Ebeveynler, çocuklarının fotoğraflarını sosyal medyada paylaşırken yüzlerini emojilerle gizlemenin güvenli bir yöntem olduğu yanılgısına düşüyor. Ancak siber güvenlik uzmanları, gelişen yapay zeka teknolojileri karşısında bu yöntemin "neredeyse hiçbir koruma sağlamadığı" konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.
Son yıllarda sosyal medya kullanımının artmasıyla birlikte, hem Meghan Markle ve Orlando Bloom gibi dünyaca ünlü isimler hem de gündelik hayatın içindeki ebeveynler arasında yeni bir trend baş gösterdi: Çocukların fotoğraflarını paylaşırken yüzlerini bir kalp, gülen surat veya başka bir emojiyle kapatmak.
Ebeveynler, çocuklarının sevimliliğini dünyayla paylaşma arzusu ile onları internetteki kötü niyetli kişilerden koruma içgüdüsü arasında kalarak bu yönteme başvuruyor. Ancak siber güvenlik dünyasından gelen son açıklamalar, bu çabanın boşa olabileceğini ve hatta ebeveynlere yanlış bir güven duygusu aşıladığını ortaya koyuyor.
"GÜVENLİK TİYATROSUNDAN İBARET"
Siber güvenlik uzmanı Lisa Ventura, The Independent'a yaptığı açıklamada ebeveynlerin yüzleşmesi gereken acı gerçeği şu sözlerle dile getiriyor: "Burada son derece dürüst olmam gerekiyor: Bir çocuğun yüzüne emoji koymak neredeyse hiçbir gerçek gizlilik koruması sağlamaz. Bu yaklaşım, gerçek bir güvenlikten ziyade sadece bir 'güvenlik tiyatrosu'dur."
Ventura'nın bu uyarısı, teknolojinin geldiği son noktaya işaret ediyor. Ebeveynler emoji kullanımının çocuklarının kimliğini gizlediğini düşünse de, yapay zeka (AI) destekli modern araçlar bu engelleri aşmakta zorlanmıyor.
BÜYÜK RESİM: DİJİTAL AYAK İZİ VE VERİ BİRLEŞTİRME
Uzmanlara göre tehlike sadece tek bir fotoğrafla sınırlı değil. Ventura, ebeveynlerin genellikle tek bir kare paylaşmakla kalmayıp, zaman içinde yüzlerce fotoğraf yüklediğine dikkat çekiyor. "Paylaşılan her fotoğraf, yüz tanıma algoritmalarını eğitiyor ve reklam profilleri oluşturulmasına yarıyor," diyen Ventura, tehlikenin kümülatif boyutuna vurgu yapıyor.
Bir çocuğun yüzü kapalı olsa bile; fotoğrafın arka planı, çocuğun giydiği kıyafetler, bulunduğu park, okul üniforması veya vücut yapısı gibi diğer detaylar bir araya getirildiğinde çocuğun kimliği ve konumu kolayca tespit edilebiliyor. İnternette paylaşılan parça parça veriler birleştiğinde, çocuğun hayatına dair detaylı bir profil ortaya çıkıyor. Bu durum, siber korsanların veya kötü niyetli kişilerin "büyük veriyi" kullanarak çocuklara ulaşmasını kolaylaştırıyor.
"SOKAKTAKİ YABANCIYA FOTOĞRAF VERİR MİSİNİZ?"
Uzmanlar, sosyal medyada paylaşım yapmadan önce ebeveynlerin kendilerine basit bir test uygulamasını öneriyor. Lisa Ventura bu durumu şöyle özetliyor: "Eğer o fotoğrafın fiziksel bir kopyasını sokaktaki hiç tanımadığınız bir yabancının eline vermezseniz, internette de paylaşmayın. Çünkü yaptığınız şey esasen budur; tek fark, o yabancının fotoğrafı sonsuza kadar saklayabilecek veya sizin niyet etmediğiniz yetkisiz şekillerde kullanabilecek olmasıdır."