Vücudunuz gelecekteki sağlık karnenizi bugünden ele veriyor olabilir. Şimdi bilim insanları çok daha güvenilir iki yöntem öneriyor: Elinizi sıkın. Bir sandalyeden kalkın.
British Journal of Sports Medicine'da yayımlanan geniş kapsamlı bir sistematik derleme ve meta-analiz, basit kas uygunluğu testlerinin uzun vadeli sağlık hakkında önemli ipuçları verebildiğini gösteriyor.
Araştırmacılar toplam 155 kohort çalışmasını değerlendirdi. Bunların 94'ü meta-analize dahil edildi. İncelenen iki temel ölçüm ise şaşırtıcı derecede basitti: El kavrama gücü ve sandalyeden kalkma performansı.
Sonuçların verdiği mesaj oldukça açık: Kaslarınız yalnızca sizi merdivenden çıkarmıyor, pazar poşetlerini taşımıyor ya da kavanoz kapağını açmanıza yardım etmiyor. Kaslarınız aynı zamanda gelecekteki sağlık durumunuz hakkında da sessizce bilgi veriyor.
EL SIKIŞINIZ SADECE NEZAKET DEĞİLDİR
El kavrama gücü, küçük ve önemsiz bir ölçüm gibi görülebilir. Sonuçta yalnızca elinizi sıkıyorsunuz. Ama bu basit hareket; kol, omuz, sinir sistemi, kas kütlesi, beslenme durumu, hormonal denge ve genel fiziksel kapasite hakkında ortak bir fikir verebiliyor. Yani el sıkma gücü, vücudun kısa özgeçmişi gibidir.
En güçlü el kavrama performansına sahip kişilerde:
Kalp-damar hastalıkları riski yaklaşık yüzde 27 daha düşük bulundu.
Tip 2 diyabet riski yaklaşık yüzde 21 daha düşüktü.
Kas-iskelet sistemi hastalıklarının görülme riski yaklaşık yüzde 35 azalmıştı.
Günlük yaşam aktivitelerinde yetersizlik ve bağımlılık riski yaklaşık yüzde 43 daha düşüktü.
Depresyon riski yaklaşık yüzde 30 daha azdı.
Anksiyete riski yaklaşık yüzde 21 daha düşük bulundu.
Bilişsel gerileme riski yaklaşık yüzde 43 daha düşüktü.
Demans riski yaklaşık yüzde 38 azalmıştı.
Parkinson hastalığı riski ise yaklaşık yüzde 47 daha düşük bulundu.
Bir el sıkışından bu kadar bilgi çıkması şaşırtıcı gelebilir.
Ama belli ki bazı insanlar yalnızca elinizi sıkmıyor…
Sağlık dosyalarını da masaya bırakıyor.
HER 5 KİLOGRAMLIK ARTIŞ ÖNEMLİ
Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri de el kavrama gücündeki her 5 kilogramlık artışın, bazı uzun vadeli sağlık sorunlarının daha düşük görülme riskiyle ilişkili olmasıydı.
Burada yanlış anlaşılmasın. Kimsenin sabah akşam el yayı sıkıp olimpiyatlara hazırlanması gerekmiyor. Mesele, komşunun elini sıkarken parmaklarını kırmak da değil. Ama yaş ilerledikçe kas gücünü koruyabilmek önemli.
Çünkü kas gücü yalnızca mevcut kas miktarını değil; sinir sisteminin kasları ne kadar iyi yönettiğini, kişinin ne kadar hareket ettiğini, yeterli protein alıp almadığını ve genel sağlık rezervini de yansıtıyor. Başka bir ifadeyle: Kaslarınızın miktarı kadar, onları ne kadar etkili kullanabildiğiniz de önemli.
SANDALYE BAZEN BİR TIBBİ CİHAZA DÖNÜŞEBİLİR
İkinci önemli ölçüm, sandalyeden kalkma testi. Test son derece basit. Kişi bir sandalyeye oturuyor, mümkünse kollarını göğsünde birleştiriyor ve ellerinden destek almadan kalkıp yeniden oturuyor.
Bu hareket genellikle beş kez tekrarlanıyor ve geçen süre ölçülüyor. Evdeki sandalye bir anda sağlık teknolojisine dönüşüyor. Üstelik pili yok. Şarj kablosu yok. Güncelleme istemiyor.
Araştırmada sandalyeden kalkma testinde daha iyi performans gösteren kişilerde de pek çok sağlık sorununun daha düşük oranda görüldüğü belirlendi.
En iyi performans gösterenlerde:
Tip 2 diyabet riski yaklaşık yüzde 20 daha düşüktü.
Kas-iskelet sistemi sorunları yaklaşık yüzde 48 daha azdı.
Günlük yaşamda yetersizlik ve bağımlılık riski yaklaşık yüzde 42 daha düşük bulundu.
Depresyon riski yaklaşık yüzde 37 azalmıştı.
Demans riski ise yaklaşık yüzde 32 daha düşüktü.
TEST NEDEN BU KADAR DEĞERLİ?
Sandalyeden kalkmak için yalnızca güçlü bacak kasları yetmez. Kalça kaslarının çalışması gerekir. Dizlerin hareket açıklığı yeterli olmalıdır. Denge sistemi görevini yapmalıdır.
Ama "Buraya biraz daha yakından bakmak gerekiyor" diyebilir. Tıpta bazen en değerli alarm, en yüksek sesle çalan değildir.
KASLAR SADECE HAREKET ETMEZ
Uzun yıllar boyunca kaslara yalnızca hareket sağlayan dokular olarak bakıldı. Kasınız varsa yürür, koşar, yük kaldırırsınız. Yoksa kanepede oturursunuz. Bugün biliyoruz ki kas dokusu bundan çok daha fazlasıdır.
Kaslar aynı zamanda metabolik ve hormonal açıdan aktif organlardır. Egzersiz sırasında kaslardan miyokin adı verilen haberci moleküller salgılanır.