Kayseri'deki Kültepe kazı alanında bulunan binlerce yıllık kil mektuplar, yeni bir tarama teknolojisiyle zarfları hiç kırılmadan okunabiliyor. Tam 3800 yıl öncesine ait yazılanlar gün yüzüne çıkmayı beklemek üzere saklanmış. Ortaya çıkanlardan biri bir kadının mektubu.
Kayseri'nin Kültepe ilçesinde bulunan antik Kaneş kenti, yaklaşık 4.000 yıl önce Anadolu'nun en hareketli ticaret merkezlerinden biriydi. Asur şehrinden gelen tüccarlar burada uzun süre yaşayıp çalışıyor, işlerini kil tabletler üzerine çivi yazısıyla kayıt altına alıyordu. Bu mektuplar genellikle bir kil "zarfın" içine yerleştirilip mühürleniyordu.
Zarfın dışında yalnızca gönderenin ve alıcının adı ile mühür izleri bulunuyor, asıl mesaj ise zarf kırılmadan hiçbir şekilde okunamıyordu.
Bilim insanları için bu durum, binlerce yıldır çözülmemiş bir ikilem yaratıyordu: Mektubu okumak için zarfı kırmak, aynı zamanda tarihi bir nesneyi geri dönüşü olmayan şekilde tahrip etmek anlamına geliyordu.
npj Heritage Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, bir araştırma ekibi bu soruna nihayet bir çözüm buldu. Taşınabilir bir röntgen bilgisayarlı tomografi (BT) tarayıcısı kullanan ekip, zarfın içindeki tableti kırmadan, katmanları tek tek tarayarak üzerindeki çivi yazısını dijital ortamda görünür hale getirmeyi başardı. Bu, tür bir tekniğin bu amaçla kullanılması açısından bir ilk.
Kültepe'den gelen çok sayıda mühürlü zarf bu yöntemle tarandı ve içlerinde daha önce hiç okunmamış mektuplar ortaya çıktı.
Ortaya çıkan en dikkat çekici mektuplardan biri, Anna-anna adlı bir kadının kocası Ennum-Aššur'a yazdığı bir mektuptu. Zarfın dışında sadece Anna-anna'nın mührü ve kocasının adı yer alıyordu; içerideki asıl mesaj ise 3.800 yıl boyunca gizli kaldı.
Tarama sonucunda ortaya çıkan metne göre Anna-anna, kocası uzaktayken ona ait bir gümüş alacağını tahsil etmeye çalışıyordu. Ancak borçlu kişi parayı doğrudan Anna-anna'ya ödemeyi reddediyor, ancak kocası Ennum-Aššur geri döndüğünde ödeme yapacağını söylüyordu. Mektup, kadının bu durum karşısındaki hayal kırıklığını ve sabırsızlığını yansıtıyor.
Anna-anna'nın mektubu tek örnek değildi. Taranan zarflardan birinde, ilk tabletin yazı için yeterli alan bırakmaması üzerine gönderenin ikinci küçük bir tablet eklediği görüldü — adeta antik dönemin "ek sayfa" çözümü. Bir başka zarfta ise, bir borcun ödendikten sonra nasıl iptal edileceğine dair talimatlar bulundu.
Taramalar, sadece yazıyı değil, kilin kendisinin içindeki detayları da ortaya çıkardı. Bir tablette, zarfın içine gömülmüş bir arpa tanesi tespit edildi; bir arkeobotanikçi, tanenin yassılaşmış şekli ve sığ oyuğundan yola çıkarak türünü belirleyebildi. Taramalar ayrıca zarfların genellikle tek katman değil, birbirine katlanmış birden fazla kil katmanından oluştuğunu, bunun da zarfları uzun mesafeli taşımacılığa karşı daha dayanıklı hâle getirdiğini ortaya koydu.