İspanya'da bir mağarada, Roma İmparatorluğu'nda bugüne dek tek bir yerde bulunan en yüksek sayıda Latince yazıt tespit edildi. Beşi, "Hanımefendi" diye anılan bilinmeyen bir tanrıçadan bahsediyor.
İspanya'nın doğusunda, Valencia yakınlarındaki Cova de les Dones — adının Türkçe karşılığıyla "Kadınlar Mağarası" — 2026 yılında yapılan bir kazıda arkeoloji dünyasını şaşırtan bir keşfe sahne oldu. Araştırmacılar, mağaranın derinliklerindeki bir bölümde 120'den fazla Latince yazıt buldu. Bu sayı, Roma İmparatorluğu sınırları içinde tek bir noktada bugüne dek belgelenen en yüksek yazıt yoğunluğu olarak kayıtlara geçti.
Keşif, mağaradaki bilinen yazıt sayısını da önemli ölçüde artırdı: 2024'te ilk kez belgelenen 15 yazıtın üzerine, şimdi 120'den fazlası eklendi. Yazıtların büyük bölümü MS 1. ve 2. yüzyıllara tarihleniyor ve araştırmacıların "Roma Tapınağı" adını verdiği derin bir mağara odasının duvarlarında ile tavanında yer alıyor.
Araştırmayı yürüten ekipten, İspanya'daki Sevilla Ulusal Uzaktan Eğitim Üniversitesi'nden arkeolog ve mağarabilimci Sergio García-Dils, yazıtların mağaranın girişinden uzak, sınırları belirli tek bir bölgede yoğunlaşmasının, burada organize bir kültün varlığına işaret ettiğini belirtiyor.
Araştırmacılara göre bu, mağaranın "Domina" — Latince'de "Hanımefendi" anlamına gelen bir unvan — olarak anılan gizemli bir tanrıçaya adanmış özel bir tapınma alanı olarak kullanıldığını gösteriyor.
120 yazıttan beşi doğrudan Domina'dan bahsediyor; bunlardan üçünde ise tanrıçaya ait bir sıfat olabileceği düşünülen "Malaci" ismi geçiyor. Zaragoza Üniversitesi'nden antik tarih profesörü Silvia Alfayé, bu tanrıçanın muhtemelen suyla bağlantılı özel bir niteliğe sahip olduğunu, ancak kesin yorumun hala üzerinde çalışılan bir konu olduğunu ifade ediyor.
Bu suyla bağlantı fikri, mağaranın fiziksel yapısıyla da örtüşüyor: "Roma Tapınağı" olarak adlandırılan bölümde, yer altı suyunu biriktiren küçük doğal havuzcuklar (gur olarak bilinen oluşumlar) bulunuyor. Ziyaretçilerin bu havuzlara adaklar bıraktığı düşünülüyor, ancak bu adakların doğrudan "Hanımefendi"ye mi yoksa başka tanrılara mı yapıldığı henüz netlik kazanmış değil.
Mağarada yazıtların yanı sıra kadeh biçimli kaplar, iki yüzük, bir bilezik, seramik parçaları ve bitki kalıntıları da bulundu. Bazı yazıtlarda kadın isimleri geçerken, arkeologlar tekstil üretiminde kullanılan ve antik dönemde sıklıkla kadınlarla ilişkilendirilen çok sayıda "iğ ağırlığı" (yün eğirme aracı parçası) da tespit etti.
Araştırmacılara göre yazıtlar ve bulunan objelerin bir arada değerlendirilmesi, kadınların bu kültün törenlerine ya da adak sunma ritüellerine doğrudan katılmış olabileceğini düşündürüyor. Mağarada henüz çözülmemiş çok sayıda yazıt daha bulunuyor; bunların gizemli tanrıça ve ona tapınanlar hakkında yeni bilgiler ortaya çıkarması bekleniyor.