Danimarka, geleneksel ısınma yöntemlerini kökten değiştirecek ezber bozan bir projeyi hayata geçirdi. Kurulan devasa ısı pompaları sayesinde, eksi derecedeki hava koşullarında bile deniz suyundan yüksek verimle ısı enerjisi elde edilmeye başlandı.
Danimarka'da devreye alınan altı devasa ısı pompası, geleneksel ısıtma yöntemlerine güçlü ve çevre dostu bir alternatif oluşturuyor. Uygulamanın en çarpıcı yönü ise deniz suyunun sıcak olmasına en ufak bir ihtiyaç duyulmaması; sistem sıfırın altındaki hava sıcaklıklarında bile denizden verimli bir şekilde ısı elde edebiliyor.
Kurulan mekanik düzenekte denizden çekilen su, ısı pompalarının bulunduğu tesise borularla taşınıyor. Burada suyun içerdiği düşük sıcaklıktaki ısı, özel bir akışkan ve kompresör yardımıyla çok daha yüksek sıcaklıklara çıkarılıyor. Elde edilen ısı enerjisi binaların ısıtma suyuna aktarılırken, ısısının bir kısmını bırakan deniz suyu yeniden denize iade ediliyor; böylece deniz suyunun doğrudan evlerin tesisatında dolaştırılmasına gerek kalmıyor.
SAATTE 1,2 MİLYON LİTRE DENİZ SUYU KULLANILIYOR
Aarhus kentindeki tesis, en yoğun çalışma anlarında saatte 1,2 milyon litreye kadar deniz suyu çekebiliyor. Kurulan ısı pompaları, tükettikleri elektriğin yaklaşık 3,5 katı kadar yüksek bir ısı enerjisi üretme kapasitesi sunuyor.
Denizden elde edilen enerji sayesinde yaklaşık 70 derece sıcaklığa ulaştırılan su, yer altındaki yalıtımlı borularla konutların radyatörlerine ulaştırılıyor. Kış aylarında ısınma sorununu çözen bu sistem, yaz döneminde ise çevredeki büyük binaların soğutulmasına destek oluyor.
5 BİN HANENİN ISI İHTİYACI KARŞILANACAK
Kent yönetimi, bu çevreci yöntemle birlikte ısınmada kullanılan kömür ve odun peletlerine duyulan bağımlılığı hızla azaltmayı amaçlıyor. Halihazırda faaliyette olan altı pompaya ek olarak 2028 yılından itibaren sekiz pompanın daha sisteme dahil edilmesi planlanıyor. Bu genişleme tamamlandığında, toplam 14 pompanın yaklaşık 5 bin hanenin yıllık ısı ihtiyacına denk devasa bir enerji sağlaması bekleniyor.
NAQA'A tesisinde yürütülen çalışmada süreç, deniz suyunun 600 metrelik açık bir kanal aracılığıyla arıtma tesisine taşınmasıyla başlıyor.
Ana arıtma aşamasına başlamadan önce denizden alınan su önce pompalama, eleme ve filtreleme sistemlerine tabi tutuluyor.
Bu sayede suyun içerisinde bulunan parçacıklar azalıyor ve ters ozmoz membranlarının daha verimli bir şekilde çalışması sağlanmış oluyor.
Not: Görseller aslına uygun biçimde temsili olarak eklenmiştir.
Membrandan süzülen su içme suyu olarak işlenirken, tuz yoğunluğu yüksek olan diğer akış ayrı bir sisteme aktarılıyor.
Yaklaşık olarak 23,5 hektarlık bir alana yayılan tesis, Kuzey Emirlikleri'nin su ihtiyacında önemli bir rol oynuyor.