Günlük hayatın koşturmacası içinde, ofis masasında çalışırken, televizyon karşısında dinlenirken ya da arkadaşlarınızla sohbet ederken nasıl oturduğunuza hiç dikkat ettiniz mi? Çoğumuz için farkında olmadan aldığımız ilk pozisyon, bir bacağımızı diğerinin üzerine atmaktır. Oldukça zahmetsiz, doğal ve hatta son derece rahat gelen bu duruş şekli, aslında düşündüğümüz kadar masum olmayabilir.
Fizik tedavi uzmanları, dünya genelinde milyonlarca insanın günün büyük bölümünü geçirdiği bu oturma alışkanlığı hakkında kritik uyarılarda bulunuyor. Bacak bacak üstüne atmanın vücudumuza kısa vadeli konfor sağlarken, uzun vadede ne gibi sorunlara yol açabileceğini tüm detaylarıyla masaya yatırıyoruz.
VÜCUDUMUZ NEDEN BU POZİSYONU TERCİH EDİYOR?
Birçok insanın oturur oturmaz bacak bacak üstüne atmasının arkasında aslında biyolojik bir tembellik yatıyor. Fizik Tedavi Uzmanı Valerie Rogers, bu pozisyonun vücuda yapay bir "destek" sağladığını belirtiyor.
Rogers, "Bilgisayar ekranına bakarken ya da öne doğru eğilirken bacak bacak üstüne attığınızda, vücudunuzu dik tutmak için normalde kullanmanız gereken merkez bölge ve duruş kaslarınızı o kadar da aktif kullanmak zorunda kalmazsınız" diyerek durumun mekanizmasını açıklıyor. Başka bir deyişle, vücudumuz daha az kas gücü harcamak için bu pozisyonu bir nevi "kestirme yol" olarak seçiyor. Ancak bu pasif duruş, uzun vadede duruş kaslarımızın zayıflamasına ve gücünü kaybetmesine neden oluyor.
Triplett süreci şu şekilde özetliyor: "Bir bacağı diğerinin üzerine attığınızda, vücudunuz doğal olarak boyna kadar uzanan daha kambur bir duruşa bürünür. Kalçanın bir tarafının yukarı kalkması, kalça kasları üzerinde dengesiz bir baskı yaratır. Vücut bu eğriliği ve dengesizliği telafi etmek için sürekli ekstra çaba harcamak zorunda kalır. Bu da insanların sık sık sırt, bel ve boyun bölgelerinde kas ağrısı yaşamalarının temel nedenidir."
GEÇİCİ TANSİYON YÜKSELMESİ VE DAMAR BASKISI
Bacak bacak üstüne atmanın kan dolaşımı üzerindeki etkileri de uzmanların radarında. Pelvik sağlık uzmanı fizyoterapist Alex Hill, bu duruşun kan basıncında (tansiyon) anlık ve geçici bir artışa neden olduğunu belirtiyor. Doktorların ve hemşirelerin tansiyon ölçümü yaparken ayakların mutlaka yere düz basmasını istemesinin arkasında da bu fizyolojik tepki yatıyor.
Hill, bu pozisyonun kronik bir yüksek tansiyon hastalığına yol açmadığını belirtse de özellikle dolaşım problemi olanlar için kritik bir uyarıda bulunuyor:
"Bacak bacak üstüne atmak, bacaklardaki toplardamarlar ve lenf damarları üzerindeki baskıyı artırarak sıvı akış hızını geçici olarak yavaşlatır. Özellikle vücutta sıvı birikmesiyle kendini gösteren lenfödem hastalarının, damarları sıkıştırmamak adına bacak bacak üstüne atarak uzun süre oturmaktan kesinlikle kaçınması gerekir."
"EN İYİ DURUŞ, BİR SONRAKİ DURUŞUNUZDUR"
Uzmanlara göre buradaki asıl düşman bacak bacak üstüne atmak değil, herhangi bir pozisyonda çok uzun süre hareketsiz kalmaktır. Fizik Tedavi Uzmanı Ryan Galvin, vücut sağlığı için 30 dakika kuralına dikkat çekiyor.
Galvin, hangi pozisyonda olursa olsun 30 dakikadan fazla hareketsiz oturmanın vücudun biyomekaniğine aykırı olduğunu ifade ediyor. Sürekli aynı pozisyonda kalındığında vücudun o hatalı duruşa göre şekillenmeye başladığını söyleyen uzman, bilgisayar ve telefon kullanımından kaynaklanan "teknolojik boyun" sendromunun da bu şekilde geliştiğini belirtiyor.
KASLARINIZI KORUMAK İÇİN NE YAPMALISINIZ?
Uzmanlar, gün içinde bu zararları en aza indirmek için şu basit yöntemleri öneriyor:
Zamanlayıcı kurun: Her 30 dakikada bir telefonunuza veya bilgisayarınıza küçük bir hatırlatıcı kurarak ayağa kalkın, gerinin veya birkaç adım atın.