ABD'de geçtiğimiz salı günü jüri önünde görülmeye başlanan tarihi Meta davası dünya genelinde merakla takip ediliyor. Sanık koltuğuna oturtulan Meta şirketi, çocukları ve gençleri kasıtlı şekilde sosyal medya bağımlısı yapmakla itham ediliyor. 6 ile 8 hafta sürmesi beklenen duruşmaların ardından çıkacak kararların sosyal medya ağlarındaki "sonsuz kaydırma, filtreleme, sınırsız vakit geçirme, algoritma ile öne çıkarılan videolar" gibi uygulamaları yürürlükten kaldırması öngörülüyor.
Bünyesinde Instagram, Facebook ve Whastapp gibi markaları bulunduran Meta firmasına dair verilecek karar diğer internet şirketlerini de direkt etkileyecek.
Savcılığın iddiasına göre Meta, genç kullanıcıların ödül arayışına daha açık olduğunu ve dürtü kontrolünün henüz gelişmekte bulunduğunu biliyor; buna rağmen onları platformda daha uzun tutacak yöntemleri kullanmayı sürdürüyordu.
Pankartta 600 çocuğun ismi yazılıydı. İsimler arasında siber zorbalık, cinsel şantaj, uyuşturucu satıcılarıyla sosyal medya üzerinden temas ve intiharla sonuçlanan olaylarla ilişkilendirilen çocuklar bulunuyor.
Pankartı hazırlayan ailelerden biri, yalnızca mart ayından bu yana listeye 39 yeni isim eklediklerini söyledi. Ancak listedeki her ölümün Meta platformlarından kaynaklandığı mahkeme tarafından ayrı ayrı tespit edilmiş değil. Üstelik mevcut dava herhangi bir çocuğun ölümünü tekil olarak incelemiyor.
Eyaletlerin davası, Meta'nın genel ürün tasarımı, çocukların verilerinin toplanması ve şirketin kamuoyuna yaptığı açıklamalar üzerinde yoğunlaşıyor.
SOSYAL AĞLARDAN SONRA SIRA YAPAY ZEKÂDA
Yapay zekâya karşı hukuki hareketlilik çoktan başladı. Sosyal medya davalarında kullanılan temel tez, şirketlerin çocukların hassasiyetlerini bildiği halde etkileşimi artıran ürünleri piyasaya sürdüğü ve riskleri açıklamadığı yönünde. Benzer suçlamalar yapay zekâ sohbet robotlarına yöneltiliyor. Aradaki fark ise önemli. Sosyal medya algoritması çocuğa içerik önerirken, sohbet robotu onunla doğrudan konuşuyor, duygusal bir ilişki görüntüsü verebiliyor ve kriz anında kişiye özel cevaplar üretebiliyor. Yapay zekâ şirketlerinin karşılaşacağı sorular daha da ağır olabilir.
AVRUPA DA SESİNİ YÜKSELTİYOR
ÇOCUKLAR SANAL DÜNYADA KAYBOLUYOR
Dünya, ABD'deki tarihi Meta davasına odaklanmışken Avrupa ülkelerinde de çocukları ve gençleri sosyal ağlarda korumak için sesler yükseliyor. Avrupa Komisyonu, Facebook ve Instagram'ın çocuklarda bağımlılık yaratabilecek özellikler ve algoritmalar kullanıp kullanmadığını Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında soruşturuyor. Avrupa'da siyasilerin ve uzmanların sosyal ağlara karşı son zamanlarda en çok ses çıkardığı acı gerçekler şunlar:
PORNOGRAFİ: İnternete bağlanan hemen her çocuk istem dışı olarak aşırı şiddet veya pornografiyle karşılaşıyor; cihazın elinden alınacağı korkusuyla da bunu aileleriyle paylaşmıyor.
SANAL KUMAR: Gençlerin yeni uyuşturucu belası haline dönüşen sanal kumara çare aranıyor.
ŞANTAJLAR: Sosyal ağlarda paylaşılan görüntüler yapay zekâ ile birleştirilerek deep fake teknolojisi ile şantaj unsuru haline dönüştürülüyor.
ÇETELER: Sosyal ağlar üzerinden Avrupa'nın dört bir yanında 13 yaşından itibaren çocuklar çetelerin ağına düşüyor.
AŞIRI SAĞ: Faşist akımlar ya da radikal sol gibi marjinal örgütler sağlıksız düşünceleri sosyal ağlar üzerinden kolaylıkla çocuklara ulaştırabiliyor.
GERÇEKLİK ALGISI: Yapay zekâ ve sosyal ağ nedeniyle çocukların gerçeklik algısı altüst oluyor.
META GÖZLÜKLERİNE YASAK ÇAĞRISI
ALMANYA merkezli kâr amacı gütmeyen HateAid, yapay zekâlı gözlüklerinin satışının yasaklanması talebiyle suç duyurusunda bulundu. Euronews'ün haberine göre Meta ve çeşitli gözlük perakendecileri hakkında Almanya'nın İnternet Suçlarıyla Mücadele Merkez Ofisi'ne yasaları ihlal gerekçesiyle başvuru yapıldı. Suç duyurusuna göre normal gözlüklerden ayırt edilemeyen bu gözlükler, gözetim teknolojisini gündelik bir nesne gibi gizleyebilir. Grup, giderek artan ve çoğu zaman kadınları hedef alan dijital şiddeti gerekçe göstererek akıllı gözlüklerin tamamen yasaklanması gerektiğini savunuyor.
ŞATO ALDI
META CEO'su Mark Zuckerberg, şirketinin Avrupa merkezine 200 kilometre uzaklıkta, İrlanda'nın güneydoğusunda bir nehre bakan Gotik tarzı bir şato satın aldı. Satışın değeri açıklanmadı ancak Irish Times 20-30 milyon euro civarında olabileceğini tahmin ediyor.