A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi'nde Fransa'nın ardından İtalya'ya da mağlup oldu. Bizim Çocuklar'ın performansı ve Vincenzo Montella'nın tercihleri eleştirileri topladı. SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, A Milli Futbol Takımı'nı mercek altına aldı.
UEFA Uluslar Ligi'nde A Milli Futbol Takımı grup aşamasına üst üste iki mağlubiyetle başladı. Ay-yıldızlı takımın İtalya ile oynadığı maçın ardından yapılan eleştiriler ön plana çıktı. SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, A Milli Futbol Takımı ile ilgili değerlendirmeler yaptı.
Bunlar bizim çocuklarımız… Ne olursa olsun onlara sahip çıkmalıyız. Çünkü vurmak, kırmak, suçlamak kolay; asıl zor olan, kötü günde de sahip çıkabilmek. Bir maç kötü geçer, bir oyuncu hata yapar, gol kaçar; hemen herkes suçlu aramaya başlar.
"FUTBOLCULARI YERDEN YERE VURMAK KOLAYDIR"
Sosyal medyada birkaç cümleyle futbolcuları yerden yere vurmak kolaydır. Peki ya sonrası? Bizim bir milli takımımız, bir de Ay-Yıldızlı formamız ve bayrağımız var. Bu değerlere sahip çıkacak olan yine biziz.
Montella'nın performansı da elbette tartışılmalıdır. Bazı basın toplantılarında yaptığı açıklamalar yanlıştır. İtalya ile Türkiye'nin takım değerini mukayese etmek saçma. Fransa'nın takım değeri daha yüksekti mesela!
"TEKNİK ADAMIN GÖREVİ SAHA İÇİNİ ANLATMAKTIR"
Bir teknik adamın görevi saha içini anlatmaktır. "Montella hemen gönderilsin" demiyorum. Çünkü böyle bir yaklaşım, milli takımın sorunlarını çözmek yerine yalnızca günlük tartışmayı sonlandırır. Ancak bunun tersi de doğru değildir.
Eğer bir yerde damar tıkanmışsa, hastayı kurtarmak için gereken bütün yollar denenmelidir. Türkiye Futbol Federasyonu'nun görevi de tam olarak budur. Sorunu doğru teşhis etmek, çözüm üretmek ve milli takımın geleceği için gerekiyorsa radikal kararlar alabilmek…
Teknik direktör değişikliği de bu seçeneklerden biri olabilir. Bu, bir hocaya karşı olmak değil; milli takımın geleceğini düşünmektir. Bence asıl üzerinde durmamız gereken meselelerden biri de "Bu ülkenin golcüsü yok" tartışmasıdır.
Gerçekten yok mu? Yoksa biz mi yeterince aramıyoruz? Milli takım teknik direktörünün görevi yalnızca kulüplerde hazır hale gelmiş futbolcuları seçip sahaya sürmek değildir. Elbette futbolcuların yetiştiği ve geliştiği yer kulüplerdir. Ancak milli takım da ülke futbolunun en önemli vitrini ve oyuncu kazanma noktalarından biridir.
Montella'yı sevebiliriz, eleştirebiliriz, hatta gerektiğinde değişmesini de isteyebiliriz. Bunların hepsi futbolun doğal tartışmalarıdır. Ama hangi karar alınırsa alınsın, merkeze koymamız gereken tek şey milli takımın geleceğidir. Ne bir teknik direktörün kariyeri ne bir futbolcunun popülerliği ne de günlük hesaplar Ay-Yıldızlı formanın önüne geçebilir.