Van'da kökleri yaklaşık 3 bin yıl öncesine, Urartu medeniyetine kadar dayanan coğrafi işaretli "Erciş Karası" üzümünde yeni sezonun ilk hasat mesaisi başladı. İnce kabuğu, kendine özgü aroması ve simsiyah rengiyle sadece bölgenin değil, sınır ötesinin de göz bebeği olan tescilli lezzet, kasalara doldurularak İran ve Irak başta olmak üzere ihraç edilmeye hazırlanıyor. İşte 3 bin yıllık mirasın hasat yolculuğu ve detayları…
Anadolu topraklarının binlerce yıllık tarım kültürünü günümüze taşıyan ve coğrafi işaretle tescillenen endemik üzüm türü "Erciş Karası", benzersiz yapısıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Bölgenin iklimine tam uyum sağlayan ve geleneksel yöntemlerle yetiştirilen bu siyah inci, tarlalarda başlayan hummalı çalışmayla kasalara dolduruluyor.
Van'ın Erciş ilçesinde kökleri Urartular dönemine, yaklaşık 3 bin yıl öncesine dayanan coğrafi işaretli "Erciş karası" üzümünde yeni sezonun ilk hasat heyecanı başladı.
Yaklaşık 1500 dekar alanda yıllık 3 bin ton civarında üretim gerçekleşiyor. İlçede 2 bin aile geçimini doğrudan veya dolaylı olarak bu endemik üründen sağlıyor.
Yaklaşık 2 bin ailenin geçim kaynağı olan bu tarihi mirası korumak adına yürütülen çalışmaları özetleyen Ahmet Mesut Özdek, şunları söyledi:
"Üretim alanlarını genişletmek amacıyla Van Valiliği, Erciş Kaymakamlığı ve İl Tarım Müdürlüğü iş birliğiyle üreticilerimize 1,5 milyon Erciş üzümü çeliği dağıtıldı. Yapılan desteklerle yeni bağ alanları oluşturuldu."
Bu yılki bol yağışların ardından verimli bir sezon geçirdiklerini aktaran yöre üreticileri, endemik türün korunması gerektiğine dikkat çekiyor. İkinci ve üçüncü kuşak çiftçiler, köklü geleneklerini sürdürmenin gururunu yaşıyor.
Üçüncü nesil üreticilerden Mehmet Demir, üretim motivasyonlarını şu sözlerle dile getirdi:
"Ben bu topraklarda üçüncü nesil genç bir üretici olarak çalışıyorum. Babadan, dededen bize kalan bu 3 bin yıllık mirası yaşatmaya ve ailemizin geçimini bu tescilli lezzetle sağlamaya devam ediyoruz."
Kendine özgü aroması, yüksek besin değeri ve binlerce yıllık tarihsel derinliğiyle bu özel ürün, devlet destekli bağcılık projeleriyle hem bölge üreticisinin yüzünü güldürmeye hem de dünya sofralarına ulaşmaya devam ediyor.
Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından coğrafi işaret tescili sağlanan Erciş Karası, Doğu Anadolu Bölgesi'nin en önemli meyvecilik gen kaynakları arasında gösteriliyor. Sadece Erciş ve çevresindeki özel toprak yapısında ideal aroma ve renge ulaşan bu tür, fenolik bileşikler ve antioksidan açısından son derece zengin bir biyolojik yapıya sahip.
Uzmanlarının araştırmalarına göre; Erciş Karası'nın koyu mor-siyah rengi, yüksek oranda içerdiği resveratrol ve antosiyanin gibi güçlü antioksidan bileşenlerden geliyor. Van Gölü'nün yüksek rakımı ve gece-gündüz arasındaki belirgin sıcaklık farkı, meyvenin şeker-asit dengesini mükemmelleştirirken kabuk yapısını doğal bir koruma kalkanına dönüştürüyor.