Türkiye'nin tarihi hazinelerinden Aspendos'ta gerçekleştirilen kazılarda, 2 bin 400 yıllık gizemli bir mezar gün yüzüne çıkarıldı. Üzerinde antik güreşçi figürleri bulunan sikkelerle gömülen kişinin, dönemin profesyonel bir sporcusu olabileceği ihtimali arkeoloji dünyasını hareketlendirdi.
Antik dünyanın en önemli ticaret ve kültür merkezlerinden biri olan Türkiye'deki Aspendos'ta yapılan kazılar, tarihe ışık tutacak yepyeni bir keşfe ev sahipliği yaptı. Klasik döneme uzanan ve 2 bin 400 yıllık olduğu tespit edilen taş lahit mezarda, dönemin spor kültürüne işaret eden son derece nadir eserler ele geçirildi.
Uzmanların üzerinde titizlikle çalıştığı bu olağanüstü mezar, antik çağda sporun ve atletizmin izlerini gözler önüne seriyor. İşte Aspendos'un saklı kalmış sırrına dair merak edilen tüm detaylar...
Antik kentin dışındaki mezarlıklardan birinde yürütülen kazı çalışmalarında, arkeologları heyecanlandıran taş levhalardan yapılmış sandık tipi bir lahit mezar keşfedildi. MÖ 475 ile 300 yılları arasındaki Klasik döneme tarihlendirilen bu mezarın içinden insan iskeleti ile birlikte dönemin yaşamına ışık tutan çok sayıda eser çıktı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un yaptığı açıklamaya göre, mezarda bulunan ve üzerinde antik güreşçi tasvirleri yer alan sikkeler, gömülen kişinin sporla yakından bağlantılı, hatta profesyonel bir güreşçi olabileceğine işaret ediyor. Bakan Ersoy, bu tür keşiflerin tarihin eksik sayfalarını tamamlamada kritik rol oynadığını vurguladı.
Akdeniz'in ticaret merkezlerinden olan Aspendos'ta güreş sporu her zaman büyük bir öneme sahipti. Arkeolog Oğuz Tekin'in çalışmalarına göre, şehir kendi adına bir yüzünde iki çıplak güreşçi figürü bulunan "stater" adı verilen gümüş paralar bastırıyordu.
Şehirdeki dev stadyum ve jimnazyumlar, o dönemde binlerce izleyicinin atletizm ve güreş müsabakalarını izlediğini kanıtlıyor.
Her ne kadar güreşçi figürlü sikkeler büyük bir heyecan yaratsa da uzmanlar temkinli yaklaşılması gerektiğine dikkat çekiyor.