İstanbul Beyoğlu'ndaki Taksim Yağhanesi Sokak'ta bulunan eski metruk apartmanın 2. katında, 7 Ağustos günü Ermeni cemaati üyesi Agop Değirmencioğlu'nun cansız bedeni merdivenlerde yüzüstü yatar halde bulundu. İhbarı yapansa alt komşusu Mehmet Şerif Tayık'tı (45). Tayık, memleketi Diyarbakır'dan döndüğünü ve komşusunu bu halde bulduğunu söyledi.
Olayı araştıran Cinayet Büro polisleri ise kısa süre sonra Tayık'tan şüphelenmeye başladı. Verilen ifadelerin çelişkili olması, ellerinde kesik bulunması ve Değirmencioğlu'nun ölümüne yakın bir tarihte şehir dışına çıkıp gelmesi üzerinde duruldu. Son olarak polis ekiplerinin deri örneği almak istemesi üzerine olay çözüldü. Tayık, Değirmencioğlu'nu öldürdüğünü kabul etti.
CİNAYETİ İŞLEDİ, KUMAR OYNAMAYA GİTTİ
Cinayetin işlendiği gün Değirmencioğlu'nun üzüm alması sebebiyle kendisini ziyaret ettiğini ve ikramda bulunduğunu söyleyen Tayık, kısa süre sonra hakaret etmesi sebebiyle testereli bıçakla arkasından gittiğini ve defalarca boynundan bıçakladığını anlattı.
Tayık ifadesinde, "Bıçağı saplayıp çıkardığım esnada bıçağı tuttuğum sağ elim serçe parmağımda da kesiler oluştu. Ben Agop'u bıçaklarken Agop bana doğru dönmeye çalıştı, ancak tam döndüğü esnada yere çöktü. Agop yere düşündüğünde cebinde, 200 TL'lik banknotlar halinde toplam 10 bin– 12 bin TL civarı para vardı. Ben bu parayı aldım." dedi.
DELİLLERİ ATMAK İÇİN SOKAK SOKAK ÇÖP ARADI
Cinayetin ardından üstü kan olan Tayık; kıyafetlerini, cinayet aleti bıçağı ve Değirmencioğlu'nun telefonunu alarak beyaz bir poşete koydu ve ellerini yıkadı. Daha sonra bu poşetle dışarı çıktı ve Beyoğlu'nda çöp aradı. 30 dakikanın ardından bulduğu konteynere çöpü attı.
O anlara ait kamera kayıtları cinayet polislerinin incelemesiyle ortaya çıkarılarak delillendirildi. Çöpü attıktan sonra Şirinevler'e, oradan da Esenyurt'a arkadaşının yanına gittiğini söyleyen Tayık, bütün geceyi orada geçirdi.
DEĞİRMENCİOĞLU'NUN PARASIYLA SABAHA KADAR KUMAR OYNADI
Sabaha kadar kumar oynadı. Gecenin sabahında ise otobüs bileti alarak Diyarbakır'a gitti. Arkadaşını arayarak, "Üst komşumdaki dayıyı ölü halde gördüm, psikolojim bozuldu, memlekete gidiyorum." dediğini aktardı. Oradan ise 6 Ağustos'ta yola çıkarak 7 Ağustos'ta İstanbul'a geldi. Hiçbir şey olmamış, olay yerine ilk kez geliyormuş gibi yapan Tayık olaydan 4 gün sonra polise ihbarda bulundu.
İlk ifadesinde polisi yanıltmak için "Uyuşturucu satıcıları Agop abiyi tehdit ediyordu." şeklinde beyanda bulunmuştu. Son ifadesinde ise kira sebebiyle anlaşmazlık yaşadıklarını, kendisine küfrettiğini ve bu yüzden öldürdüğünü söyledi.