Buzlu yolları güvenli hale getirmek için kullanılan ve çevre dostu olduğu düşünülen bir yöntem, göllerde ve nehirlerde büyük bir yıkıma neden oldu! Kimyasal tuz yerine yollara dökülen peynir altı suyu, kar sularıyla tatlı su kaynaklarına karışınca binlerce balığın ölümüne yol açtı. Doğaya zarar vermemesi beklenen bu yöntemin nasıl olup da ölümcül bir tehdide dönüştüğü ise dikkat çekti.
ABD'nin Wisconsin eyaletinde kış mevsiminde buzlu yollarla mücadele etmek amacıyla kimyasal tuz yerine çevre dostu bir alternatif olarak kullanılan mandıra atıkları, göl ve nehir ekosistemlerinde beklenmedik bir ekolojik felakete yol açtı.
Peynir altı suyu ve salamura atıklarının kar sularıyla tatlı su kaynaklarına karışması, sudaki oksijenin bakteriler tarafından hızla tüketilmesine neden oldu. Oksijen seviyesinin kritik eşiğin altına düşmesiyle birlikte binlerce balık boğularak telef olurken, yaşanan bu büyük yıkım çevre birimlerini harekete geçirdi.
ÇEVRE DOSTU ALTERNATİF FACİANIN EŞİĞİNE GETİRDİ
Wisconsin eyaletinde kış şartlarında kar ve buzlanmayla mücadele etmek için asfalt yüzeylere geleneksel kimyasal tuzlar yerine peynir altı suyu ve tuzlu mandıra salamurası dökülüyordu. Mandıra atıklarının sahip olduğu düşük donma noktası, yollardaki buz tabakalarının hızla erimesini sağlıyordu.
Ancak eriyen kar sularıyla birlikte drenaj hatlarına ve nehir yataklarına sızan tonlarca organik atık, çevredeki tatlı su havzalarına ulaştı. İlk bakışta doğa dostu bir yöntem gibi görünen bu uygulama, kısa süre içinde tatlı su kaynaklarındaki canlı yaşamını doğrudan tehdit eden biyolojik bir yıkıma dönüştü.
Bakteriler peynir altı suyu bileşenlerini parçalamak için sudaki tüm çözünmüş oksijeni hızla tüketirken, sulak alanlarda geniş oksijensiz (hipoksik) bölgelerin oluşmasına yol açtı. Klasik kimyasal kirlilikten farklı olarak organik atık kaynaklı bu ani oksijen tükenmesi, su altı habitatında kaçınılmaz bir kitlesel boğulmayı beraberinde getirdi.
Oksijen seviyesinin kritik eşiğin altına inmesiyle birlikte nehir ve göl kıyılarına binlerce ölü balık vurdu. Yaşanan bu ağır ekolojik kaybın ardından yerel çevre ve doğal kaynaklar birimleri, yollarda kullanılan mandıra atıklarının tahliye güzergahlarını ve su havzalarındaki oksijen seviyelerini acil inceleme altına aldı.
St. Louis'in yaklaşık 32 kilometre güneybatısında yer alan Times Beach'te bir zamanlar 2 binden fazla kişi yaşıyordu.
Bir at çiftliğinde 40'tan fazla atın yanı sıra kuş, kedi ve köpeklerin öldüğü gözlemlendi. Araştırmacılar tarafından yapılan incelemeler ilerledikçe dioksinli yağın Times Beach dahil olmak üzere Missouri'nin farklı noktalarında kullanıldığı anlaşıldı.
Yetkililer Times Beach'teki topraktan örnek almaya başladıkları sırada Meramec Nehri taştı ve kasaba büyük bir sel felaketi ile karşı karşıya kalarak evlerini terk etmek zorunda kaldılar.
Ardından yapılan testlerde yollar ve yol kenarlarında yüksek seviyelerde dioksin tespil edilince bölge sakinlerine evlerine geri dönmemeleri söylendi.
Devlet yaklaşık 800 ev ile 30 işletmeyi satın aldı ve 2 binden fazla bölge sakini kalıcı olarak başka yerlere taşındı.
İnsanların ayrılmasının ardından kirlenmiş toprakların temizlenmesi işlemine başlandı. Times Beach ve çevredeki diğer kirli bölgelerden çıkarılan 25 bin tondan fazla malzeme, dioksinin yok edilmesi için yüksek sıcaklıkta işlendi.
Çalışmalar 1977 yılında tamamlanmış olsa da Times Beach bir daha yerleşim yeri olmadı. Evlerin ve diğer yapıların kaldırıldığı eski kasaba alanı düzenlenerek 1999'da Route 66 State Park adıyla halka açıldı.
Sonraki çevresel incelemelerde parkın mevcut kullanımının ziyaretçiler ve çalışanlar açısından önemli bir sağlık riski oluşturmadığı sonucuna varıldı. Bölge daha sonra ABD'nin en ciddi kirlenmiş alanlarını kapsayan Superfund listesinden de çıkarıldı. Bir dönem zehirli kirlilik nedeniyle insanların geri dönmesine izin verilmeyen kasabanın bulunduğu alan, günümüzde Route 66 State Park adıyla ziyaret edilebilen bir eyalet parkı olarak kullanılıyor.
Araştırmacılar, yöntemin toz oluşumunu önemli ölçüde azalttığını ve suyun zeminde daha uzun süre kalmasını sağladığını belirtti.
TOZ TUTMASINI GÜNLERCE ENGELLİYOR
Arazi testleri kapsamında geliştirilen karışım, açık kömür madenlerinde kamyonların kullandığı taşıma yollarına püskürtüldü.
Küçük ölçekli denemelerde uygulamanın yapıldığı alanlarda üç gün boyunca gözle görülür düzeyde toz oluşumu yaşanmadı.