYORUM"
Çünkü Fenerbahçe'de teknik direktörün gerçek gücü basın toplantısında değil, sahada ortaya çıkar. Ben Kartal'ın devam etmesini doğru buluyorum. Çünkü böyle kritik bir dönemde teknik direktör değişikliği Fenerbahçe'ye yeni bir sayfa açmaktan çok yeni bir belirsizlik getirebilirdi… Şimdi sıra uçmakta.
"ASIL MESELE KOLTUĞUN HAKKINI VERMEK"
Fenerbahçe taraftarının görmek istediği şey de tam olarak bu: İstifa tartışan bir teknik direktör değil, takımıyla birlikte mücadele eden, ayağa kalkan ve hedefe yürüyen bir Kartal. Çünkü Fenerbahçe'de koltukta oturmak kolaydır. Asıl mesele, o koltuğun hakkını vermektir.