Uluslararası botanik uzmanları tarafından yürütülen son araştırmalarda, dünyanın en nadir ve en etkili şifalı bitkileri belirlendi. Dünya genelinde binlerce tür arasından sıyrılarak listenin ilk sıralarına yerleşen ve gramı adeta altınla yarışan mucizevi bitki ise Türkiye'den çıktı.
Uluslararası bitki araştırma kurulları, yeryüzünün en nadir bulunan ve şifa potansiyeli en yüksek bitki türlerini derecelendirdi. Çöl iklimlerinden Himalayalar'ın zirvelerine kadar pek çok coğrafyanın incelendiği çalışmada, botanikçilerin odak noktası Türkiye'nin eşsiz flora çeşitliliği oldu.
Zengin coğrafyası ve biyoçeşitliliği sayesinde dünyada başka hiçbir yerde yetişmeyen yüzlerce endemik türe ev sahipliği yapan Türkiye, "dünyanın en pahalı baharatı" kabul edilen safranın da ana vatanı konumunda yer alıyor.
Karabük'ün UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan tarihi Safranbolu ilçesinde üretilen ve ilçeye adını veren safran (Crocus sativus), hem yüksek şifa potansiyeli hem de tarladaki muazzam görsel şöleniyle dünya basınının ve bilim çevrelerinin odağında.
Yarım kilogram kuru safran elde edebilmek için tam 55 bin ila 80 bin adet çiçeğin elden geçmesi gerekiyor. Makineleşmenin imkansız olduğu bu meşakkatli süreç, safranı yeryüzünün en değerli tarım ürünü haline getiriyor.
Halk arasında "kırmızı altın" olarak adlandırılan safran, kimyasal ve fiziksel özellikleriyle de tam bir doğa mucizesi. İçerdiği picrocrocin ve crocin gibi güçlü pigmentler sayesinde kendi ağırlığının 100 bin katı kadar suyu anında parlak sarı bir renge dönüştürebilme yeteneğine sahip.
Bu benzersiz boyama ve tat verme gücü, safranı saray mutfaklarından modern gastronomiye, doğal kumaş boyamacılığından lüks kozmetiğe kadar çok geniş bir kulvarda vazgeçilmez kılıyor.
Parlak, koyu yeşil yapraklarıyla ofis ve evler için idealdir. Kuraklığa inanılmaz derecede dirençlidir.
Yapraklarının içinde yoğun bir jel barındırır. Doğrudan güneş ışığı istemez. İlginç bir şekilde, sulanmadığında yaprakları daha da canlanıp yeşillenebilir. Haftada bir kez çok az su yeterlidir.
Güneşin olduğu yöne doğru büyümeyi sever. Kış aylarında ayda bir kez sulanması yeterlidir.
Saksıda büyütülebilen, renkleri ve kokularıyla büyüleyen ama su kaprisleri olmayan saksı çiçekleri:
Rengarenk minik çiçekleriyle göz kamaştırır. Soğuk kış günlerinden korunduğu sürece yıllarca yaşar. Kışın çok az su ister, yazın ise haftada iki sulama yeterlidir.
Balkonların en vefakar klasiğidir. Tabaklı saksıda yetiştirilmeli ve yaz aylarında haftada iki kez sulanmalıdır.
Özellikle Ege ve Akdeniz gibi sıcak iklimlerde, bahçe bakımını kolaylaştıran ve su faturanızı hafifleten dış mekan türleri:
Mis kokulu bu iki bitkinin de en büyük düşmanı bol sulamadır. Kumlu ve geçirgen toprakları severler. Büyüdükçe su ihtiyaçları neredeyse tamamen biter.
Sıcağa ve kuraklığa meydan okuyarak sürekli çiçek açar. Bahçelerde harika bir çit görevi görür.