Gök gürültülü bir fırtınanın ortasında uçağa yıldırım isabet ettiğinde, 17 yaşındaki bir genç kız koltuğuna bağlı halde tam 3 bin metre yüksekten ölümcül Amazon ormanlarına çakıldı! Herkesin kesin gözüyle baktığı bu ölüm yolculuğundan sağ çıkmakla kalmayan genç kız, vahşi doğada 11 gün boyunca tek başına akılalmaz bir yaşam mücadelesi verdi. Uçaktaki 92 kişiden hayatta kalan tek isim olan Juliane Koepcke'nin film senaryolarını gölgede bırakan o mucizevi kurtuluş hikayesinin kan donduran detayları duyanları şoke ediyor...
1971 yılının Noel arifesinde, LANSA Havayolları'nın 508 sefer sayılı uçuşu Peru'nun başkenti Lima'dan havalandıktan kısa bir süre sonra korkunç bir tropikal fırtınanın tam ortasında kaldı. Gökyüzünde adeta kıyamet koparken uçağa isabet eden yıldırım, devasa hava aracının havada paramparça olmasına neden oldu.
O sırada uçakta bulunan 17 yaşındaki Juliane Koepcke, emniyet kemeriyle sıkı sıkıya bağlı olduğu üçlü yolcu koltuğuyla birlikte uçaktan fırlayarak yaklaşık 3.000 metre (10.000 fit) yükseklikten vahşi Amazon ormanlarına doğru korkunç bir serbest düşüşe geçti. Uçaktaki 91 kişinin feci şekilde hayatını kaybettiği bu amansız felakette genç kızın hayatta kalması, modern havacılık tarihinin en büyük mucizelerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Uçak koltuklarının havadaki dönüşü sırasında paraşüt benzeri bir yavaşlatma etkisi yaratması ve Amazon'un sık ağaç dallarının beton etkisi yaratan çarpışmayı yumuşatması sayesinde Juliane, bu ölümcül düşüşten sağ çıkmayı başardı.
Yağmur ormanının zemininde gözlerini açtığında köprücük kemiği kırılmış, kolunda derin kesikler açılmış ve ağır bir beyin sarsıntısı geçirmişti; ancak mucizevi bir şekilde hayattaydı. Üstelik gözlüğünü ve ayakkabısının tekini kaybetmiş olarak, dünyanın en tehlikeli ve acımasız ormanlarından birinin tam kalbindeydi. Ancak asıl kabus, uçaktan düşüşle bitmemiş, henüz yeni başlıyordu.
VAHŞİ ORMANDA 11 GÜNLÜK ÖLÜM KALIM SAVAŞI
Biyolog olan ebeveynlerinden öğrendiği doğada hayatta kalma dersleri, genç kızın en büyük ve tek silahı oldu. Tek bir sandaletiyle zehirli yılanlardan korunmak için önündeki zemini sürekli yoklayarak yürümeye başlayan Juliane, temiz su bulmak ve medeniyete ulaşmak için küçük bir derenin akış yönünü takip etti.
Geceleri ormanın dondurucu soğuğuyla, gündüzleri ise kavurucu nem ve et yiyen böceklerle mücadele etti. Açık yaralarına sineklerin bıraktığı larvalar dolmaya başladığında bile umudunu yitirip pes etmedi.
Tam 11 gün boyunca Amazon'un acımasız koşullarında, vahşi yırtıcıların arasında aç ve susuz bir şekilde yürümeye devam ederek hayata tutundu.
NEHİR KENARINDA GELEN MUCİZEVİ KURTULUŞ
Ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide geçen 11. günün sonunda nehir kenarında terk edilmiş bir kulübe ve bir tekne bulan genç kız, bölgeden geçen Perulu orman işçileri tarafından bitkin halde bulundu.