Yüzyıllar boyunca dilden dile dolaşan Türkçe ve kökenli kelimeler, toplumun değişen dinamikleri, kültürel dönüşümler ve kullanım alışkanlıkları yüzünden anlamsal bir başkalaşım yaşadı. Bugün günlük hayatta hiç düşünmeden kullandığımız, hatta bazen hakaret veya övgü saydığımız onlarca kelime, meğer yüzyıllar önce bambaşka anlamlara geliyormuş.
Eskiden sadece "kıvırcık saçlı, gösterişsiz" kişileri tarif etmek için kullanılan bir fiziksel tasvirken, zamanla tamamen "cimri, eli sıkı" karakterleri tanımlayan bir kelimeye dönüştü.
Eskiden sadece "dışarı atma, çıkarma" eylemini bildirirken, günümüzde tamamen kişisel "menfaat, fayda" dünyasını tanımlar hale geldi.
Arapça "dehşet veren, korkunç" kökünden türemiştir. Eskiden tüyler ürpertici, negatif durumlar için kullanılırken; modern Türkçede "harika, mükemmel" anlamında olumlu bir övgü sözcüğüne dönüşmüştür.
Eskiden "mütevazı, alçakgönüllü" insanları övmek için kullanılırken; günümüzde "güvenini kaybetmiş, ruhen çökmüş veya fiziksel olarak darbe almış" kişiler için negatif bir sıfat olmuştur.
Klasik edebiyatta derin bir anlamı vardı. Eskiden "kadeh" anlamına gelirdi. Örneğin ünlü şair Fuzuli'nin "Sun saki bana o dolu ayağı" dizesindeki "ayak" aslında bir içki kadehidir.
Eskiden münasip kelimesi sadece "uygun" değil, "yakışık alan ve edepli" durumlar için de kullanılırdı. Benzer şekilde Arapça kökenli müsait kelimesi "uygun, elverişli" demekti. Günümüzde ise daha çok "boşta, serbest" anlamında kullanılır. "Müsait bir zamanda ararım" cümlesi eskiden "Uygun bir vakitte ararım" demekken, bugün "Boş olduğumda ararım" anlamına evrilmiştir.
Eskiden insan üzerindeki "çekicilik" anlamına odaklanmışken, bugün "cazibe merkezi" gibi yerleşim, ekonomi veya coğrafi çekim alanları için sıklıkla tercih edilmektedir.
Arapçada "gözleri birbirinden ayırma, farklı görme" kökünden gelir. Günümüzde ise toplumsal veya hukuki bir "ayrıcalık, özel hak" anlamında kullanılır.
Eskiden el becerisi gerektiren her türlü "beceri, ustalık" (zanaat benzeri) anlamındayken, günümüzde tamamen "estetik kaygılarla yapılan yaratıcı faaliyetleri" kapsar.
Eskiden sadece boş zamanı değerlendirme, "oyalanma, vakit geçirme" anlamındayken, modern dünyada tamamen "hoş vakit geçirme, neşe ve aktivite" odağına kaymıştır.
Eskiden bir şeyi "deneme, sınama" eyleminin kendisiyken, bugün o sınamalardan ve "yaşanmış olaylardan edinilen bilgi ve beceri" birikimini ifade eder.