Pek çok insanın hayallerini süsleyen "özel bir adaya sahip olma" fikri, Almanya'da yaşayan Matthias Rob için 2005 yılında tam anlamıyla bir gerçekliğe dönüştü. Bir şekerleme firmasının düzenlediği büyük çekilişe katılan Rob, şans eseri ana ikramiyeyi kazanarak Kanada'da bulunan bir adanın tapusunu almaya hak kazandı.
Ancak ilk yıllarda büyük bir sevinç ve heyecanla karşılanan bu devasa ödül, zaman geçtikçe beklenmedik bir mali yüke dönüştü.
6.5 HEKTARLIK DOĞADA MÜSTAKİL BİR YAŞAM
Kanada'nın doğa harikası Shelburne bölgesinde, Back Lake üzerinde yer alan bu özel ada yaklaşık 6.5 hektar (65 bin metrekare) büyüklüğünde. Tamamen el değmemiş bir doğanın ortasında bulunan ada, şehirden ve gürültüden uzaklaşmak isteyenler için kusursuz bir kaçış noktası olarak tasarlandı.
BEDAVA ÖDÜL BİR KABUSA DÖNÜŞTÜ!
"Bedava" olarak kazanılan bir mülkün nasıl devasa bir maliyete dönüştüğü ise yıllar sonra ortaya çıktı. Adaya adım atıldığı andan itibaren başlayan sabit giderler, Rob ailesinin bütçesini zorlamaya başladı. Yalnızca adanın yıllık emlak ve arazi vergisi 2 bin 500 euroyu buluyordu.
Ancak tek sorun vergi yükü değildi. Adanın anakaradan uzakta olması ve yalnızca tekneyle ulaşılabilmesi, lojistik masraflarını katlayarak artırdı. Jeneratörün yakıtı, ahşap evin zorlu Kanada kışlarına dayanması için gereken periyodik bakımlar, iskelenin onarımı ve korozyona karşı alınan önlemler, her yıl masrafların daha da artmasına yol açtı.
ANNE VE BABANIN İLERLEYEN YAŞI KARARI HIZLANDIRDI
Maddi masrafların ötesinde, adanın bakımı ve işletilmesi fiziksel güç de gerektiriyordu. Matthias Rob'un anne ve babası, yıllar boyunca her yaz Almanya'dan Kanada'ya uçarak adanın temizliğini, ahşap evin tamiratını ve arazinin düzenlenmesini üstlendi. Yıllarca aile için harika bir tatil ve macera noktası olan ada, anne ve babanın yaşının ilerlemesiyle birlikte bakımı imkansız bir alana dönüştü.