Çin'de 2 bin yıldır şiddetli muson yağmurlarına meydan okuyarak silinmeyen devasa kaya resimlerinin sırrı nihayet çözüldü. Bilim insanları, boyayı kayaya mühürleyen o mucizevi karışımın içinde insan ve hayvan kanı olduğunu ortaya çıkardı. Üstelik insan kanının kaynağına dair ortaya atılan "doğum ritüeli" teorisi, arkeoloji dünyasında büyük ses getirdi.
Çin'in Zuojiang Nehri Vadisi'ndeki sarp kireçtaşı kayalıklarında, binlerce yıldır şiddetli doğa olaylarına göğüs geren gizemli kırmızı resimler bulunuyor. MÖ 5. yüzyıl ile MS 2. yüzyıl arasında Güney Çin'de yaşayan Luoyue halkı tarafından yapılan ve 260 kilometrelik bir alana yayılan bu devasa eserlerin (ritüeller, davullar ve tören sahneleri) bugüne kadar nasıl silinmediği bilim dünyasının en büyük sırlarından biriydi.
Journal of Archaeological Science dergisinde yayımlanması planlanan yeni bir araştırma, resimlerden kopan parçaların kimyasal yapısını inceledi ve bu devasa sanat galerisinin ardındaki tüyler ürpertici antik kimyayı gün yüzüne çıkardı.
Shandong Üniversitesi'nden Meng Wu liderliğindeki araştırmacıların kızılötesi analiz ve elektron mikroskobuyla yaptığı incelemeler, Luoyue sanatçılarının kayaları doğrudan boyamadığını kanıtladı.
Özel Karışım: Antik sanatçılar önce ısıl işlem görmüş kireçtaşı ve hayvan kemiklerinden özel bir sıva hazırladı. Ardından bu karışıma su ve kan eklendi.
Kusursuz Bağlayıcı: Ortaya çıkan sıvı karışım, kaya yüzeyine astar olarak sürüldü ve üzerine demir oksit bakımından zengin kırmızı kil uygulandı. Kandaki proteinler, kirecin havadaki karbondioksitle tepkimeye girmesi sürecinde kalsiyum karbonat oluşumunu tetikleyerek boyanın kaya yüzeyine adeta "kaynamasını" sağladı.
Araştırmanın en sarsıcı bulgusu ise, karışımın içinde sadece hayvanlara değil, insanlara ait proteinlerin de tespit edilmesi oldu.
Ekip, örneklerde gebeliğin ileri dönemleriyle doğrudan bağlantılı olan prolaktinle indüklenen protein ve laktoferrin izlerine rastladı. Luoyue toplumunda soyun kadın üzerinden takip edildiği gerçeği ve resimlerdeki hamilelik tasvirleri, araştırmacıları çarpıcı bir teoriye yöneltti:
Resimlerin yapımında kullanılan insan kanı, doğurganlık ritüellerinin bir parçası olarak doğrudan kadınlardan doğum sırasında elde edilmiş olabilir.
Uzmanlar, bir metrekarelik devasa bir resim alanı için yalnızca birkaç mililitre kanın yeterli olabileceğini hesapladı.
Araştırmanın ulaştığı bu sansasyonel sonuçlar, bilim dünyasında bazı soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Cambridge Üniversitesi'nden paleoproteomik uzmanı Matthew Collins, sonuçlara çok daha temkinli yaklaşıyor: