A Milli Futbol Takımı, Uluslar Ligi B Grubu'nda Galler ile karşı karşıya geldi. Mücadele başladığı gibi 0-0 bitti. 89.dakikada Kerem Aktürkoğlu penaltı atışından yararlanamadı.
Sabah Spor'un usta yazarları Murat Özbostan, Mustafa Çulcu, Fatih Doğan, Gürcan Bilgiç ve Levent Tüzemen karşılaşmayı yorumladı. İşte yazarların değerlendirmeleri…
"HAKAN ÇALHANOĞLU'NUN İKİNCİ YARI OYNAMAMASI DÜZENİ BOZDU"
MURAT ÖZBOSTAN: HAKAN ÇIKMASAYDI BÖYLE OLMAZDI!
Kayseri, 11 yıl sonra milli takımına kavuştu. Tribünler harikaydı. Kayseri'nin havası bile bu mevsim için maç oynamaya son derece elverişliydi. İlk 10 dakika büyük baskı yedik. Galler'e nefes aldırmadı. Sonrasında aynı baskıyı biz uyguladık, rakibi kendi yarı sahasına hapsettik. Çok da fırsat yakaladık. Kaleye çok şut çektik ama sonuç noktasında hedefi tutturamadık. İkinci yarıda daha baskın olacağımızı düşünmüştüm. Fakat tam iyileşmeden maça çıkan Hakan Çalhanoğlu'nun ikinci yarıya çıkamaması oyun düzenini de bozdu.
Bu bölümde Galler topa daha çok sahip oldu, ceza sahamıza sık sık girdi. Allah'tan onlar da son vuruşlarda bizim kadar başarısızdı. Bir gerçek var ki Barış'ın forvet gibi oynaması takımın düzenini etkiliyor. Cezalı Kenan Yıldız'ı aradık. Çünkü Kenan bir forvet. Milli Takım'ın kim ne derse desin organik bir forvete ihtiyacı var. Dışardan yaptığımız vuruşlar karavanaydı. Ceza sahasında rakibi zorladık ama final yoktu. Kale önüne kadar gelip, bitirici vuruşu yapabilecek bir ismi aradık. Barış'ın yerine giren ve en son 22 Mart'ta milli formayı giyen Enes de derdimize derman olmadı. Fakat son anlarda penaltıyı bulduk.
Hem de 89. dakikada. Biz son dakikaları çok severiz ama Kerem o kadar kötü bir penaltı attı ki, galibiyet avuçlarımızdan gitti. Oysa Kerem kariyerinin en parlak günlerini yaşıyordu. Kerem'in yerine daha iyi penaltı atacak isim Orkun'du. Çünkü Orkun'un duran toptaki başarı yüzdesi oldukça fazlaydı.. Hakan ikinci 45 dakikada olsaydı penaltıyı atardı hem de daha verimli olurduk. İsmail çok top kaybetti. Özetle bir şey kaybetmedik. Son maçı alır yine gruptan lider çıkarız. Umudumuz büyük.
"KANAT VE MERKEZ OYUNCULARIMIZI ZORLADI"
MUSTAFA ÇULCU: BU MAÇTAKİ VAR UYGULAMASINDAN DERS ÇIKARMALIYIZ
Galler oyuna önde basarak başlayınca ilk 10 dakika çıkmakta zorlandık. Sonra oyunun kontrolünü ele aldık. Galler sert savunma ile kanat ve merkez oyuncularımızı zorladı. İyi kapandılar. En büyük silahları ise kontratak ve inatçı futbol oynamaları. Biz de buna ikinci bölgede basit top kayıpları ile izin verdik. Ailece hücuma kalkıyor olmamız, defans güvenliğini kaybetmemiz, Abdülkerim ve Merih'in manevrası ve süratli stoper olmayışları arkaya atılan toplarda sıkıntı yaşamamıza neden oldu. İlerleyen dakikalarda Galler oyuna ortak olmayı sürdürdü.
"FAULLERİ KARTSIZ GEÇMESİ..."
Hakemin de izin vermesiyle temaslı, boğuşarak fiziksel güce dayalı bir oyuna döndü. Forvet hattımız orta alandan kaliteli katkı alamadı. Mesafeyi uzattık, orta alanı yok saydık. Yunus ve Kerem'in ayaklarına bakar durumda oyuna devam ettik. Arda ve Barış final paslarında ve final vuruşlarında etkisiz kalınca Montella oyuncu değişikliğine gitti. Yunus'un 87'de Williams ile mücadelesinden kazanılan penaltıyı Kerem direğe isabetle kaçırınca beraberlik kaçınılmaz sonuç oldu. A Ligi'ne yükselişimiz son maça kaldı. İspanyolların tecrübeli 42 yaşındaki iki hakeminden Juan Martinez Munuera sahada, VAR'da daha başarılı olan Alejandro Jose Hernandez vardı. Munuera'nın aşırı oynatma isteği güzel oyuna tempo kazandırdı ancak bazı faul hatalarına da neden oldu. İlk dakikalarda Johnson'un Barış'a yaptığı kontrolsüz harekete gösterdiği sarı kart doğru. Ancak Roberts'in arka arkaya Barış'a 21'de topsuz alanda 24'de umut vadeden atağında yaptığı faulleri kartsız geçmesi çağdaş hakemliğe yakışmadı.
"KEREM'İN AYAĞINA BASMASI PENALTIYDI"
Galler ceza alanı içinde 37'de top için kıyasıya mücadelede Davies'in dağınık adım frekansı ile arkadan Kerem'in ayağına basması net penaltı olmalıydı, sahada tespit edemedi, veremedi. Galler'in attığı iptal edilen golde ofsayt doğru ancak 2 nolu kadın yardımcının erken kaldırdığı bayrak, protokole aykırıydı. Munuera düzeltti. Her elle oynama sarı değildir ama Thomas'ın topu bloklamasına sarı göstermeyişine Gallerli oyuncular bile şaşırdı. Maçın son dakikalarında Williams'ın Yunus ile mücadelesinde verdiği penaltı sahada hakem kararıdır. Katılmayanlar olacaktır. Verilen ve verilmeyen bu iki penaltı pozisyonu ligimizde olsa günlerce tartışılır ama UEFA'nın yüksek eşik VAR çıtası asla karışmıyor. Bu maçtaki VAR uygulamalarından ülke olarak ders çıkarmalıyız.
"KURDUĞU PLAN TUTMADI"
FATİH DOĞAN: İPLER ELİMİZDE
Bir puanın rakip Galler'i perdeliyor ve sizin yolunuzu açıyor olması maçın hikâyesine direkt yansıdı. Misafir takım oyununu 4-4-2 üzerine ama geçiş yollarının kapatıldığı sert savunma üzerine kurarak başladı. Galler planını, oyunu 1. bölgede karşılayıp yakaladığı birkaç kontratakla sonuca gitmek üzerineydi. Millilerimiz de kontrollü ama hırslı bir anlayışla ilk yarı top ve oyun kontrolüyle sahadaydı. Kaptan Hakan'ın kasığındaki problemlere rağmen sahada olması kıymetliydi.
Rakibin biri ofsayttan biri direkten dönen iki pozisyon sığdırdığı ilk maçta Yunus son pas ve vuruş kararsızlığı yaşamasa iki pozisyondan birini gole çevirebilirdi. Barış'ın hareketli oyununa rağmen ceza alanında yapılan 2-3 ortada pozisyon alamamasından Montella etkilemiş olacak ki ikinci yarı Barış'ı çıkarıp santrfor Enes'i aldı. Orta sahayı da İsmail'le güçlendirme ve geçiş yollarını tıkama yoluna gitti. Enes'in oyuna girdikten hemen sonra 2 pozisyon bulması, değişikliğin doğruluğunu, Yunus'un çizgiye inip diziyle vuruşunda kaçırdığı pozisyon alternatifli santrfor tartışmasına işaret etti. Johnson başta Galler takımı, maç boyunca bizim olası savunma risklerimiz üzerine kurduğu plan tutmadı.
Günün çalışkan ismi Yunus'un kazandığı penaltının getirdiği heyecan, Kerem'in direğe nişanlamasıyla tarifsiz bir boşluğa dönüştü. Bu maç tam 'Kazanamıyorsam kaybetme' maçıydı. İpler bizim elimizde ve Karadağ maçında kendi işimizi kendimiz göreceğiz.
"TAKIM EZBERİNDE DİRETTİ YİNE..."
GÜRCAN BİLGİÇ: DUVARA ÇARPMAK
Galler'in bizim karşımıza kalabalık bir defans ile çıkacağı kesin gibi. Kazanmak dışında çareleri yok. Ama kime karşı da oynadıklarının farkındalar; 10 kişi kaldığında yenemedikleri Türkiye. Montella maçın analizinde, bundan öncekilerde olduğu gibi rakibin direncine göre modelleme yapmak yerine, takım ezberinde diretti yine. "Yine" derken, santrforsuz oyunun altını çizelim. Barış Alper'i oynatıyor ısrarla. Barış iyi bir "kafacı" değil, sırtı kaleye dönük de oynayamıyor. Maç içinde de sürekli kanatlara kaçtı zaten. Merkezde rakibi oyalayacak, duvar olacak, yüksek toplarda ortalığı karıştıracak oyuncumuz olmadığında, bu maçın benzerlerini arşivde bulabilirsiniz. Semih, Enes ve Bertuğ… Onlardan biri olmalıydı.
İlk yarının temposu, defans arkasına sızmalarla girdiğimiz pozisyonlarla tabela şansını yakaladık. Galler de biri direkten dönen tehlikeler yarattı. Maçın gidişatı "ne zaman gol gelecek" havasını verse de Hakan Çalhanoğlu'nun çıkışı, Arda Güler'in merkeze çekilmesiyle tempomuz düştü. Yunus ligden gelen formunu maça da yansıttı. Sol taraf tercih edilir olmaktan çıkıp, sağdan Yunus, Mert ve ilk yarıda Arda ile etkili de geldik. İkinci 45'in duvara çarpıp dönen atak isteklerimiz 86'da penaltıyı getirdi. 'İş bitti' emiri cebimizdeyken, Kerem ile bundan da yararlanamadık. Sonuç; gücümüzü, etkimizi ve eksiğimizi biliyoruz. Karadağ'da fişi çekeceğiz. Sadece maçın formatı 'turistik' olmaktan çıktı. Bu çocuklar istiyorlar daha ileriye gitmeyi, onlara güveneceğiz.
"GALLER'İ ELİMİZDEN KAÇIRDIK"
LEVENT TÜZEMEN: KAZANILAN PENALTIYI ORKUN KULLANMALIYDI
Ayağımıza gelen fırsatı değerlendiremedik ve Galler'i elimizden kaçırdık. Zaman zaman üstün ve etkili oynadık. Topun ve oyunun hâkimiydik. Pozisyonlara girdik ama saman alevi gibi organize olduk. Kazandığımız penaltıyı Kerem ile kullanamadık. Kerem'in penaltıyı atması hataydı. Galatasaray'da oynarken Kerem penaltıcı değildi. Yine de Kerem'in Milli Takım'a yaptığı katkıyı ve attığı golleri unutmayalım. Bu kritik penaltıda topun başına sert ve isabetli şutlar atabilen, sakin bir kimliğe sahip Orkun'un geçmesi daha doğru olurdu. En kötü ihtimalle Yunus penaltıda topun başına geçebilirdi. Çünkü Milli Takım'ın maç boyunca en etkili oynayan oyuncusu Yunus oldu. Arda yoruluncaya kadar Yunus ile isabetli paslaşmalar üretti. Galler'in kompakt oyunu, Barış ile Kerem'in geniş alanlar bulmasını engelledi.
Ferdi ile İrfan Can'ın yokluğu, Kenan Yıldız'ın cezalı olması Montella'nın hamle yapması konusunda elini kolunu bağladı. Hakan'ın sakatlanarak çıkması ritmi bozdu. Montella, forvette henüz hazır olmayan Enes'in yerine Semih'i tercih etmeliydi. Beraberliğe sıkıldık ama gruptan lider çıkmamız konusunda kozlar hala bizim elimizde. Karadağ'da sakatlıklar yüzünden hayli eksik olacağız. Montella'nın iyi planlama yapması şart.
Kayseri tribünleri güzel bir destek verdi. Her şehir milli maç oynamaya uygun değildir. Örneğin; Konya, Bursa, Eskişehir, Samsun, İzmir'den sonra Kayseri de milli maçlara ideal ev sahipliği yapacağını kanıtladı. Galler gibi soğuk iklime alışık bir ülkeyi soğuk havasıyla ünlü Kayseri'ye getirmek düşünülmeden yapılmış bir planlamaydı.