Deniz seviyesinden tam 5 bin 100 metre yükseklikte, ne şebeke suyu var ne de kanalizasyon sistemi. Ancak 50 bin insan, yeryüzünün bu en uç noktasında hayal edilemez bir amaç uğruna her gün doğayla ve ölümle burun buruna yaşıyor. Peki tüm bu zorluklara rağmen neden hala burada yaşıyorlar?
Bulutların üzerinde, insan vücudunun tüm fizyolojik sınırlarını zorlayan bir yaşam hayal edin. 50 bin kişinin nefes kesen mücadelesine sahne olan bu gizemli şehir nerede ve neden kuruldu?
Burası Peru And Dağları'nda yer alan ve yeryüzünün en yüksek kalıcı yerleşim yeri olarak kabul edilen La Rinconada şehri. Tam 5 bin 100 metre rakımda kurulan bu kentte nefes almak bile devasa bir çaba gerektiriyor.
NASA Dünya Gözlemevi verilerine göre, bu devasa nüfusa rağmen şehirde modern yaşamın en temel altyapı hizmetleri bile bulunmuyor. Resmi kayıtlar, dondurucu soğuk altındaki bu izole hayatı tüm çıplaklığıyla belgeliyor.
Cevap tek bir kelimede gizli: Altın. National Geographic'e göre, bölgedeki zengin altın madenleri insanları buraya çeken en büyük motivasyon kaynağı.
Şehir planlı bir şekilde büyümedi; tamamen altın arama çılgınlığının yarattığı kontrolsüz ekonomik dalgaya ayak uydurmak amacıyla doğaçlama olarak inşa edildi.
Küresel piyasalarda altın fiyatlarının hızla yükselmesi, eski bir madenci kampını yıllar içinde 50 bin nüfuslu devasa ama bir o kadar da kuralsız bir kente dönüştürdü.