Olay, 9 Ağustos'ta saat 17.30 sıralarında Yüreğir ilçesi Serinevler Mahallesi'nde meydana geldi. Ayşe Katırcı, yaklaşık 10 yıl önce boşandığı ancak kendisini tehdit etmeye devam ettiği öne sürülen 3 çocuğunun babası, eski eşi Arif Tanrıkulu tarafından evinde 8 bıçak darbesiyle ağır yaralandı. Komşularının gürültü seslerini duyup ihbarda bulunması üzerine adrese sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Katırcı, hastaneye kaldırıldı.
8 KEZ UZAKLAŞTIRMA KARARI ALMIŞ
Arif Tanrıkulu'nun, saldırının ardından sakin şekilde sokakta yürüdüğü anlar güvenlik kamerasına yansırken, saldırı sonrası yaşananlar ise cep telefonuyla kaydedildi. Yaklaşık 25 yıl evli kaldığı eski eşine bir süre önce "Sana mezar yeri aldım" şeklinde mesaj gönderip kefen yolladığı öne sürülen Tanrıkulu hakkında, daha önce uyguladığı şiddet olayları nedeniyle 8 kez uzaklaştırma kararı verildiği ileri sürüldü.
TUTUKLANDI
Arif Tanrıkulu, kaçtığı Pozantı ilçesinde polis ekipleri tarafından yakalanıp, gözaltına alındı. Emniyetteki sorgusunda suçunu itiraf eden Tanrıkulu'nun, "Konuşmak için gitmiştim, bir anlık öfke patlamasıyla saldırdım. Sonrasında ne olduğunu hatırlamıyorum. Keşke böyle olmasaydı, pişmanım" dediği belirtildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
'BANA BUNU YAPMAYA HAKKI YOKTU'
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde tedavi altına alınan Ayşe Katırcı, 6 gün yoğun bakım servisinde komada kaldıktan sonra hayati tehlikeyi atlattı. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Katırcı'nın akciğerinde kalıcı hasar oluştu. Servise alındığı hastanede konuşan Ayşe Katırcı olay günü yaşadıklarını "Olay günü ev sahibimle mangal yakıyorduk. O gün bahçe kapısını açtım, mangalı tutuşturdum. Bir anda Arif içeri girdi, beni bıçaklamaya başladı. Aldığım darbeler nedeniyle kendimi bile savunamadım, bahçeye attım kendimi. Ambulansın gelmesiyle birlikte hastaneye kaldırıldım. Yoğun bakımda tedavimin tamamlanmasının ardından servise kaldırıldım. Hiçbir şey yokmuş gibi olay yerinden kaçmış. Bunu bana yapmaya hakkı yoktu" diye konuştu.
'KORKUYLA YAŞAMAK İSTEMİYORUM'
Korkarak yaşadığını belirten Ayşe Katırcı, "Ben yattığım hastanede bile her an gelir, bana bir şey yapar korkusuyla yaşıyorum. Bu kadar korku içerisinde yaşamak istemiyorum, ölümden döndüm. Çektiğim acıların tarifi yok. Çok büyük acılar çektim, çekmeye de devam ediyorum. Önceden de beni tehdit ediyordu, bıçakla evime baskın yapıp beni kovalıyordu. Çocuklarıma zarar gelmesin diye onları korumaya çalışıyordum. Çocuklarıma ve bana tehditler savuruyordu. Ben çocuklarıma zarar gelmesin diye kendimi hep siper etmeye çalıştım. En sonunda yapacağını yaptı. Benim hayatım yarım oldu, ne zaman iyileşeceğim bile belli değil. Yaralarım ne zaman kapanır, bu süreç ne kadar devam edecek bilmiyorum. Doktorlarım bile kolay iyileşmeyeceğimi söylüyor, acılarım devam ediyor. Kesilmedik organım kalmadı, iyileşmek istiyorum" ifadelerini kullandı.
'BİR KEZ DAHA ÇIKARSA YARIM BIRAKTIĞI İŞİ TAMAMLAR'
Cezaevinde tutuklu bulunan eski eşinin hakkettiği cezayı almasını isteyen Katırcı, "Çağrılarımızın dikkate alınmasını istiyorum. Başka kadınların bunları yaşamasını istemiyorum. Şans eseri ölümden döndüm, ölmekten beter oldum. Şu an çektiğim acıları sizlere anlatamam. Sadece adalet istiyorum, bir kez daha adaletin benim için devreye girmesini istiyorum. Serbest kalırsa, yarım bıraktığı işi tamamlayıp beni öldürecek" dedi.
'ANNEM MUCİZEYİ BAŞARDI'
Annesinin sağlıklı olduğu için mutlu olduğunu dile getiren Cennet Terkeşli (29) ise şöyle konuşu:
"Annem, sevenlerinin duaları sayesinde hayatta kaldı. Doktorlar hiç olumlu konuşmuyorlardı. 'Bir mucize olması lazım' dediler, annem o mucizeyi başardı. Annemin iyileştiğini görmek bizleri mutlu ediyor. Babam olmasına rağmen bu yaptıklarına karşılık cezaevinden çıkmaması gerekiyor. Annemi gördüğüm o hali aklımdan gitmiyor, elimden hiçbir şey gelmedi. Annem ölüyor gibiydi, o acının tarifi yok. Bir daha kimse böyle şeylerle karşılaşmasın. Babam gereken cezayı alsın, adalet yerini bulsun."