Bir zamanlar çocukların dünyası sokak, oyun ve yüz yüze iletişim üzerine kuruluydu. Bugün akıllı telefon, sosyal medya, kısa videolar ve hiç bitmeyen bildirimler çocukluğun ayrılmaz parçaları oldu.
Enstitü Sosyal'de Adnan Veysel Ertemel tarafından kaleme alınan "Görünmez Sular, Eriyen Zihinler: Ergenlikte Akıllı Telefonun Sessiz Tahribatı" başlıklı analiz, farklı ülkelerdeki araştırmalardan hareketle dijital dünyanın çocukların zihinsel gelişimi üzerindeki etkilerini gündeme taşıdı.
Analize göre mesele yalnızca ekran başında geçirilen süre değil, sürekli dijital uyaranların dikkat, sabır ve derin düşünme becerileri üzerinde oluşturabileceği baskı.
Araştırmacılar bunu "brain drain", yani zihinsel kaynakların tüketilmesi olarak tanımladı. Buna göre kişi telefona hiç bakmasa dahi cihazı görmezden gelmek için zihinsel kaynak harcayabiliyor.
IQ PUANLARINDA GERİLEME
Analiz, bazı ülkelerde uzun yıllar yükselen IQ puanlarında görülen tersine dönüşe de dikkat çekiyor. Norveç verileriyle yapılan 2018 tarihli araştırmada 1975 sonrasında doğan erkeklerde IQ puanlarının gerilediği, kardeş karşılaştırmalarının ise çevresel faktörlerin önemine işaret ettiği belirlendi.
ABD'de 2006-2018 verilerini inceleyen başka bir araştırmada da bazı bilişsel alanlarda düşüş saptandı.
DÖRT TEMEL RİSK
Sosyal psikolog Jonathan Haidt, 2010-2015 döneminde çocukların sosyal yaşamının yüz yüze oyunlardan telefon ve sosyal medya merkezli bir dünyaya kaymasını "çocukluğun büyük kablolanması" olarak tanımlıyor. Sorunun 4 temel ayağı ise sosyal yoksunluk, uyku bozulması, dikkat parçalanması ve bağımlılık.