İstanbul merkezli dev "Doku Ticareti" operasyonunda skandalın perde arkası şemalarla ve dijital kataloglarla deşifre edildi. Tekstil işçiliğinden çete liderliğine uzanan Hacer T.'nin, donör kadınların kan grubundan göz, ten ve saç rengine kadar tüm detaylarını arşivleyip özel "fiyat tarifesi" oluşturduğu ortaya çıktı. İşte 41 kişinin gözaltına alındığı 2 milyon Euro'luk yasadışı çarkın tüyler ürperten detayları...
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul Emniyeti Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şubesi tarafından yürütülen yasadışı üreme hücresi (yumurta) satışına yönelik "Doku Ticareti" operasyonunda sarsıcı detaylara ulaşıldı. Biyolojik olarak annenin doğuran değil, kullanılan yumurta hücresinin sahibi olması durumunu suistimal eden çete, emniyet birimlerinin titiz takibi sonucu çökertildi. Yasadışı organizasyonun tüm işleyiş mekanizması emniyet tarafından hazırlanan şemalarla tek tek ortaya çıkarılırken, skandalın arkasındaki devasa finansal ağ ve uluslararası bağlantılar gözler önüne serildi.
TEKSTİL İŞÇİLİĞİNDEN ÇETE LİDERLİĞİNE UZANAN KARANLIK YOLCULUK
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre; yasadışı ağın tepe noktasında yer alan örgüt lideri Hacer T.'nin geçmişi görenleri şaşkına çevirdi. 2020 yılına kadar tekstil işçisi olarak çalışan Hacer T., bir arkadaşı vasıtasıyla ilk olarak donörlük sistemine adım attı. Zaman içerisinde sistemin açıklarını ve işleyişini kavrayan Hacer T., haksız kazanç elde etmek amacıyla yeni donör kadınları ağa dahil etmeye başladı. Son altı yıllık süreçte donörlükten çete liderliğine yükselen kadın, uluslararası boyutta çalışan devasa bir yasadışı organ ve doku ticareti çarkını yönetir hale geldi.
TÜRKİYE'DEN KIBRIS VE BALKANLAR'A YASADIŞI TRANSFER HATTI
Çetenin organizasyonu sadece Türkiye ile sınırlandırmayıp sınır ötesine taşıdığı belirlendi. Kıbrıs'taki üç ayrı hastane ile doğrudan temas kuran örgüt üyeleri, zaman içerisinde Türkiye'nin çeşitli illerinde görev yapan doktorlarla da anlaşma sağladı. Donör kadınların operasyon öncesi hazırlık süreçleri Türkiye'deki kayıt dışı muayenehanelerde gizlice yürütüldü.
Sürecin tamamlanmasının ardından kadınlar Kıbrıs, Arnavutluk ve Gürcistan'ın Batum şehrindeki kliniklere sevk edildi. Bu yasadışı transfer ve yumurta satışı işlemleri üzerinden örgütün en az 2 milyon Euro tutarında haksız kazanç elde ettiği saptandı.
SARI SAÇ VE RENKLİ GÖZ ŞARTI: KAN DONDURAN ŞARTNAME DETAYI
Soruşturmanın en dikkat çekici noktalarından biri ise yurtdışındaki bazı kliniklerin donör kadınlar üzerinde uyguladığı özel kriterler oldu. Gürcistan ve Arnavutluk'taki anlaşmalı kliniklerin, renkli gözlü ve sarı saçlı olamayan kadınlardan yumurta hücresi kabul etmediği tespit edildi.
Çetenin, bu ülkelerdeki alıcı taleplerine göre özel donör seçimi yaptığı ve standartlara uymayan kadınları sisteme dahil etmediği belirlendi. Ayrıca operasyon kapsamında Kıbrıs'ta kliniği bulunan doktor Hayat İ.'nin de aralarında yer aldığı kritik isimler gözaltına alındı.
TÜM ÖZELLİKLERİ ARŞİVLEDİLER: MESAJLA GÖNDERİLEN FOTOĞRAFLI FİYAT TARİFESİ
Örgüt lideri Hacer T.'nin dijital materyallerinde yapılan incelemelerde kan donduran bir katalog sistemi ortaya çıkarıldı. Doğacak çocukların bu özelliklere yatkın olacağı vaadiyle donor kadınların kan grupları, göz renkleri, ten ve saç renkleri gibi fiziksel ve kişisel verileri detaylıca arşivlendi. Potansiyel alıcılara bu kadınların vesikalık ve boy fotoğrafları, kişisel bilgileriyle birlikte mesaj olarak gönderildi. Alıcıların talep ettiği kriterlere (örneğin renkli göz, sarı saç veya belirli kan grubu) göre özel bir "fiyat tarifesi" oluşturulduğu ve satışın bu fiyatlandırma üzerinden yapıldığı belirlendi.
3 DOKTOR VE 34 DONÖR KADIN GÖZALTINDA: ADLİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR
Geniş çaplı "Doku Ticareti" operasyonu kapsamında polis ekipleri düğmeye bastı ve aralarında çete lideri Hacer T., Kıbrıs'taki klinik sahibi doktor Hayat İ. ile diğer şüphelilerin bulunduğu dev bir ağ çökertildi. Operasyon neticesinde 34'ü donör kadın, 3'ü doktor ve 4'ü organizatör/çete yöneticisi olmak üzere toplam 41 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri ve dijital materyaller üzerindeki incelemeleri devam eden şüpheliler hakkında başlatılan adli süreç çok yönlü olarak sürdürülüyor.